11. Hukuk Dairesi 2012/11771 E. , 2013/10309 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.06.2012 tarih ve 2012/21-2012/342 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 17.220 TL'nin altında bulunduğundan HUMK'nun 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle t…
**11. Hukuk Dairesi 2012/11771 E. , 2013/10309 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.06.2012 tarih ve 2012/21-2012/342 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 17.220 TL'nin altında bulunduğundan HUMK'nun 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin Gimak Akaryakıt Servis Pazarlama ve Ticaret A.Ş'ne ait hisselerinin devrine ilişkin olarak 10.03.2010 tarihinde hisse devir sözleşmesi düzenlendiğini, bu sözleşmeye göre müvekkilinin şirkette bulunan 3.600,00 pay karşılığı 9.000,00 TL'lik hissesini davalıya devrettiğini, bu devrin aynı tarihte şirket yönetim kurulunun 2010/3 nolu toplantısında görüşülerek oybirliği ile kabul edilip, pay defterine işlendiğini, devir bedelinin ödenmemesi üzerine Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2011/8252 sayılı takip dosyası ile başlattıkları icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasında hisse devir sözleşmesi düzenlenip, şirket yönetim kurulu tarafından da kabul edilerek pay defterine işlendiğini, 15.03.2010 tarihinde yeni hissedarların genel kurul toplantısı yaparak görev taksimi yaptıklarını, olayların bu gelişimine rağmen davacının 16 ay sonra devir bedelini alamadığından bahisle icra takibi başlattığını, BK'nın 182. maddesi uyarınca peşin satışın söz konusu olup, davacının devir bedelini almadığını ispatlaması gerektiğini, devir bedeli alınmadan işlemlerin yapılmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.