4. Hukuk Dairesi 2021/25347 E. , 2024/565 K. MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/900 E., 2021/1072 K. DAVACILAR : 1- ... 2- ... vekilleri Avukat ... DAVA TARİHİ : 30.12.2016 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul - Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/820 E., 2021/132 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir…
**4. Hukuk Dairesi 2021/25347 E. , 2024/565 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/900 E., 2021/1072 K. DAVACILAR : 1- ... 2- ... vekilleri Avukat ... DAVA TARİHİ : 30.12.2016 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul - Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/820 E., 2021/132 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin yolcu olarak bulunduğu davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın 23.08.2016 tarihinde yaptığı kazada yaralandıklarını, davacı ...'ın tedavisinin uzun sürmediği ancak davacı ...'in halen tedavi gördüğünü, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacı ... için şimdilik SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri için 250,00 TL, bakıcı gideri için 250,00 TL, geçici iş göremezlik tazminatı 250,00 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı 250,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL, davacı ... için şimdilik 200,00 TL tedavi masrafı, rapor almak için ödenen 205,00 TL, SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri için 50,00 TL, bakıcı gideri 50,00 TL olmak üzere toplam 505,00 TL'nin sigortaya müracaat tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili, davacı ... için sürekli iş göremezlik tazminatını 66.992,62 TL, geçici iş göremezlik tazminatını 5.247,77 TL, bakıcı giderini 6.642,90 TL olmak üzere toplam 78.883,29 TL olarak ıslah etmiştir. Davacı vekili 21.01.2021 tarihli dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatını 105.046,96 TL, tedavi giderini 3.000,00 TL olmak üzere toplam 119.344,80 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından eksik belgelerin iletilmediğini, dava açma hakları olmadığını, maluliyet ile kaza arasındaki illiyet bağının tespitini, maluliyet raporunun Adli Tıp Kurumundan alınmasını, kusur oranlarının belirlenmesi maksadı ile dosyanın Adli Tıp Kurumuna tevdiini talep ettiklerini, tedavi gideri, bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatının teminat kapsamında olmadığını, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz yönteminin kullanılması ve hatır taşıması nedeni ile indirim yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların trafik kazası nedeni ile maddi tazminat isteminde bulundukları, davacı ...'e ilişkin taleplerden feragat edildiği davacı ...'e ilişkin ise sürekli ve geçici iş göremezlik tazimanatı, bakıcı gideri ve tedavi gideri talebinde bulunulduğu, maluliyet oranının tespitine yönelik olarak Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'nin kullanılması gerektiği, Adli Tıp Kurumundan verilen raporda davacının %16 oranında çalışma gücü kaybı ve 4 ay geçici iş göremezliğin belirtildiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1989/4-586 Esas, 1990/199 sayılı kararı ile hesaplamada PMF 1931 Yaşam Tablosunun esas alınması gerektiği 11.09.2018 tarihli kusur raporu ile sigortalı araç sürücüsünün kazada %100 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, hükme esas alınan 15.01.2021 tarihli aktüer raporda davacının 4.709,84 TL geçici iş göremezlik, 105.046,96 TL sürekli iş göremezlik ve 3.000,00 TL tedavi giderine ilişkin tazminat alacağı bulunduğunun belirlendiği, davacının 19.05.2018 tarihli talep artırım dilekçesi ile PMF 1931 Yaşam Tablosu kullanılarak yapılan hesaplama ile belirlenen miktarlar uyarınca sürekli iş göremezlik zararını 66.992,62 TL, geçici iş göremezlik tazminatını 5.247, 77 TL, bakıcı gideri zararını ise 6642,90 TL olarak artırdığı, 21.01.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile de sürekli iş göremezlik tazminatını 105.046,96 TL, tedavi gideri zararını 3.000,00 TL olarak ıslah ettiği, davacının başkasının bakımına ihtiyacı olmadığı, davalı hatır taşıması def'inde bulunmuş ise de buna ilişkin delil ibraz etmediği, emniyet kemeri takılmadığına ilişkin delil olmadığı, davacı ...'in kaza nedeni ile %16 oranında malul kaldığının kabulü ile davacı ... Manav yönünden davanın feragat nedeni ile reddine, davacı ... yönünden kısmen kabul ile 105.046,96 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 4.709,84 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 3.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 112.756,80 TL tazminatın poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere 11.