Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/2738 E. , 2024/2225 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2022/2738 Karar No:2024/2225 TEMYİZ EDENLER : 1. (DAVALI) ... Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2. (DAVACI) ... Odası VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU :... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ordu Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/2738 E. , 2024/2225 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2022/2738 Karar No:2024/2225 TEMYİZ EDENLER : 1. (DAVALI) ... Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2. (DAVACI) ... Odası VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU :... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ordu Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı’nca 07/01/2021 tarihinde açık ihale usûlüyle gerçekleştirilen ... ihale kayıt numaralı "Ordu Fatsa Dolunay Konakbaşı Kurtuluş Anaokulları ve Ünye Kaledere Anaokulu Proje Hazırlama İşi" ihalesine ait Teknik Şartname’nin 2. maddesinin altıncı paragrafının, 3. maddesinin 7. bendindeki son iki cümlenin, 7. maddesinin (D) bendinin ve Teknik Şartname'nin ekinde yer alan “Muvafakatname” başlıklı belgenin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; ilim ve sanat eseri olan bir kısım fikri hakların eser sahibinin iradesi ile vazgeçip bu haklarını devretmesi mümkün olmakla birlikte eser sahibinin eserin kanunda sayılan haklardan bazılarını menetme yetkisinden sözleşme ile dâhi vazgeçmesinin mümkün olmadığı, yazılı izin vermiş olsa bile eserin mahiyet ve hususiyetlerini bozan her türlü değişikliği menedebileceği; Manevi hakların korunması ilkesinin hukuk sistemimizin temel ilkelerinden olduğu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’na göre manevi hakların bireye, birey olması sebebiyle tanındığı, kişiye sıkı sıkıya bağlı, devredilemez ve vazgeçilemez haklardan olduğu, mali hakların ise, devri mümkün olmakla birlikte eser sahibinin eser üzerindeki tüm tasarruf hakkını ortadan kaldıracak şekilde devrine ilişkin şartlar koşulmasının hakkın özüne müdahale anlamına geleceği, bununla birlikte, kamu yararı gereği belirli alanlarda yatırıma konu tip projelerin kamu kurum ve kuruluşlarınca hazırlandığı göz önüne alındığında bu projelerle ilgili fikir ve sanat haklarının ilgili kamu kurum ve kuruluşlarında olacağının düzenlendiği; Uyuşmazlık konusu ihalede, okul binaları yapım işi için yapılan hizmet alım işinin detaylarının Teknik Şartname'de düzenlendiği, Teknik Şartname ve Teknik Şartname'ye ek telif hakkı muvafakatnamesinin iptali istenilen düzenlemelerinin incelenmesi gerektiği; Teknik Şartname ve buna ek telif hakkında (muvafakatname) yer alan manevi haklar kısmı yönünden, Teknik Şartname'de yer alan düzenlemelerin içeriğine bakıldığında, genel ve kapsar şekilde ifadelere yer verildiği, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda ise eser sahibinin haklarından bazılarını belirli şartlarla devredilebileceğinin, hakların tümüyle devrini içerir genel ifadelerle bu hakların devredilmesinin, bazı manevi hakların ise devrinin hiçbir şekilde mümkün olmadığının düzenlendiği; Fikri haklar kapsamında yer alan mali hakların devredilebileceği ancak bu devrin belirli şartlara bağlandığı, devrin mevzuatta yer alan haklar bakımından belirli şekil şartlarına uyularak yapılması gerektiğinden Teknik Şartname'de yer alan ifadelerden devredilen hakların ne olduğunun belirsiz olduğu ve tümüyle devirden kastın ne olduğunun anlaşılamadığı, öte yandan, telif hakkında yer alan manevi haklara ilişkin devrin ise mevzuata aykırı olduğu, bu nedenle kanuna aykırı şekilde Teknik Şartname'de yer verilen düzenlemeler ile telif hakkı muvafakatnamesinin