T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1389 - 2025/2312 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1389 KARAR NO : 2025/2312 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/03/2024 NUMARASI : 2023/538 Esas - 2024/217 Karar DAVACI : ... MUH. MALİ MÜŞ. VE DEN. LTD. ŞTİ. - .…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1389 - 2025/2312 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1389 KARAR NO : 2025/2312 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/03/2024 NUMARASI : 2023/538 Esas - 2024/217 Karar DAVACI : ... MUH. MALİ MÜŞ. VE DEN. LTD. ŞTİ. - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : FEHA GRUP İNŞAATANONİM ŞİRKETİ -... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/07/2023 KARAR TARİHİ : 31/12/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 07/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin, davalı borçlu şirkete sağlamış olduğu KDV iade hizmetlerine ilişkin olarak düzenlenmiş üç faturadan toplamda 89.585,56-TL alacağı bulunduğunu, bu faturaların davaya konu icra takibinde de belirtilmiş olup sırasıyla 20/10/2022 (42.666,34-TL), 01/12/2022 (35.286,99-TL) ve 12/01/2023 (11.032,23-TL) tarihlerinde kesildiğini, dava konusu alacak ile alakalı her ne kadar müvekkili şirket talepte bulunmuşsa dahi davalı şirketin kötü niyetle müvekkili şirketi oyalama yoluna gittiğini, davalının öncesinde ertelemek istediği borcunu artık kötü niyetli olarak inkar ettiğini, davalının oyalamalarından alacağını tahsil edemeyeceğini anlayan müvekkili şirketin, alacaklarıyla ilgili olarak hukuki yollara başvuracağını davalıya bildirdiğini, davalı şirketin bu sefer de rakamlarda uyuşulmadığının öne sürüldüğünü, davalı şirketin ticarette kötü niyetli davranarak giderleri katlanarak artan müvekkili şirketin bir seneye yakın muaccel alacağını vermediğini ve konunun iş bu dosya kapsamında huzura gelmesine sebep olduğunu, davalı şirketin takip dayanağı faturaları aldığı tarihlerde herhangi bir itirazda bulunmadığını, TTK m.21/2 uyarınca faturaların içeriğini kabul etmiş sayıldığını ancak yine davalı şirketin takip talebinin tebliğinden sonra dava konusu itirazda alacaklarını inkar ettiklerini, başlatılan takibin derdest olmadığını, iddia edilen takipten bağımsız olarak açıldığını, dava konusu itirazda, davalı alacak kalemlerine itirazın yanında takibin derdest olduğu iddiasını da öne sürdüğünü, davalı aleyhine başlatılan Gebze İcra Dairesi 2023/3594 esas sayılı icra takibinde sehven yanlış vekaletname sunulmuş olup icra memurlarının da dikkatsizliği sonucu takibin açıldığını, başlatılan takibin şirket çalışanı ... adına düzenlenen vekaletname ile başlatıldığını ve netice olarak davalı takibe sadece alacak kalemleri için itirazda bulunduğunu, taraflarınca geç de olsa fark edilen bu durum neticesinde icra dairesi ile yapılan görüşmede takip tarihinde müvekkili şirketin vekaletinin bulunmaması sebebiyle ilerideki işlemlerin sakatlığını önlemek adına durumu bildirir şekilde alacaktan değil sadece ilgili takipten feragat ettiklerini bildirir talep evrakı gönderildiğini ve dosyanın 03/04/2023 tarihinde kapatıldığını, bu feragatın alacaktan olmadığını, davalının itirazı ile borcu kabul anlamı taşıyan hareketleri çeliştiğini, davalı her ne kadar dava konusu takibe ve Gebze İcra Dairesi 2023/3594 esas sayılı icra takibine borca itirazını sunmuşsa da 05/04/2023 tarihinde müvekkili şirketin hesabına ''Cari hesaba mahsuben'' açıklamalı olarak 30.000,00-TL gönderdiğini, bu hususun yanında mail yazışmaları ve davalı tacirin faturaya süresi içinde itiraz etmemiş olmasının açıkça borcu kabul anlamına geldiğini, bu sebeple mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, müvekkilinin alacağını tahsil için açmış oldukları Gebze İcra Dairesinin 2023/8665 Esas sayılı icra dosyasına yapılan haksız ve kötüniyetli itirazın iptali ve takibin devamına, alacağın likit olup davalı tarafından yapılan itiraz alacağımızı geciktirmeye yönelik haksız ve kötüniyetli