Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait 2 adet çekin imzası taklit edilmesi suretiyle bankaya ibraz edildiğini, çeklerin müvekkilinin imzasının taklit edilerek bankaya ibraz edildiğini, çek altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını, çeklerdeki imzanın müvekkiline ait olmasında dahi arada ticari ilişki bulunmaması ve davalı tarafından mal veya hizmet tesliminin gerçekleştirilmemesi karşısında çeklerin bedelsiz olduğunu ileri sürerek
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu hakkında ... Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından davalı borçlunun keşidecisi, davacı alacaklı müvekkilin lehdar-hamili bulunduğu; 01/05/2009 tanzim ve 20/05/2009 vade tarihli 6.000,00-TL bedelli bono, 01/05/2009 tanzim ve 25/08/2009 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli bono, 01/05/2009 tanzim ve 20/09/2009 vade tarihli 10.000,00-TL bedelli bono ile davalı borçlu aleyhine kambiyo senetlerine mahsus yol ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun icra takibinin zamanaşımına uğradığından bahisle açmış olduğu icranın geri bırakılmasına ilişkin davanın .... Hukuk Mahkemesinin .... Karar sayılı, 22.11.2018 tarihli kararı ile reddedildiğini, davalı borçlunun kararı istinaf etmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesinin 2020/792 Esas, 2021/31 Karar sayılı, 12.01.2021 tarihli kararı ile Yerel Mahkeme kararının kaldırarak zamanaşımı şikayetinin kabulüne ve icranın geri bırakılmasına karar verildiğini, İİK 33/a maddesinin 2. bendinde “Alacaklı, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra zamanaşımının vâki olmadığını ispat sadedinde ve 7 gün içinde umumi mahkemelerde dava açabilir.” hükmünün bulunduğunu, davalı borçlunun davaya ve takibe konu 3 adet bono ile ilgili olarak bonolarda yer alan imzasına itiraz etmediğini ve bonolardaki imzaların kendisinden sadır olduğunun kesinleştiğini, ... Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında bonoların zamanaşımı süresi olan 3 yıllık süre içerisinde kesintisiz olarak talepte bulunulduğu ve icrai işlemler yapıldığı için icra dosyasında bonoların zamanaşımına uğramadığını, işlem tarihleri arasında hiçbir zaman 3 yıllık sürenin dolmadığını, ayrıca icra takibine konu edilen bonolardaki alacağın satım sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğunu ve Borçlar Kanununa göre satım sözleşmesinden kaynaklanan talepler 10 yılda zamanaşımına uğrayacağnı, somut olayda 10 yıllık zamanaşımı süresinin de dolmadığını, davalı borçlunun müvekkilinden laminat parke, laminat süpürgelik ve laminat şilte satın aldığını ve karşılığında icra takibine ve davaya konu olan 3 adet bonoyu düzenleyerek müvekkiline teslim ettiğini, davalı borçlunun müvekkilinden alıp bedelini ödemediği bu mallara karşılık verdiği bonolar ile ilgili zamanaşımı sebebi ile icranın geri bırakılmasına karar verilmiş olmasının, müvekkilinin alacağını davalı borçludan talep hakkını ortadan kaldırmayacağını, zira asıl mal satım sözleşmesinin 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu ileri sürerek İİK 33/a-2 maddesi uyarınca ... Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının ve dosyaya konu bonoların zamanaşımının gerçekleşmediğine karar verilmesini, bu talep yerinde görülmez ise terditli olarak icra takibine konu bonolar ve bonolara konu asıl ilişki (satım sözleşmesi) sebebi ile müvekkilinin davalıdan olan alacağının davalıdan tahsiline, her iki terditli talep ile ilgili olarak ... Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki takip talebinde de belirtildiği gibi bonoların vade tarihlerinden itibaren her bono bedeline ayrı ayrı yıllık % 15' ten az olmamak üzere avans faizi yürütülmesine karar verilmesini istemiştir.