Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/3820 E. , 2024/2930 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/3820 Karar No : 2024/2930 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Başkanlığı VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Balıkesir ili, ... ilçesi, ... Kursund
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/3820 E. , 2024/2930 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/3820 Karar No : 2024/2930 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Başkanlığı VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Balıkesir ili, ... ilçesi, ... Kursunda uzman öğretici olarak görev yapan davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ortak nitelik şartını kaybettiğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığının ... tarih ve E-... sayılı işleminin iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, gayri ahlaki tutum ve davranışlar sergilediği iddiasıyla şikayet edildiği, şikayet öncesinde kuruma yansıyan bir hususun olmadığı, neler olduğunun somut olarak belirlenemediği, davacıya atfedilen eylemin alenileştiğine, mesleğine ya da sosyal çevresine yansılamaları olduğuna ilişkin yeterli bir bulgunun olmadığı, isnat edilen eylemin çevrede bilinir olduğunun da her türlü şüpheden uzak, tereddüte yer bırakmayacak bir şekilde ortaya konulamadığından, davacının ortak nitelik şartını kaybettiğinden bahsedilemeyeceği, bu durumda görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından iptaline, hukuka aykırı bulunan işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının da davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle yoksun kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı 05/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacıya isnat edilen fiillerin İl ve İlçe Müftülüğü çevresinde duyulduğu, dolayısıyla çevrede bilinir olma şartının gerçekleştiği, davalı idarece yürütülen hizmetin özelliği ve hassasiyeti dikkate alınarak tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi ile usul ve hukuka uygun olan temyize konu kararın onanması gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Temyize konu kararın, "davacının yoksun kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı 05/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine" ilişkin kısmına gelince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa, Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmış, madde gerekçesinde ise; temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarında düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir. Öte yandan; yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, yargı mercilerinin, açılan davalarda davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek biçimde karar veremeyeceği tartışmasızdır. Dosyanın incelenmesinden; dava dilekçesinde faiz isteminde bulunulmadığı halde, İdare Mahkemesince, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı 05/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verildiği anlaşılmakta olup, davacının talebi aşılarak faize hükmedilmesinde usul kurallarına uyarlık bulunmamaktadır. Ancak, bu husus, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan ''...davacının yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine yönelik talebinin kabulüne, parasal haklarının davanın açıldığı 05/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine" ibaresinin, "davacının tazminat isteminin kabulü ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin iptaline ve yoksun kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı 05/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtildiği şekilde düzeltilerek ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak 06/06/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.