9. Ceza Dairesi 2021/10253 E. , 2025/2994 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/36 E., 2019/174 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi. Suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz dilekçelerinin Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden gönderildiği tarihine göre süresinde olduğu anlaşılmakla, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜ…
**9. Ceza Dairesi 2021/10253 E. , 2025/2994 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/36 E., 2019/174 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi. Suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz dilekçelerinin Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden gönderildiği tarihine göre süresinde olduğu anlaşılmakla, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuklar hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Van 3. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocukların farklı zamanlarda mağdurenin arkasından sürtünme şeklinde gerçekleştirdikleri kabul edilen eylemleri nedeniyle atılı suçtan mahkumiyetlerine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Suça Sürüklenen Çocuklar Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, eksik inceleme ile karar verildiğine, delillerin hatalı değerlendirildiğine, suça sürüklenen çocuklar hakkında rapor alınmadan karar verildiğine, suça sürüklenen çocukların atılı suçları işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, suça sürüklenen çocuklar hakkında takdiri indirim uygulanmasının ve üst hadden ceza verilmemesinin hatalı olduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. III. GEREKÇE Olayın intikal şekli ve zamanı, suça sürüklenen çocukların savunmaları, mağdurenin babasının İlk Derece Mahkemesinde mağdurenin yalan söylediğine ve olayları abarttığına dair beyanları ile mağdurenin amcası ...'ın sanık olarak yargılandığı Dairemizin 12.01.2023 tarih ve 2022/14738 Esas sayılı beraate hükmedilmesine dair kararına konu dosyadaki mağdure beyanlarının bölünemeyeceği ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, suça sürüklenen çocukların üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair mağdurenin başkaca delillerle desteklenmeyen soyut ve ayrıntı içermeyen beyanları dışında cezalandırılmalarına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi karşısında, söz konusu hükümlere yönelik istinaf başvurularının kabulü gerekirken esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuklar müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Sayın Başkan Vekili ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Van 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... haklarında, mağdure ...'a karşı cinsel istismar suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin, suça sürüklenen çocukların suç tarihi itibariyle gerçek yaşlarının tespiti ve ona göre suça sürüklenen çocukların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiği düşüncesiyle bozulması görüşünde olduğumdan, suça sürüklenen çocukların suçun sübut bulmadığı ve beraatlerine dair sayın çoğunluk tarafından verilen bozma kararına katılmıyorum. Şöyle ki; Mağdurenin, aile içi şiddet görmesi sebebiyle 08.06.2017 tarihinde sevgi evleri çocuk yuvası ve kız yetiştirme yurdu görevlileri tarafından düzenlenen "vaka tartışma ve değerlendirme süreç raporu"na göre, mağdurenin annesi ve babasının ayrılması sebebiyle, babasının yeniden evlendiği üvey annesi tarafından şiddet görmesi nedeniyle öğrenim gördüğü okuldaki öğretmen ve müdürünün ihbarı üzerine, bakım tedbiri kapsamında sevgi evleri çocuk yuvası ve kız yetiştirme yurduna yerleştirildiği, burada bakım yurdunda kaldığı sırada belden aşağı kısmının çıplak şekilde uyuduğu, bunun yanlış olduğu kendisine aktarılarak yapılan bireysel görüşmelerde, evdeyken amcası tarafından cinsel istismara maruz kaldığını belirtmiş, bundan başkada halasının oğlu olan ve evlerinin önündeki bakkalcı tarafından da aynı duruma maruz kaldığının mağdure tarafından belirtilmesi üzerine, mağdurenin amcası olan ..., halasının oğlu olan ... ve evlerinin önündeki bakkal dükkanı işleten kişinin oğlu olan suça sürüklenen çocuk ... hakkında soruşturma başlatılmıştır. Mağdurenin amcası olan sanık ... hakkında, mağdure ...'a yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiş, bu