olduğundan, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...'in 2023/3594 esas sayılı icradan vazgeçtiğini ve aynı konu, alacak ve taraflara istinaden bu sefer aynı icra müdürlüğünün 2023/8665 esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davacının icra takibinden feragat etme sebebinin müvekkilinin değişikliği olduğunu öne sürdüğünü, davacının öne sürdüğü gerekçenin samimi olmadığını, gerçeği yansıtmadığını, davacının takip talebinde veya dava dava dilekçesinde, yargılamanın hiçbir aşamasında faturaya konu hizmetin müvekkiline ifa edildiğine dair hiçbir delil sunamadıklarını, davacının hizmet borcunun ifasını ispatlaması gerektiğinin hüküm altına alındığını, davacının hizmeti yerine getirdiğini ispatlamadığını, davacının KDV iadesi geldiğini ve bunu müvekkile ilettiğinin ispatının gerekli olduğunu, borca dair beyanlarının baki kalmak kaydıyla davacının faiz taleplerinin faiz başlangıç tarihleri ve faiz türünün de haksız ve dayanaksız olduğunu, müvekkilinin şirketinin temerrüte düşürülmediğini, asıl alacağa işletilen avans faizin başlangıcı kanuna, hukuka ve yargıtay kararlarına aykırı olduğunu, taraflar arasında herhangi bir borç bulunmadığını, bu sebeple davacının açmış olduğu icra takibinin kötü niyetli olduğunu, bu sebeple %20'den aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, her halikülarda borcu kabul etmemekle birlikte yapılan ödemenin bahse konu edilen borçtan mahsubu gerektiğini, davacı, müvekkilinin şirketinin borçlu olduğuna dair ne bir hizmet akdi veya ifası , ne de bir usulüne uygun hizmet verildiğini ortaya koyamadıklarını, bu suretle ispat yükü üzerinde olduğundan ispata yarar hiçbir delile dayanmadığından davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... Davanın KISMEN KABULÜNE, Davalı borçlunun Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2023/8665 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 59.585,56-TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu meblağ üzerinden devamına, hüküm altına alınan alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Davalının takip konusu asıl alacağın %20'si olan 11.917,11-TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, Davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle usuli olarak, davacı yanın da kabulünde olduğu üzere iki taraf da tacir olsa da, açıkça muhasebeye ilişkin hizmet müvekkilin ticari iştigal alanında olmayıp ticari iş niteliği olmadığından davaya bakmakla görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olması ve her ihtimalde avans faizi işletilmemesine karar verilmesi gerektiğini, esasa ilişkin ise; Yargıtay kararlarına açıkça aykırı şekilde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda sadece tarafların ticari defterlerini incelenmediğini, tarafların arasında yazılı bir sözleşme olup olmadığına dikkat etmediğini, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığından davacının kesmiş olduğu faturaların serbest muhasebeci mali müşavirlik ve yeminli mali müşavirlik asgari ücret tarifesine göre yapılıp yapılmadığını incelemediğini, davacı Gebze İcra Dairesi'nin 2023/3594 esas sayılı icradan vazgeçtiğini ve aynı konu, alacak ve taraflara istinaden bu sefer aynı icra müdürlüğünün 2023/8665 esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, Yerel Mahkeme kararında bu icra takibi de celp edilmediği gibi gerekçeli kararda bu hususa ilişkin hiçbir inceleme yer almadığını, davacı, Gebze İcra Dairesi'nin 2023/3594 esaslı icra takip talebinden 03/04/2023 tarihinde feragat ederek iddia ettiği haklarından ve alacaklarından vazgeçtiğini, bu sebeple işbu vazgeçme nedeniyle kabul anlamına gelmemekle birlikte her halükarda müvekkilin davacıya borcu bulunmadığını, davacı takip talebinde veya dava dilekçesinde, yargılamanın hiçbir aşamasında faturaya konu hizmetin müvekkile ifa edildiğine dair hiçbir delil sunamadığını, fatura yollanması hizmetin verildiğini veya müvekkilin temerrüte düştüğünü ispatladığını, alınan bilirkişi raporunda da davacının hizmet verip vermediğine