11. Hukuk Dairesi 2010/12452 E. , 2011/10997 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/09/2009 tarih ve 2008/1497-2009/1095 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve t…
**11. Hukuk Dairesi 2010/12452 E. , 2011/10997 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/09/2009 tarih ve 2008/1497-2009/1095 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından davalıya verilen hizmete ilişkin faturanın tanzim edilerek davalıya tebliğ edildiğini, davalının fatura borcunu ödememesi üzerine aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu, yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında toplam 6 araçlık malzemenin taşınması hususunda anlaşma sağlandığını, davacının, yükleme tarihinin bildirilmesi için müvekkilinden haber beklediğini yazılı olarak müvekkiline ilettiğini, daha sonra müvekkilinden teyit almadan yükleme yapmaya başladığını, müvekkilinin talimatına rağmen araçların boşaltılmadığını, bekleme ücretinden müvekkilinin sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini ve davacının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin yükleme yapmak için teyit beklemesine rağmen teyit almadan ve davalının rızası olmadan yükleme yaptığı, bu durumda davacının bekleme ücreti talep etmesinin mümkün olmadığı, davalının bekleme ücretinden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın ve tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, demuraj ücretinin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Zira, taraflar arasında düzenlenen nakliye sözleşmesinde, taşımaya konu emtianın 20.07.2007 tarihinde yükleneceği, taşıma süresinin 12 gün olduğu, yükleme ve boşaltmada 72 saat serbest sürenin olacağı düzenlenmiştir. Dava konusu emtia ise sözleşmede belirtilen tarihten farklı olarak, 27.07.2007 tarihinde yüklenmeye başlanmış olup, davalı taraf 31.07.2007 tarihinde yüklenmiş olan dört adet aracın boşaltılmasını davacıdan istemiş, ancak araçlar boşaltılmamış ve 07.08.2007 tarihinde gümrük işlemleri tamamlanarak bir gün sonra çıkış gümrük limanına varmışlardır. Davacı taraf, 7 günlük bekleme ücretini istemişse de, bu 7 günün hangi tarihleri kapsadığını belirtmemiştir. Diğer bir deyişle, dava konusu istemin, 20.07.2007 tarihi ile 27.07.2007 tarihi arasındaki beklemeye mi, yoksa 31.07.2007 ile 07.08.2007 tarihi arasındaki beklemeye mi ilişkin olduğu tam olarak saptanmamıştır. O halde mahkemece, usulün 75. maddesi uyarınca dava dilekçesinin davacı tarafa açıklattırılması, davacının isteminin tam olarak hangi tarihlere ilişkin olduğunun belirlenmesi, şayet 20.07.2007 tarihi ile 27.07.2007 tarihi arasındaki bekleme ücreti talep edilmiş ise, 24.07.2007 tarihli yazı ile yukarıda anılan sözleşmenin tadil edilmiş sayılamayacağının gözetilmesi, ayrıca taraflar arasındaki sözleşmede öngörülen 72 saatlik serbest sürenin de değerlendirilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.