karar Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından, eylemin çocuğun basit cinsel istismarı suçu olduğu değerlendirilerek mahkumiyetine karar verilmiş, bu dosyanın Dairemiz tarafından yapılan incelenmesinde sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen Bölge Adliyesi Mahkemesi kararının onanması görüşünde olduğumdan, tarafımdan düzenlenen karşı oyla ve oy çokluğuyla sanığın beraatine karar verilmiştir. Bozma üzerine Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından 15.06.2023 tarih, 2023/850 Esas ve 2023/936 Karar nolu ilamıyla önceki kararda direnilmesine karar verilmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından incelenen bu direnme kararı 27.11.2024 tarih, 2024/9-432 Esas ve 2024/373 Karar nolu ilamıyla tebligat eksikliği nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. Mağdurenin suça sürüklenen çocuklarla ilgili, dosya içerisinde bulunan vaka tartışma ve değerlendirme süreç raporunda belirttiği hususlar gibi, zaman zaman evlerinin önündeki bakkala gittiğini, burada bakkal sahibi ... (Suça sürüklenen çocuk ...'i kastediyor.) ismindeki şahsın üstü giyinik bir şekilde arkasından poposuna sürtündüğünü, bazen kucağına oturttuğunu, bazende kucağına alarak yukarıda olan eşyalara elinin uzanmadığını belirterek yukarıya kaldırdığını, kendisini bu şekilde yukarı kaldırırken de yine arkadan sürtündüğünü, bakkalın içinde bir perde olduğunu, bu eylemleri gerçekleştirdiği sırada kapının kapalı olduğunu, bu durumdan rahatsız olduğunu ancak kimselere söyleyemediğini ve korktuğunu beyan etmiştir. Mağdurenin ninesi ve dedesinin evlerine yakın bir yere taşınmalarından sonra bu eve gittiğini, burada ninesi ve dedesinin evde olmadığı zamanlarda halasının oğlu olan ...'ün, kendisinin ve ...'ün de üstü giyinik bir şekilde arkasından sürtündüğünü, kıyafetlerini çıkarmaya çalışsa da engel olduğunu, ...'ün bu şekildeki eylemlerinin 3-4 kez her ikisininde üstü giyinik bir vaziyette olduğunu, evde kimse olmadığı için bu olayları kimsenin görmediğini, ...'ün bu olayı kimseye söylememesi konusunda kendisini tehdit ettiğini, "birilerine anlatırsan seni öldürürüm" dediğini, bu olayları korktuğu için kimseye anlatamadığını beyan etmiştir. Mağdurenin Mahkemedeki beyanının alınması sırasında beyanda bulunmak istemediği, tüm salon boşaltıldıktan sonra mağdure beyanda bulunup "olayların doğru olduğunu, her iki suça sürüklenen çocuğun eylemlerinin de en son 2015 yılında gerçekleştiğini" beyan etmiştir. Mağdurenin beyanlarının alınması sırasında dinlenen uzman çalıştırıcı sosyoloğun beyanına göre, kendisiyle duruşmadan önce de görüştüğünü, ifadesi sırasında da yanında bulunduğunu, gelişiminin, gelişim kuramlarına uygun olduğunu, ifadesi alınırken tedirgin ve utangaç tavırlar sergilediğini ve dolayısıyla travma geçirmiş olduğunu düşündüğünü beyan etmiştir. Mağdurenin babası ..., şikayetçi olmadığını, yurda yerleştikten sonra mağdureyi almak istediklerinde eve dönmek istemediğini, mağdurenin yalan söyleme alışkanlığının bulunduğunu beyan etmiştir. Suça sürüklenen çocuk ... savunmasında, kendisinin bakkalda bulunduğu sırada mağdurenin birkaç kez alışveriş yapmaya geldiğini, suçlamayı kabul etmediğini, bir keresinde kendisinin dükkanda yalnızken mağdurenin dükkana geldiğini, o sırada eşyaları düzeltmekte olduğunu, mağdurenin kendisine yardım etmesini istediğini, kendisinin mağdureyi yukarı kaldırdığını, onun raftan bişey aldığını ve hemen indirdiğini, bu sırada sadece mağdurenin ellerinden tuttuğunu, başka bir yere dokunmadığını, mağdurenin neden bu şekilde ifade verdiğini bilmediğini savunmuştur. Suça sürüklenen çocuk ... savunmasında, mağdurenin dayısının çocuğu olduğunu, mağdurenin dedesine gittiğinde kendisinin bu evde bulunmadığını, bir kez karşılaştıklarını, o sırada evin kalabalık olduğunu ve akrabalarının olduğunu, ona yönelik hiç bir cinsel tutum ve davranışının bulunmadığını savunmuştur. Olayın intikal şekli, mağdurenin yurtta kaldığı sırada alt tarafı çıplak yatması nedeniyle yurttaki görevlilerinin bunu fark edip kendisinden sorulması üzerine, diğer dosya sanığı amcası ... ve bu dosyada suça sürüklenen çocuklar olan ... ve ... hakkındaki olayları mağdure anlatmıştır. Bu şekliyle intikal doğaldır. Mağdurenin bu aşamaya kadar suça