dair herhangi bir husus tespit edilmediğini (Yargıtay 11. HD 05.05.2005 E. 2004/7832 K. 2005/4738) Yargıtay kararında davacının hizmet borcunun ifasını ispatlaması gerektiği hüküm altına alındığını, davacı hizmeti yerine getirdiğini ispatlamamış ve davacının KDV iadesi geldiğini ve bunu müvekkile ilettiğini ispatı gerektiğini beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın öncelikle görevsizlik sebebi ile usulden reddine, aksi halde ispattan yoksun davanın tümden reddine, aksi kanaat mevcut ise, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2014/10420 E., 2015/36606 K. sayılı ilamı doğrultusunda, taraflar arasında bir sözleşme bulunmadığından tarife doğrultusunda hesap yapılması, bu yönde gerekli inceme ve tahkikatın yapılması amacıyla dosyanın Yerel Mahkeme'ye geri gönderilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket istinaf dilekçesinde her ne kadar asgari tarife düzenlemesi incelenmeden hüküm kurulmasını dilekçesine konu etmişse de ne faturaları aldığı tarihte itiraz sunduğunu ne de ticari defterleri ile müvekkile ait ticari defter arasında fark bulunduğunu, birbiri ile örtüşen ticari defterler kesin delil niteliği taşımakla birlikte ticari ilişkinin varlığını da somutlaştırdığını, müvekkil şirketin alacakları hizmet ilişkisi boyunca hiçbir zaman inkar edilmemiş ancak müvekkil şirketin ödenmeyen alacaklarla alakalı olarak hukuki sürece başvuracağını bildirmesinden sonra ''rakamlarda uyuşmuyoruz'' şeklinde davalı tarafın beyanı olduğunu, beyanları ile hareketleri çelişen davalı kötü niyetli olup iddialarının hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, ayrıca, feragat alacaktan olmadığını, kaldı ki vekalet olmadan bir alacağı tahsil etmek veya bir alacaktan feragat etmek hukuken mümkün bulunmadığını, davayı konu olan takip Gebze İcra Dairesi 2023/3594 esas sayılı icra takibinin kapanmasına müteakip başlatıldığından derdestlik söz konusu bulunmadığını, hükme esas alınan deliller, gerekçeli kararda da belirtildiği üzere yerleşik içtihatlarda belirlenen özelliklere sahip olup usul ve yasaya uygun olduğunu beyan ile; davalı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep etmiştir. DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi 11/03/2024 Tarih - 2023/538 Esas - 2024/217 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davacı şirketin, davalı borçlu şirkete sağlamış olduğu KDV iade hizmetlerine ilişkin olarak düzenlenmiş üç faturadan toplamda 89.585,56-TL alacağı bulunduğunu, bu faturaların davaya konu icra takibinde de belirtilmiş olup sırasıyla 20/10/2022 (42.666,34-TL), 01/12/2022 (35.286,99-TL) ve 12/01/2023 (11.032,23-TL) tarihlerinde kesildiğini, davalının borcunu ödemediğini belirterek davalıdan alacağının tahsili için Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2023/8665 Esas dosyalarında sayılı ilamsız icra takibini başlattığı, ödeme emrine süresine itiraz edilmesi üzerine eldeki itirazın iptali davasını açtığı, davalının davanın reddini istediği, Mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. Davacı, taraflar arasında KDV iade hizmeti bulunduğunu iddia etmiştir. Hizmet sözleşmesine dayalı bu ticari ilişkide davacının, hizmet verdiğini, davalının da bedelini ödediğini ispatla yükümlüdür. 6100 sayılı HMK'nın 190. maddesi ile 4721 sayılı TMK'nın 6. maddesi uyarınca, herkes iddiasını ispatla yükümlüdür. Takip konusu alacakların tanıkla ispat sınırının üzerinde olması nedeniyle alacağın varlığı 6100 sayılı HMK'nın 200. maddesi uyarınca yazılı delil ile ispat edebilir. Aynı kanunun ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222-(1) maddesine göre; "Mahkeme; ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir." Tarafların defterlerini sunmamaları halinde yapılması gerekenler de aynı Kanun'un 222. maddesinde düzenlenmiştir. Mahkemece, taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 23/01/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda tarafların ticari defterlerinin incelendiği, yapılan incelemeler sonucunda