T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/78 Esas KARAR NO: 2026/191 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2025/658 Esas- 2025/1066 Karar TARİH: 22/10/2025 KARAR TARİHİ: 29/01/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: DAVA…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/78 Esas KARAR NO: 2026/191 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2025/658 Esas- 2025/1066 Karar TARİH: 22/10/2025 KARAR TARİHİ: 29/01/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sicilden tasfiye sonucu terkin edilen ... A.Ş.'de 16/01/2023 tarihinde çalışmaya başladığını, en son müvekkilinin iş akdine davalı işveren tarafından 19/02/2024 tarihinde gerekçesiz ve bildirimsiz son verildiğini, çalıştığı dönemde tüm taleplerine rağmen SGK primlerinin bir kısmının ödenmediğini, bu nedenlerle iş mahkemelerinde işe iade, sigorta tespit ve tazminat davaları açıldığını, alacak tutarları bakımından Gaziosmanpaşa ....Noterliği'nin 20 Kasım 2024 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin terkin edilen şirkete gönderildiğini, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 2.513.342 TL alacaklarının ve derdest davaların mevcut olduğunu beyanla şirketin ihyasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın ticaret sicilinden terkin edilen Tasfiye Halinde ... Anonim Şirketi'nin ek tasfiyesine karar verilmesi kapsamında olduğunu, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün TTK m.32 ve Ticaret Sicil Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirketin tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yapmış olduklarını, bu sebeple müvekkili davalı müdürlüğün sorumluluğunun bulunmadığını, ihyası istenen şirkete ek tasfiye kararı verilmesi durumunda tasfiye memuru atanmasının gerektiğini, davalı müdürlüğün davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını beyanla yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; şirketin tasfiyesinin usulüne uygun bir şekilde gerçekleştirilmiş olduğunu, davacının kesinleşmiş herhangi bir alacağının bulunmadığını, davanın reddinin gerektiğini, davacının tasfiye edilen firmadan hiçbir hak ve alacağının bulunmadığını, ihya talebinin reddinin gerektiğini, husumetin dava dışı ...'ye yöneltmesi gerekirken tasfiye olan davalı firmaya yöneltildiğini, davacı tarafça belirtilen dosyaların derdest olduğunu, karara çıkmadığını, bu sebeple kesinleşmiş hiçbir alacağının bulunmaması sebebiyle tasfiye işlemleri tamamlanarak ihyası istenen şirketin tasfiye edildiğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... numarasında kayıtlı iken sicilden tasfiye ile terkin olan Tasfiye Halinde ... Anonim Şirketi'nin tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkin olduğu, ihyası talep edilen şirketin 6102 sayılı TTK'nun 547 maddesi gereğince tasfiye ile sicilden terkin olduğu, davacının Bakırköy 16. İş Mahkemesi 2024/63 Esas, Bakırköy 18. İş Mahkemesi 2024/64 Esas, Bakırköy 14. İş Mahkemesi 2024/77 Esas sayılı dosyalarıyla dava açtığı ve şirketin tasfiyesinin usulüne uygun ve eksiksiz olarak tamamlandığından bahsedilemeyeceği, bu hali ile şirketin ihyasını talep etmekte davacının hukuki yararının bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin Bakırköy 16. İş Mahkemesi'nin 2024/63 Esas, Bakırköy 18 .İş Mahkemesi'nin 2024/64 Esas, Bakırköy 14. İş Mahkemesi'nin 2024/77 Esas sayılı dosyalarıyla sınırlı olmak kaydı ile ihyasına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tasfiye memuruna yükletilmesine karar verilmiş ve karara karşı davalı tasfiye memuru vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. DAVALI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Tasfiye usulüne uygun bir şekilde gerçekleştirilmiş olduğundan ve davacının kesinleşmiş her hangi bir alacağı bulunmadığından davanın reddi gerektiği, davacının tasfiye edilen şirket aleyhine Bakırköy İş Mahkemelerinde açtığı davaların derdest olduğunu ve kesinleşmiş bir karara dayalı hak veya alacağının söz konusu olmadığı, ayrıca mobbing ve ayrımcılıktan kaynaklı manevi tazminat davasının mahkemece reddedildiği, davacının husumet yöneltmesi gereken şirketin tasfiye edilen şirket değil Amerika Birleşik Devletleri'nde mukim dava dışı .... olması gerektiği, bu hususun dosyaların incelenmesi ile de görüleceği, tasfiye işlemlerinde davalı tasfiye memurunun herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığından aleyhine yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğuna ilişkindir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, ticaret sicilinden tasfiye nedeniyle terkin edilen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleri nedeniyle ihyası talebine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı tasfiye memuru vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesinde; "tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." denilmek suretiyle ek tasfiye düzenlenmiştir. Tasfiye Halinde ... A.Ş.'nin sicil kaydı 31/12/2024 tarihinde tasfiye neticesinde davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce terkin edilmiştir. İhyasına karar verilen şirket aleyhine davacı tarafından Bakırköy 18. İş Mahkemesi'nin 2024/64 Esas sayılı dosyası ile hizmet tespiti, Bakırköy 14. İş Mahkemesi'nin 2024/77 Esas sayılı dosyası ile manevi tazminat ve Bakırköy 16. İş Mahkemesi'nin 2024/63 Esas sayılı dosyası ile işe iade ve tazminat davası açılmış olup, Bakırköy 18. İş Mahkemesi'nin 2024/64 Esas ve Bakırköy 16. İş Mahkemesi'nin 2024/63 Esas sayılı dosyalarının derdest, Bakırköy 14. İş Mahkemesi'nin 2024/77 Esas sayılı dava dosyasının ise istinaf aşamasında olduğu anlaşılmıştır. Şirketin tasfiyesinin, hakkında davacı tarafından açılmış ve derdest dava dosyaları olması nedeniyle tamamlanmadığı, ek tasfiye işlemlerinin yapılması için yeniden sicile tescil edilmesi ve tasfiye işlemleri eksik bırakıldığından ek tasfiye işlemleri yönünden tasfiye memurunun görevinin devamına karar verilmesi gerekir. Davacı lehine karar altına alınmış ve kesinleşmiş bir alacak olması tasfiye kararı verilmesi için gerekli değildir. Bu nedenle Mahkemece, davacının şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararının bulunduğu kabul edilerek ihyasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gibi, bahsedilen dosyalarda husumet tasfiye edilen şirkete yöneltilmiş olup husumetin doğru kişiye yöneltilip yöneltilmediği ihya davasında incelenecek bir husus değildir. Ayrıca her üç davada da davalı şirkete tebligat yapılmış, davadan haberdar edilmiş ve dosyalara cevap ve beyan dilekçesi sunulmuş olmasına rağmen davalı tasfiye memurunun, tasfiye işlemlerini tamamlayarak ek tasfiyeye ve bu davanın açılmasına sebep olduğu anlaşılmakla aleyhine yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmesinde de bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davalı tasfiye memurundan tahsili ile hazineye gelir kaydına, ...-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda Yargıtay HGK'nun 14/07/2025 Tarih ve 2024/251 Esas -2025/468 Karar sayılı kararı uyarınca HMK'nın 362/1-ç maddesi gereğince kesin olmak üzere 29/01/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.