sürüklenen çocukların ve diğer dosya sanığı amcası ...in yine mağdure beyanına göre, kendisini tehdit ettiklerini belirttiğinden kimseye anlatmamış, ilk olayın ortaya çıkış şekli, dosya içerisindeki "vaka tartışma ve değerlendirme süreç raporu"na göre, kurum müdürü, kurum müdür yardımcısı, sosyal çalışmacılar ve sosyoloğun beyanlarına göre tutulan bu tutanağa göre olup bu şekilde intikal doğaldır. Mağdure aşamalarda hem diğer dosya sanığı amcası ... hakkında, hem de bu dosyadaki suça sürüklenen çocuklar hakkında istikrarlı bir şekilde beyanlarda bulunmuştur. Beyanlarından dönmediği gibi beyanlarında çelişki de yoktur. Suça sürüklenen çocuklar hakkında, Van 3. Ağır Ceza Mahkemesince oy birliğiyle mahkumiyet kararı verilmiştir. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi tarafından verilen bu mahkumiyet ilamı oy birliğiyle esastan reddedilmiş, katılan kurum vekilinin ve suça sürüklenen çocukların müdafiileri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen tebliğnamede mahkumiyet ilamlarının onanmasına yöneliktir. İlk Derece Mahkemesi tarafından suça sürüklenen çocukların savunmaları değerlendirilmiş, suça sürüklenen çocukların savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik mesnetsiz savunmalar olduğu ve itibar edilmemesi gerektiği belirtilmiştir. Mağdurenin beyanlarının da tüm aşamalarda tutarlı ve istikrarlı olduğu, çelişki bulunmadığı, gerek suça sürüklenen çocuk ... gerekse suça sürüklenen çocuk ...'ın mağdurenin kendilerine suç atma kosnusunda bir husumet belirtmedikleri gibi mağdurenin böyle bir isnatta bulunmasının da dosya kapsamıyla örtüşmediğinden, savunmalarına itibar edilmeyerek mahkumiyetlerine karar verilmiştir. Mağdurenin duruşma sırasında mahkeme başkanına vermiş olduğu ifadesinde her iki suça sürüklenen çocuğun son eylemlerinin 2015 yılı içerisinde olduğunu belirtmiştir. Suça sürüklenen çocuklardan ...'ın 06.09.2000 doğumlu olduğu, diğer suça sürüklenen çocuk ...'ün de 01.04.2000 doğumlu olduğu, suça sürüklenen çocuklar hakkında verilen mahkumiyet ilamında TCK'nın 31/3. maddesi uygulanarak suça sürüklenen çocuklar hakkında suç tarihinde 15-18 yaş aralığında olduğu değerlendirilerek mahkumiyet hükmü kurulmuş ve uygulama yapılmıştır. Her iki suça sürüklenen çocuğun 2000 doğumlu olması ve mağdurenin son eylemin 2015 yılında gerçekleştiği yönündeki beyanı dikkate alındığında, suça sürüklenen çocukların suç tarihinde 12-15 yaş aralığında olabilme ihtimalinin de bulunduğu, buna göre suça sürüklenen çocukların suç tarihindeki gerçek yaşlarının tespit edilmesi, hastane doğumlu olup olmadıklarının araştırılması, suç tarihi ve suça sürüklenen çocukların o tarihteki gerçek yaşlarının tespit edilememesi halinde, suça sürüklenen çocuklar hakkında TCK'nın 31. maddesinin tatbiki durumunda lehe uygulama yapılması düşüncesiyle dosyanın sübutu konusunda tarafımca bir sorun olmayıp, bu bahsedilen konuda bozulması görüşündeyim. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Dosya kapsamı, mağdure beyanlarının aşamalarda istikrarlı olup değişiklik göstermemesi ve tutarlı olması, olayın intikal şekli, olaya ilişkin "vaka tartışma ve değerlendirme süreç raporu", dava sırasında dinlenen mağdurun beyanı alınmasından sonra düzenlenen sosyoloğun beyanı, suça sürüklenen çocukların aşamalardaki savunmalarına yüz yüze yargılama yapan Yerel Mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından itibar edilmeyip, bu savunmaların suçtan kurtulmaya yönelik savunmalar olduğu için itibar edilmemesi, mağdurenin suça sürüklenen çocukların kendine yönelik hareketlerini kimseye anlatmaması ve yurtta kaldığı sırada alt tarafı çıplak olarak uyurken görevlilerin bunu tespiti üzerine olayın ortaya çıkış şekli birlikte değerlendirildiğinde, suça sürüklenen çocukların mağdure ...'a yönelik eylemlerinin sabit olduğu görüşü, bu yönde sayın çoğunluğun suça sürüklenen çocukların beraati yönündeki kararına muhalifim. Ancak; Mağdure beyanına göre, son eylem tarihinin belirlenip, bu tarihteki suça sürüklenen çocukların gerçek yaşlarının tespiti, bunun mümkün olmaması halinde TCK'nın 31. maddesindeki uygulamanın suça sürüklenen çocuklar lehine değerlendirilmesi ve dosyanın bu sebeple bozulması görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun beraate yönelik görüşüne muhalifim.