T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1547 Esas KARAR NO : 2026/441 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 23/01/2024 NUMARASI : 2022/135 E. - 2024/11 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353.…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1547 Esas KARAR NO : 2026/441 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 23/01/2024 NUMARASI : 2022/135 E. - 2024/11 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ... numaralı "...", ... numaralı "... ... ", ... numaralı "...", ... numaralı "..." markaları ile davacı müvekkilinin "..." ibareli ... tescil numaralı ve 25. sınıfta iç ve dış giysiler için tescilli ve tanınmış markaları ile ayniyet derecesinde benzer olduklarını, davalının marka tescillerinin kötüniyetli olduğunu, davalının bu markaları kullanmasının müvekkilinin tescilli markalarından kaynaklanan sınai mülkiyet haklarını ihlal ettiğini, davalının marka kullanımlarına ilişkin İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2022/37 D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırdıklarını, tecavüz eylemlerinin bilirkişi raporu ile tespit edildiğini iddia ederek, davalı markalarının SMK'nın 6/1, 6/5 ve 6/9. maddeleri kapsamında hükümsüz kılınmasına, davalının https://www.i..../ hesabı da dahil, sanal ortamda satışa sunulan "..." unsurlu linklerin erişiminin engellenmesine, davalının marka kullanımları ile müvekkilinin marka haklarına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, men'ine ve ref'ine ve aynı zamanda markaya tecavüzün söz konusu olması nedeniyle talepleri doğrultusunda karar verilmesini ve müvekkilinin tescilli "..." markalarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden davalıların eylemlerinin tespiti, men'i ve ref'i ile şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine, tecavüzün tespit edilebildiği en eski tarihten itibaren en yüksek reeskont faizinin uygulanmasına, hükmün masrafı davalıya ait olmak üzere yurt çapında yayın yapan, tirajı en yüksek üç gazeteden birinde yayınlanmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde; markanın hükümsüzlüğüne ilişkin şartların mevcut olmadığını ve aynı zamanda markaya tecavüzün bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEME KARARI: İstanbul 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 23/01/2024 tarihli 2022/135E. - 2024/11 K. sayılı kararıyla; markaların benzer olmadıkları, davacının markasının tanınmış marka olduğunun ispatlanamadığı, davalının markalarının kötüniyetle tescil edildiklerinin de ispatlanamadığı gerekçesiyle, hükümsüzlük davasının ve davalının davacının markası ile karıştırılmaya yol açacak bir kullanım sergilemediği, bu yönde markaya tecavüzün oluşmadığına kanaat getirildiği de gözetilerek, davalı kullanımının TTK m. 55/1-a-4 kapsamında başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan dürüstlük kuralına aykırı bir haksız rekabet halinin de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, Mahkemece eksik inceleme ile davanın reddine karar verildiğini, sundukları delillerin değerlendirilmediğini,.İstanbul 1. FSHHM'nin 2022/37 D.İş sayılı dosyası ile yapılan delil tespitinde alınan 06/06/2022 tarihli bilirkişi raporu ile, markaların benzer olduklarını, davalının "..." ibaresini diğer unsurlardan daha büyük puntolarla ve ön plana çıkartarak kullandığının tespit edildiğini, İstanbul 1. FSHHM'nin 2022/37 D.İş sayılı dosyası ile yapılan delil tespiti sonrasında, Mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilerek, davalının "..." ibaresini ön plana çıkaracak şekilde marka kullanımlarının durdurulduğunu, Davalıların fiili kullanımlarının müvekkilinin "..." markasını taklidi niteliğinde olduğunu,Marka İnceleme Kılavuzun'da kişi isimlerinin yer aldığı markalarda asli unsurun ayırt edici nitelikteki kelime olduğu, isim ve soyadının ise tali unsurlar olduğu, markaların benzerlik karşılaştırılmasında ikincil kelime unsurunun dikkate alınması gerektiğinin belirtildiğini,Yargıtay'ın da benzer kararlar verdiğini,Aksi takdirde, tüm markaların yanına bir isim ekleyerek markaların taklit edilmesinin mümkün olacağını,... ürünlerinde ortalama tüketicinin dikkat seviyesinin düşük olduğunu, davalıların markalarının müvekkilinin markaları ile karıştırılmaya neden olacak derecede benzer olduklarını,Davalıların müvekkilinin markalarının itibarından haksız şekilde kazanç sağlamaya çalıştıklarını, markalarını kötüniyetle tescil ettirdiklerini,Davalılar ile müvekkili arasında 2017 yılına kadar ticari ilişki bulunduğunu, ilişkilerinin 2017 yılında sona erdiğini, davalı tarafın müvekkilinin "..." ve "..." markaları ile birebir aynı olan 2017/06598 tescil başvuru numaralı "..." marka başvurusunun müvekkilinin itirazı üzerine reddedildiğini, Davalı tarafın bu kez "..." markalarını kötüniyetli şekilde tescil ettirdiğini, ticaret unvanını bile "..." markasına benzeyecek şekilde "... ..." olarak seçtiklerini, davalıların markalarının kötüniyetli tescil nedeniyle de hükümsüz kılınması gerektiğini belirterek, arz ve izah olunan gerekçelerle, İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin kararının; istinaf başvurularının kabulü ile istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda "..." unsurlu marka kullanımının dava kesinleşinceye kadar tedbiren durdurulmasına, davanın tümden kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dosya arasında bulunan TPMK Kayıtları incelendiğinde; ... numaralı "..." markasının 25. sınıfta, ... tescil numaralı "..." markasının 25. sınıfta davalı ... adına, ... tescil numaralı "..." markasının 25. sınıfta davalı ... adına tescilli oldukları, davalı ...'in ... tescil başvuru numaralı "..." markasının tescil talebinin reddedildiği tespit edilmiştir. Davacının davaya dayanak yaptığı marka tescil kayıtları dosya içine getirtilmemişse de, bilirkişi raporunda yapılan incelemeye göre; davacıya ait ... tescil numaralı "...