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili; Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının bu uyuşmazlık için dikkate alınmaması gerektiğini, tedaviye yönelik muayene, tetkik, röntgen, laboratuar incelemesi konsültasyon cerrahi veya tıbbi müdahale, yoğun bakım, ameliyat, pansuman, ilaç, kan, tıbbi ve cerrahi malzeme, protez, yatak, hemşirelik hizmetleri, rehabilitasyon ile fizik tedavi ve yahut kaplıca tedavisi, tedavi için gerekli araç veya malzemelerin tümü için yapılan bütün harcamaları içerdiğini, keza tedavi sürecinde hastalığın niteliğine bağlı olarak hastaya fonksiyonel kapsamda yapılan refakatçi gider ve harcamalarının da tedavi gideri içerisinde yer aldığını, hükme esas alınan maluliyet oranının hatalı olduğunu, raporun düzenlendiği tarihte yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmediği gibi şahsın fizik tedavi ile iyileşme ihtimali olan arazlarının da maluliyete dahil edildiğini, mahkemece maluliyet ve tazminat hesaplaması bakımından KTK ve TBK da bir düzenleme bulunmadığından içtihatların dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle genel şartlara tamamen aykırı düzenlemelerin dikkate alındığını, sürekli sakatlık tazminatının vadesi gelmeden ve peşin ödendiğinden teknik faiz uygulanmasının da gerçek zarar ilkesinin gereği olduğunu, müterafik kusur ve hatır taşıması hususlarında bir delil sunulmadığının belirtildiğini, dava öncesi yapılan başvuru ile taraflarına ifade tutanaklarının iletilmediğini, mahkemece itirazları doğrultusunda hatır taşımasının olup olmadığının tespiti için ceza dosyasının celbi ve karşılıksız bir taşımanın olup olmadığının tespiti gerekirken ispat yükünün taraflarına yüklendiğini, belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uyuşmazlığın yaralamalı trafik kazası sebebiyle geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, tedavi ve bakıcı giderlerine ilişkin maddi tazminat istemi olduğu, Anayasa Mahkemesinin verdiği iptal kararının yayımlanması ile sonuç doğuracağı, bu durumun bozma kararına uyulmakla meydana gelen usuli müktesep hakkın istisnası olduğu ve eldeki tüm uyuşmazlıklarda uygulanması gerektiği, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri ve Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanma imkanının kalmadığı, bu nedenle Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinin uygulanması gerektiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1989/4-586 Esas,1990/199 K sayılı kararı ve Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk ve 4. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları gereği, Population Masculine Et – Feminine (PMF 1931) Tablosu esas alınarak davacının bakiye yaşam süresinin belirlenmesi gerektiği ve karara esas alınan rapor ile PMF 1931 Tablosuna göre rapor alındığı ve raporun usul ve yasaya uygun olduğu, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderinden sorumlu olduğu gerekçesi ile davalının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ...Ş. vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler ile kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 23.08.2016 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı ve tedavi gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, PMF 1931 Tablosu ve prograsif rant yöntemine göre alınan hesap raporunun davacının kabulünde olmasına, kaza tespit tutanağında koruyucu tertibatın kullanılıp kullanılmadığının belirsiz olarak şerh edilmiş olduğunun anlaşılmasına göre davalı ...Ş. vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı ...Ş. vekilinin diğer temyiz nedenlerine gelince; Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza 23.08.2016 tarihinde meydana gelmiştir. Somut olayda Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulunun verdiği 06.11.2017 tarihli rapor ile Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca davacının %16 oranında çalışma gücü kaybının olduğunun kabulü ile hesaplama yapılarak karar verilmiştir. Ancak kaza tarihi itibari ile geçerli olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerinin dikkate alınarak karar verilmesi gerekmektedir. Dosya içinde Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun verdiği 25.12.2019 tarihli rapor ve 19.10.2020 tarihli Adli Tıp İkinci Üstü Kurulunun verdiği rapor kaza tarihi itibari ile geçerli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış olup söz konusu raporun karara esas alınması gerekirken hatalı yönetmelik hükümlerine göre hazırlanan raporun dikkate alınması bozmayı gerektirmiştir. 3. Dosya kapsamından; eldeki davanın, kısmi dava olarak açıldığı, davacı 21.05.2018 tarihli dilekçesi ile talebini toplam 78.883,29 TL'ye çıkarmış, 21.01.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile de 119.344,80 TL'ye yükseltmiş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 112.756,80 TL tazminata hükmedildiği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin 18.05.2018 tarihli rapor uyarınca talebini 78.883,29 TL olarak ıslah ederken, alınan 15.01.2021 tarihli rapor gereği de 2. kez ıslah dilekçesi verilerek talebini 119.344,80 TL’ye yükselttiği ve 2. ıslah dilekçesi kabul edilerek hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 176 ncı maddesinde, taraflardan her birinin yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği ve aynı davada tarafların ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceği düzenlenmiştir. Anılan düzenleme uyarınca ıslah dilekçesi, her davada bir kez verilir, ikinci kez ıslah yoluna başvurulamayacağı hususu değerlendirilmeden karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. KARAR 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ...Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 3. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı ...Ş. vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.01.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi,