11. Hukuk Dairesi 2009/12981 E. , 2011/14418 K. "" MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/03/2009 tarih ve 2007/221-2009/59 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı şirket vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25.10.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalılardan Mermerler Uluslararası Taş. Tur. San. Ltd. Şti. avukatı ..... geld…
**11. Hukuk Dairesi 2009/12981 E. , 2011/14418 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/03/2009 tarih ve 2007/221-2009/59 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı şirket vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25.10.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalılardan Mermerler Uluslararası Taş. Tur. San. Ltd. Şti. avukatı ..... geldiler, davetiye tebliğine rağmen davalı TPE vekili duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin "MERMERLER +Şekil" ibaresinin marka olarak tescili için davalı TPE’ne yaptığı başvurunun diğer davalı şirkete ait "MERMERLER" ibareli markaya benzer olduğundan bahisle 556 sayılı KHK’nin 7/1-b bendi uyarınca 39. sınıfa dahil hizmetler yönünden en son YİDK.nca reddedildiğini oysa müvekkilinin 1969 yılında Asım Mermer tarafından aile şirketi niteliğinde Asım Mermer Turizm Otobüs İşletmesi adıyla nakliyecilik ve turizm otobüs işletmeciliği alanında faaliyete başladığını, anılan ibarenin ticaret unvanı yanında marka olarak da daima kullanılageldiğini, davacı markasının kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığını ileri sürerek, YİDK kararının iptaline, davalı şirket adına tescilli markanın 39. sınıf yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TPE vekili, davacı başvurusu ile redde mesnet markanın KHK’nin 7/1-b bendi anlamında benzer olduklarını, 5194 sayılı yasa ile yapılan değişiklik sonrası kullanımla ayırt edicilik sağlanmasının KHK'nın 7/1-b engeli için bir istisna oluşturmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.