+Şekil" markasının 25. sınıfta, ... tescil numaralı "..." markasının 25. sınıfta, ... tescil numaralı "..." markasının ... sınıflarda, ... numaralı "... R+Şekil" markasının 18, 14, 25. sınıflarda, ... (...) tescil numaralı "... R +Şekil" markasının 25. sınıfta, ... (...) tescil numaralı "..." markasının 24, 25. sınıflarda tescilli oldukları tespit edilmiştir.Mahkemece İstanbul 1. FSHHM'nin 2022/37 D. İş sayılı dosyası dosya içine getirtilmemişse de, dava dilekçesi ekinde sunulan 06/06/2022 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; "...Davacı markaları ile davalının kullanımları karşılaştırıldığında kavramsal olarak farklı olduğu, ve fakat fonetik olarak ... ve ... kelimelerinin benzer olduğu, kulakta ayını etkiyi yarattığı, görsel olarak da farklı şekil unsuru ve kompozisyon gibi davacının markasından uzaklaştırmaya yeterli farkların bulunmadığı, bu nedenle davacı markaları ile davalının bir kısım kullanımlarının görsel ve fonetik açıdan benzer olduğu, Davalının, söz konusu kullanımlarının davacının markalarının tescilli olduğu 25. Sınıfta yer alan "İç ve dış giysiler" emtialarında olduğu, söz konusu ürünlerin orta düzeyde tüketiciye hitap eden ürünlerden olduğu, orta düzeydeki alıcılarının dikkat ve özeni gözönüne alındığından bu alıcıların davacının markasını taşıyan ürünleri ile davalının kullanımlarını ihtiva eden ürünleri aynı anda yanyana görmedikleri takdirde sözkonusu benzerlik nedeniyle SMK 7/2-b maddesi uyarınca karıştırma ihtimallerinin mevcut olduğu tespit edilmiştir..." şeklinde görüş bildirildiği tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince marka vekili ..., bilişim uzmanı ... ve ... sektöründen ...'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan 16/11/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda; hükümsüzlük açısından davalıya ait markalar açısından SMK m.6/1 kapsamında hükümsüzlüğe ilişkin şartların mevcut olmadığı tespit edilmiş olup, nihai hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğu, tanınmış markaya ilişkin değerlendirme yapılabilmesi için dosyada yeterli belge olmadığından, SMK m.6/5 kapsamında davacı markasının tanınmışlığına dair bir değerlendirme yapılamadığı, davalı markasının tescilinde kötüniyetin bulunup bulunmadığı hususunun ve buna bağlı olarak verilecek SMK m.6/9 kapsamında hükümsüzlük kararının takdirinin Mahkemeye ait olduğu, markaya tecavüz açısından davalı tarafın kullanımı açısından, SMK'nın 7 ve 29. maddeleri gereğince davacının marka hakkına tecavüze ilişkin şartların mevcut olmadığı tespit edilmiş olmakla, nihai hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğu, haksız rekabet açısından davalının, davacının markası ile karıştırılmaya yol açacak bir kullanım sergilemediği tespit edilmekle birlikte, davalı kullanımının TTK m. 55/1-a-4 kapsamında haksız rekabet oluşturup oluşturmayacağına dair nihai hukuki değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğuna dair görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır. G E R E K Ç E : Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men’i, ref’i, maddi ve manevi tazminat ile SMK’nın 6/1, 6/5 ve 6/9. maddeleri uyarınca davalılara ait markaların hükümsüzlüğü davasıdır.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde; davacının davaya dayanak yaptığı marka tescil kayıtları ile İstanbul 1. FSHHM’nin 2022/37 D.İş sayılı dosyasının dosya içine getirtilmediği, davacının delillerinin tam olarak toplanmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca, D.İş dosyasında alınan bilirkişi raporu ile işbu davada alınan bilirkişi raporları arasında markaya tecavüz iddiasıyla ilgili çelişki bulunmasına ve davacı vekilinin bilirkişi raporuna ciddi itirazları olmasına rağmen, Mahkemece bu çelişkinin giderilmesi ve davacı vekilinin itirazlarının değerlendirilmesi için yeni bir heyetten rapor alınmadan, eksik inceleme ile karar verilmesi de doğru olmamıştır.Tüm bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, Mahkemece davacının davaya dayanak yaptığı marka tescil kayıtlarının, davalı ...'in ... tescil başvuru numaralı "..." markasına ilişkin tescil dosyasının tamamının ve İstanbul 1. FSHHM’nin 2022/37 D.İş sayılı dosyasının dosya içine getirtilerek, delil tespiti dosyasında alınan bilirkişi raporu ile işbu dosyadan alınan bilirkişi raporu arasındaki çelişkiyi giderecek ve davacı vekilinin yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna karşı yaptığı ciddi itirazlarını karşılayacak şekilde yeni bir heyetten rapor alınarak, sonucuna göre değerlendirme yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince, İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 23/01/2024 tarihli 2022/135 E. - 2024/11 K.sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Yukarıdaki gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam olunması için dosyanın mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Davacı vekilinin istinaf talebi incelenmediğinden istinaf harcının talebi halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi'nce verilecek nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 12.03.2026 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.