11. Hukuk Dairesi 2010/2775 E. , 2011/14304 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Haymana Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/12/2009 tarih ve 2009/33-2009/451 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2010/2775 E. , 2011/14304 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Haymana Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/12/2009 tarih ve 2009/33-2009/451 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin müdürü olan davalının zimmetine para geçirdiğini, 22.03.2007 ila 04.01.2008 tarihleri arasında Zıraat Bankası nezdindeki şirketin banka hesabına ait ATM kartı ile 146.355,00 TL çektiğini ve Garanti Bankası’ndaki hesaptan da internet bankacılığı yoluyla 6.868,44 TL para transfer ettiğini, davalının toplam 153.223,44 TL’yi şirket hesabından çekmiş olmasına karşın bunun sadece 106.235,15 TL tutarını şirket adına harcadığını, bakiyesinin kendi zimmetinde kaldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakkı saklı olarak şimdilik 46.998,29 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin zimmetine para geçirmediğini, tüm harcamaları şirket adına yaptığını, şirketi temsile iki müdür yetkili olduğundan şayet bir açık var ise diğer müdür tarafından yapılmış olabileceğini, aralarında mecburi dava arkadaşlığı bulunduğundan diğer müdür ...’a karşı da dava açılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı şirketi davalı ile birlikte iki müdürün tek imzayla temsil yetkilerinin bulunduğu, internet şifresinin diğer müdür ...’a verildiği, şirkete ait ATM kartının ise banka tarafından iki müdüre birlikte teslim edildiği bildirildiğinden bu hesaptan iddiaya konu paranın hangi müdür tarafından çekildiğinin ispat edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, limited şirket müdürü olarak görev yapan davalının şirkete verdiği zararın tazmini istemine ilişkindir. Türk Ticaret Kanunu'nun 556.maddesine göre, limited şirket idarecilerinin mesuliyeti anonim şirketlerin bu hususlara ilişkin hükümlerine tabidir. Limited ortaklığın yönetimine memur edilen kimselerin yani, ister özden yönetimli ister seçimle bu sıfatı almış olsunlar ister ortak ister üçüncü kişi durumunda bulunsunlar müdürün/ müdürlerin sorumluluğuna anonim ortaklıkların yönetim kurulu üyeleri hakkındaki TTK.nun 336. ve 309.madde hükümleri uygulanır. TTK.nun anonim ortaklıklara ilişkin hükümlerine atıf, TTK.nun 341.maddesini de kapsar. Sorumluluk davasının kimin tarafından açılabileceği konusunda Dairemizin emsal nitelikte bulunan 08.02.1999 tarih ve 1998/8950-1999/ 615 sayılı kararında açıklandığı üzere, ortak sayısı yirmiden fazla olan limited ortaklıklarda yöneticilerin hukuki sorumluluğu hakkında dava açmak yetkisi denetçilere aittir. Yirmi ve yirmiden az sayıdaki ortaklıklarda ise bu yetki ortaklar genel kurulunun kararına ve yönetici olamayan ortakların bu yönde alacakları karara yada verecekleri muvafakata bağlıdır. Dava konusu olayda, davacı şirket yirmiden az ortaklı olup denetçisi bulunmadığından, ortaklar genel kurulunun bu konuda vereceği karar ve yönetici olamayan ortakların bu yönde alacakları karar yada verecekleri muvafakat ile bu davanın açılabilmesi mümkündür. Oysa dava, davacı şirketin davalı dışındaki diğer müdürü tarafından verilen vekaletnameyle açılmış durumdadır. Ayrıca, şirketin banka nezdindeki hesabından çekilen paranın şirket menfaatine harcandığının kanıtlanamaması halinde müdürler bundan birlikte sorumludurlar. Bu nedenle davaya konu ATM kartı ile paranın kim tarafından çekildiği önemi haiz olmayıp, bahse konu banka kartının şirket menfaatine kullanılmasını temin yükümlülüğü bulunan müdürler oluştuğu takdirde zarardan sorumlu olacaklardır. Bu durumda mahkemece, öncelikle davacıya münasip bir mehil verilmek suretiyle yukarıda açıklanan ön koşulların tamamlattırılmasından sonra davacı şirketin gider harcamaları incelenerek taraf delillerinin tartışılmasıyla hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24/10/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.