T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/665 - 2026/734 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/665 KARAR NO : 2026/734 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/09/2022 NUMARASI : 2021/359 E. - 2022/277 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Hükümsüzlük Sicilden Terkin Taraflar arasında görül…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/665 - 2026/734 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/665 KARAR NO : 2026/734 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 15/09/2022 NUMARASI : 2021/359 E. - 2022/277 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Hükümsüzlük Sicilden Terkin Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/09/2022 tarih ve 2021/359 E. - 2022/277 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkiline ait “...” ibareli markanın, uzun yıllardır hem ticaret unvanın esaslı unsuru hem de markasal olarak nizasız ve fasılasız bir şekilde kullanıldığını, bu surette tanınmış bir marka haline geldiğini, bunun yanında müvekkilinin ... ibaresinin baş harfi olan “...” harfini de marka olarak tescil ettirdiğini, dava konusu markanın, müvekkiline ait "..." serisi markalar ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davalının 2020/44801 sayılı 7 ve 37.sınıf mal ve hizmetleri kapsayan "..." ibareli marka başvurusuna karşı müvekkilinin "..." ibareli markalarına dayalı olarak gerçekleştirdikleri itirazın Kurum tarafından dava konusu YİDK kararı ile reddolunduğunu, anılan kararın haksız olduğunu, müvekkilinin 07 ve 37.sınıfta 2014/54235 ve 2012/35337 sayılı markalarının bulunduğunu, “...” harfi denince akıllara ... markasının geldiğini, müvekkilin en az 32 yıldır “...” harfini içerir markalarını kullandığını, bu haliyle tüketici nezdinde bilinir hale geldiğini, dava konusu markayı gören tüketicinin işbu markayı ...’in “...” esas unsurlu tanınmış markaları ile karıştıracağını, başvurunun müvekkilinin markalarının tanınmışlığından yararlanmak maksadıyla kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK’nın 18/10/2021 tarih ve 2021/M-8537 sayılı kararının iptaline, 2020/44801 sayılı "... teknovia elevator asansör" ibareli markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, verilen Kurum kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şahıs davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu davalının 2020/44801 sayılı marka başvuru kapsamında yer alan 07 ve 37.sınıf mal ve hizmetlerin, davacı yana ait önceki tarihli markalar kapsamında da yer aldığı, bununla birlikte benzer görülen mal ve hizmetler açısından taraf markaları karşılaştırıldıklarında, dava konusu marka ile davacı markaları arasında, makul düzeyde dikkat, özen ve seçicilik seviyesine sahip tüketiciler nezdinde, salt “...” harfi nedeniyle ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerliğin mevcut olmadığı, dosya kapsamında mevcut delillerden, davacı yanın “...” harfinden ibaret markalarının tanınmışlığı yönünde bir kanaate varılması mümkün olmadığından SMK m. 6/5 şartlarının somut olayda meydana gelebileceği yönünde bir değerlendirmede bulunulamadığı, kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları arasındaki benzerlikler gözetildiğinde karıştırılma ihtimallerinin kaçınılmaz olduğunu, müvekkilinin kırmızı renkli "..." logolu markalarının yoğun ve yaygın kullanımla ayırt edicilik kazandığını, dava konusu markanın müvekkilinin markaları ile ayniyet derecesinde benzerlik taşıdığını, müvekkilinin seri markalarından biri algısını yarattığını, başvuru markasında müvekkilinin tanınmış markalarının asli unsuru "..." harfinin yine müvekkilinin markalarında olduğu gibi kırmızı renkte ve yanı sınıfta kullanılmasının tesadüf olduğunun söylenemeyeceğini, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "..." ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet "..." ve "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira harflerin tek başına ayırt edicilikleri olmadığı gibi kimsenin tekeline de bırakılamayacakları, biçim, renk, kaligrafi, tertip tarzı gibi unsurlarla ayırt edicilik kazandırılan harflerin marka olarak tescil edilebileceği ve marka korumasının da bu unsurlarla sınırlı olacağı, somut olayda taraf markalarında bulunan "..." harflerinin, biçimlendirme, kaligrafi ve yönlendirme itibariyle tamamen farklı olduğu, başvuru markasındaki "..." harfinin, markanın asli unsurunu oluşturan "..." ibaresine atıf yapar biçimde algılandığı, davacıyı çağrıştıran herhangi bir yönünün bulunmadığı, Yargıtay 11. H.D.'nin "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ve "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzer görmeyen 06.06.2024 tarih ve 2023/2120 E.- 2024/4776 K. sayılı kararı ile "..." ibareli markayı davacının "..." asıl unsurlu markaları ile benzer görmeyen 11.09.2018 tarih ve 2016/14397 E.- 2018/5166 K. sayılı ilamlarının da bu yönde olduğu, tarafların marka işaretleri benzer görülmediğinden SMK'nın 6/5.maddesine dayalı tescil engelinin bulunmadığı ve başvurunun kötüniyetle yapıldığının ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/04/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.