4. Hukuk Dairesi 2019/1532 E. , 2019/5225 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... Bingül tarafından, davalı... Giyim San. ve Tic. AŞ aleyhine 26/12/2007 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 20/09/2018 günlü kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha öncede…
**4. Hukuk Dairesi 2019/1532 E. , 2019/5225 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... Bingül tarafından, davalı... Giyim San. ve Tic. AŞ aleyhine 26/12/2007 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 20/09/2018 günlü kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 12/11/2019 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine duruşmalı temyiz eden davalı vekili Avukat Şafak Karahan geldi, karşı taraftan davacı adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kâğıtlar incelenerek gereği düşünüldü. Dava, haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalı şirkete paket götürdüğünü ve şirketin güvenlik görevlisi tarafından iş yeri asansörüne binmesinin engellendiğini, bunun üzerine yük asansörüne binmek zorunda kaldığını, bu asansörün arızalı olduğunu, bu nedenle ayağının asansöre sıkıştığını ve yaralandığını, itfaiye yardımıyla kurtarıldığını, olay nedeniyle maluliyet zararının oluştuğunu, davalı şirketin olayın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu belirterek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine dair verilen ilk karar, Dairemizin 20/06/2011 gün, 2011/7329 esas ve 2011/7215 karar sayılı ilamıyla; davalı yönünden temsilcide hata söz konusu olduğu ve uyuşmazlığın esasının çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Yerel mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyarak dava ve ıslah dilekçeleri ile talep edilen maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Islah, iddia ve savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağının istisnası olup, HUMK'nun 83 ve devamı maddelerinde, 6100 sayılı HMK'nun 176 ve devamı maddelerinde düzenleme altına alınmıştır. Her iki kanunda da ıslahın tahkikatın bitimine kadar yapılması gerektiği öngörülmüş olup 04/02/1948 tarih ve 1944/10-1948/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile de bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı kabul edilmiştir. Şu durumda eldeki davada bozma kararından sonra 29/05/2018 havale tarihli dilekçe ile yapılan ıslah ile arttırılan maddi tazminat isteminin de kabulü, yasal düzenlemeye ve İçtihadı Birleştirme kararına aykırıdır. Karar, açıklanan nedenle yerinde görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.