Başvuru, kanser hastasına reçete edilen ilacın ithali için gerekli ödemenin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması amacıyla yapılan talebin reddedilmesi nedeniyle maddi ve manevi varlığın korunması hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, kanser hastasına reçete edilen ilacın ithali için gerekli ödemenin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması amacıyla yapılan talebin reddedilmesi nedeniyle maddi ve manevi varlığın korunması hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 28/9/2020 tarihinde yapılmıştır. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvurucu, tedavisi süresince ilaç bedelinin ilacın ithalinde yetkili kuruluşa Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından ödenmesi yönünde tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Başvurucunun tedbir talebi hakkında 23/10/2020 tarihinde karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden ulaşılan bilgi ve belgelere göre ilgili olaylar özetle şöyledir: 1961 doğumlu olan başvurucuya bronş ve akciğer malign neoplazmı (akciğer kanseri) tanısı konulmuştur. Tedavisini planlayan hekimin pembrolizumab etken maddeli Keytruda isimli ilacın kullanımını uygun görmesi sonrasında başvurucunun Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumuna başvurusu üzerine söz konusu ilacın kullanımının ve ithalinin uygun görüldüğü bildirilmiştir. İlaç bedelinin ödenmesi talebiyle yaptığı başvurunun SGK'ca reddi üzerine başvurucu, ilaca ait bedellerin karşılanması için SGK aleyhine Eskişehir İş Mahkemesinde (İş Mahkemesi) dava açmış ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İş Mahkemesinin 23/1/2020 tarihli hükmüyle ilaç bedelinin SGK tarafından tam ve kesintisiz şekilde karşılanmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmiştir. Bu tarihten sonra başvurucunun tedavisinde kullanılan ilaç bedeli SGK tarafından karşılanmaya başlanmıştır. SGK vekilinin karara karşı yaptığı istinaf talebini inceleyen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi ( Hukuk Dairesi) "... ilacın kullanılmaması halinde bu durumun davacının sağlığında ciddi, hızlı ve geri dönüşü olmayan bir bozulmaya ya da ölüme ya da yaşam beklentisinde ciddi azalmaya veya yoğun acıya sebep olacağı konusunda kanaat edinmeye elverişli ve tedbir kararı için dayanak alınacak yeterlikte bir belge dosyada bulunmadığı ve yaklaşık ispat koşulu yerine getirilmediği gibi talebin sonucu itibarıyla ihtiyati tedbirin mahiyetini aşacak ve davayı esastan çözecek nitelikte bulunduğu..." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar vermiştir. 25/9/2020 tarihinde başvurucunun tedavisini takip eden doktor tarafından bahse konu ilacın akciğer kanserli olgularda tam şifa sağlayabildiğini ve mutlaka kullanılması gerektiğini gösterdiğini, ilacın kullanımın tıbben gerekli olduğunu ve hastanın tedavisinde bu aşamada kullanılabilecek muadil bir ilaç bulunmadığını, ilaç tedavisinin uygulanmasının muhakkak gerekli olduğunu ve kullanılmaması durumunda yaşam beklentisinde azalmaya neden olabileceğini belirten yeni bir rapor düzenlenmiştir. Bunun üzerine başvurucu Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunarak tedavisi süresince ilaç bedelinin ilacın ithalinde yetkili kuruluşa SGK tarafından ödenmesi yönünde tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Anayasa Mahkemesi 23/10/2020 tarihinde anılan raporun derece mahkemelerinin değerlendirilmesine sunulmamış olması nedeniyle tedbir talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. Başvurucu, İş Mahkemesinden tekrar ihtiyati tedbir talebinde bulunmuş, talep İş Mahkemesince kabul edilmiş ve başvurucu bu kararı Anayasa Mahkemesinin bilgisine sunmuştur. UYAP üzerinden yapılan inceleme sonucunda İş Mahkemesince 26/1/2022 tarihinde davanın kabulüne, ilaç bedelinin başvurucuya ödenmesine ve başvurucunun ödemiş olduğu ilaç bedelinin kendisine geri ödenmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Karar taraflara tebliğ aşamasındadır. Gerekçenin ilgili kısmı şöyledir:"...davaya konu 'Pembrolizumab' etken maddeli 'Keytruda' isimli ilacın davacının tedavisinde kullanmaya başladığı 16/09/2019 tarihi (kür) itibari ile 21 günde 2 flakon (200 mg Pembrolizumab-Keytruda 100mg/ 4ml Fik.) dozunda 100' er mg dan 2 (iki) kutu olacak şekilde dava tarihi olan 22/01/2020 tarihine kadar toplamda 6 kür-12 (on iki) kutu kullanıldığı ve bu ilaçların temini için 236,30 TL bedel ödendiği tespit edildiği anlaşılmakla davacının dava konusu ilacı fayda gördüğü sürece kullanmasının ve tedaviye hastalığında ilerleme olmadığı sürece devam edilmesinin uygun olduğu değerlendirilmekle aldırılan ATK ve bilirkişi raporlarının nedenlerini açıklayıcı, taraflar, mahkememiz ve kanun yolu denetimine açık ve gerekçeli olması, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli görüldüğünden mahkememizce hükme esas alınarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş..."