12. Ceza Dairesi 2012/16908 E. , 2012/14151 K. Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal Hüküm : Beraat Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, sanığın beraatine ilişkin hüküm, Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5237 sayılı TCK'nın 134/2. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun oluşabilmesi için, bir özel hayat görüntüsü ya da sesinin, ilgilisinin bilgisi olmaksızın elde edilmes…
**12. Ceza Dairesi 2012/16908 E. , 2012/14151 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal Hüküm : Beraat Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, sanığın beraatine ilişkin hüküm, Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5237 sayılı TCK'nın 134/2. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun oluşabilmesi için, bir özel hayat görüntüsü ya da sesinin, ilgilisinin bilgisi olmaksızın elde edilmesi gerekmeyip, taksirle ya da tamamen hukuka uygun elde edilmiş olsa dahi, ilgilisinin rızası dışında ifşa edilmesi, yani; yayılması, açığa vurulması, afişe edilmesi, ilan edilmesi, kamuoyuna duyurulması, aleniyet kazandırılması, özetle; içeriğini öğrenme yetkisi bulunmayan kişi veya kişilerin bilgisine sunulmasının yeterli olduğu; ancak, anılan maddenin ilk fıkrasından farklı olarak, ifşanın kabulü için, ses veya görüntüyle özel hayatı ihlale uğrayan kişinin anlaşılması, en azından anlaşılabilir olması ya da açıklanması gerektiği; ayrıca, özel hayat görüntüsü veya sesinin, yetkisi bulunmayan kişi veya kişiler tarafından içeriğinin öğrenilmesiyle suçun tamamlanacağı, genel kast ile işlenebilen suçlardan olup, sanığın, bir özel hayat görüntüsü ya da sesini bilerek ve isteyerek ifşa etmesi halinde suçun manevi unsurunun oluşacağı; ancak kastın varlığından söz edebilmek için sanığın hukuka aykırı hareket ettiğini bilmesi ve bu biçimde hareket etmeye devam etmesi gerektiği,bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; eşi olan katılana ait cep telefonunda; cinsel organı görünen erkek fotoğrafı, eşinin çıplak vaziyette cinsel organı ile oynarken çekilmiş videoları, aşkıma yazılı yarı çıplak erkek resmi ve başka bir erkekten gönderilmiş cinsel içerikli mesajların bulunduğunu görerek aldatıldığını anlayan ve bu sebeple eşi katılan aleyhine boşanma davası açan sanığın, katılanı ailesinin evine götürüp bırakmasından sonra, boşanma davasından haberdar olup, iş yerine gelerek, boşanma isteminin nedenini soran katılanın annesine, eşinin kendisini aldattığını belirterek, kanıt olarak katılanın cep telefonunda kayıtlı fotoğraf ve video görüntülerini göstermesi şeklinde gelişen olayda, yapılan yargılama sonucunda, olayda sanığın kastının bulunmaması nedeniyle atılı suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, Cumhuriyet Savcısının sanığa atılı suçun oluştuğuna ilişkin ve yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 05.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.