(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2010/7009 E. , 2011/2417 K. "" Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... geldi. Davalı vekili gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş o…
**(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2010/7009 E. , 2011/2417 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... geldi. Davalı vekili gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, Borçlar Kanunu'nun 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin ödenmeyen kısmının tahsili için başlatılan icra takibinin davalı yüklenicinin itirazı üzerine durması nedeniyle itirazın iptâli, icra takibinin devamı ve icra inkâr tazminatı istemleriyle açılmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı yüklenici şirket vekilinin tüm, davacı taşeron şirket vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Taraflar arasında düzenlenen 27.05.2003 tarihli sözleşme ile davacı taşeron “... ... yolu ... sokak köprülü kavşak inşaatı” kapsamında bulunan “içme suyu, pissu ve yağmur suyu deplasman işlerinin” yapımını üstlenmiştir. Yanlar arasındaki sözleşme uyuşmazlık konusu değildir. Davacı şirket taşeron, davalı şirket yüklenici, dava dışı ... Büyükşehir Belediyesi ise iş sahibidir. Sözleşmenin 2. maddesinde “sözkonusu işi taşeron, idarenin müteahhite ödediği emanet birim fiyatlarından %50 indirimle yapmayı taahhüt etmiştir. Keşif bedeli hesaplanmasında idareden alınacak hakediş tutarları toplamı dikkate alınacaktır” hükmüne yer verilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan 04.05.2008 tarihli bilirkişi raporunda, yanlar arasındaki sözleşmenin 2. maddesindeki bu hüküm gözetilerek davalı yüklenici ile dava dışı idare (belediye) arasında düzenlenen kesin hakediş esas alınarak davacı taşeronun takip tarihindeki alacağı hesaplanmıştır. Davacı taşeron şirket vekili bilirkişilerce yapılan bu hesaplama yöntemine itiraz ederek; davalı yüklenicinin dava dışı idare ile yaptığı ilk 7 hakediş ile kesin hakedişin birbirini tutmadığını, taşerona ait imalâtların bulunduğu 3, 4 ve 5 nolu hakedişlerde “hendek kazısı” olarak gösterilen ve bedeli davalı şirkete ödenen