her iki taraf defterlerinin usule uygun şekilde tutulduğu ve sahibi lehine delil kudretine haiz olduğu, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, dava ve icra konusu faturaların her yanın da ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 06.04.2023 icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağının 59.586,55-TL olduğu, davalının aynı tarih itibariyle davacıya 59.585,56-TL borcu olduğu ve taraflar arasında 0,99 kuruşluk mutabakat farkının olduğu, dolayısıyla takibin 59.585,56-TL üzerinden devam edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu açıklamalar kapsamında dosya incelendiğinde; davalının, faturaların içeriği hizmetin kendisine teslim verilmediğini, fatura düzenlenmiş olmasının tek başına fatura içeriği hizmetin verildiği anlamına gelmediğini iddia ettiği, mahkemece bilirkişi raporu dikkate alınarak hüküm verildiği anlaşılmaktadır. Fatura düzenlenmiş olması tek başına malın teslim edildiği veya hizmetin verildiği anlamına gelmez ise de basiretli bir tacir gibi davranması gereken davalının faturaları defterlerine kaydetmiş olması karşısında artık fatura içeriği hizmetin verilmediği ve malların teslim edilmediği iddiasının dinlenme olanağının olmadığı kabul edilmiştir. Başka bir söyleyişle ticari defterlere kaydedilen fatura içeriği malın teslim edildiği veya hizmetin yerine getirildiğine dair davacı lehine karine oluşmuştur ("... hiçbir tacir kendi defterine aleyhe kayıt düşemeyeceğinden faturaların davalı defterinde kayıtlı olması faturalar içeriğindeki malın davalıya teslim edildiğine karine oluşturur. Bu karinenin aksini bir başka deyişle faturalar içeriği emtianın teslim edilmediğini, faturaların usulsüz olduğunu davalı ispatlamalıdır ... " Yargıtay HGK., 14/05/2019 Tarih, 2017/19-823 E. 2019/553 K.). Artık davalının bu karinenin aksini ispat etmesi gerekmekte olup davalı bu yönde bir delil ileri sürememiştir. Diğer yandan, davalının borcun ödendiğini savunmadığı ve ödemeye ilişkin bir delil sunmadığı dikkate alındığında, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön yoktur. Davalı tarafça davacının Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2023/3594 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, daha sonra bu dosyadan feragat edilmesi nedeniyle aynı alacak için başlatılan davaya konu 2023/8665 Esas sayılı takip dosyasının mükerrer takip niteliğinde ve hukuka aykırı olduğu, Mahkeme gerekçesinde bu hususta hiçbir inceleme yer almadığı iddia edilmiş ise de davacı tarafça 2023/3594 Esas sayılı takip dosyasında takip başlatılırken sehven başkası adına vekaletname sunulduğu, bu nedenle alacaktan değil, takipten vazgeçildiği beyan edilmiş olup Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2023/3594 Esas sayılı dosyası dosyası incelendiğinde davacı alacaklı vekilinin 2023/3594 Esas sayılı dosyaya sunduğu 03.04.2023 tarihli dosyanın işlemden kaldırılması talepli dilekçesinde "Aynı alacağa ilişkin ileride yeniden takip açmaya ilişkin haklarımızı saklı tutarak takipten şimdilik vazgeçiyoruz. İş bu sebeple dosyanın kapalı hale getirilmesine karar verilmesini talep ediyoruz" şeklinde beyanda bulunduğu ve takibe konu alacaktan vazgeçildiğine ilişkin bir beyanın bulunmadığı anlaşıldığı gibi Mahkemece gerekçesinde aynı şekilde değerlendirme yapıldığından; davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir Davanın taraflarının tacir olan tüzel kişi olduğu, uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleriyle ilgili olduğu, bu durumda davanın nispi ticari dava olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesi gereğince Ticaret Mahkemesi görevli olduğundan davalı vekilinin göreve ilişkin istinaf itirazı da yerinde görülmemiştir. Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 4.070,29 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 1.018,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.052,29 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 31/12/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*