manevi haklara ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı; Dava konusu, telif hakkında (muvafakatname) yer alan mali haklar kısmında ise, dava konusu okul yapım işi ihalesinin kamu yatırımı olduğu, idare tarafından yapılacak okullara ilişkin tip projelerin hazırlandığı, bu tip projelerin hizmet alımı yapılacak tarafa sunularak tip projeye uygun işin hazırlanmasının istendiği; Bu itibarla, 5846 sayılı Kanun'un mali hakların devrine ilişkin düzenlemelerinde, Kanun'da yer alan mali hakların hangilerinin devredileceğinin açıkça sözleşmede yazılması gerektiğinin belirtildiği, dava konusu düzenlemede de mali hakların devrine ilişkin hakların teker teker sayıldığı, ayrıca mevzuatta kamu yararı amacıyla yapılacak yatırımlara ait projeler için hazırlanacak tip projelerin telif hakkının tip projeyi hazırlayan kamu idarelerinin olacağının düzenlendiği, öte yandan, "doğmamış haktan feragat edilemez" ilkesinin hukukun genel ilkesi olduğu kabul edilmekle birlikte, dava konusu projenin kamu idaresi tarafından önceden hazırlanarak hizmet alımı yapılacak tarafa sunulduğu, hizmet alım işinden önce taslak projenin oluşturulduğu, bütün bunlar göz önüne alındığında telif hakkında (muvafakatname) yer alan mali hakların devrinin mevzuatta yer alan usule uyularak yapıldığı anlaşıldığından, bu kısım yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu Teknik Şartname düzenlemeleri ile Teknik Şartname'nin ekinde yer alan muvafakatnamenin manevi haklara ilişkin kısmının iptaline, muvafakatnamenin mali haklara ilişkin kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, tip avan projenin hazır olarak yükleniciye verildiği, uygulama ve yaklaşık maliyetin hesaplanmasının beklendiği, düzenlemenin mevzuata uygun olduğu, müelliflik haklarının idareye ait olduğu, manevi hakların mimari eserlerde söz konusu olmadığı, manevi hakların mutlak olmadığı, idarenin her türlü değişikliği yapabileceği, temyize konu Mahkeme kararının iptale yönelik kısmında hukukî isabet bulunmadığı ileri sürülmektedir. Davacı tarafından, mali hakların devrinde bütün hakların devrinin geçersiz olduğu, hangi hakların devredildiğinin açıkça sayılması gerektiği, mali haklar yönünden de iptal kararı verilmesi gerektiği, 5846 sayılı Kanun’un 48. maddesi uyarınca eserin meydana getirilmesinden önceki devirlerin geçersiz olduğu, temyize konu Mahkeme kararının redde ilişkin kısmında hukukî isabet bulunmadığı ileri sürülmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davacı ve davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 5. maddesinin 1. fıkrasında, "İdareler, bu Kanuna göre yapılacak ihalelerde; saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumludur." kuralı yer almıştır. 4734 sayılı Kanun'un 5. maddesinde, ihalelerde uygulanacak genel ilkeler belirlenmiş olup, idarelerin çıkacakları ihalelerde, rekabeti, kamu kaynaklarını verimli kullanması ve ihaleye çıkan idareye olan güvenilirliği sağlaması zorunludur. İhale dokümanını düzenleyen idarenin anılan ilkeleri göz önüne alarak ihale dokümanını düzenlemesi gerekmektedir. İhale dokümanında yapılan düzenlemeler, rekabeti artırıcı nitelikte olmalı ve ihaleye katılanların tereddütüne yol açmamalıdır. Dosyanın incelenmesinden, davalı idare tarafından Ordu İlçelerinde Uygulanacak Okul Binalarına Ait Tam Takım Uygulama Projeleri ve İhaleye Esas Evrakların Hazırlanması Hizmet Alımı İşi Teknik Şartnamesi'nin 2. maddesinin altıncı paragrafı, 3. maddesinin 7. bendindeki son iki cümle, 7. maddesinin (D) bendi ve Teknik Şartname eki olan “Muvafakatname” başlıklı belgede 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda yer verilen haklara yönelik bazı düzenlemeler yapıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık konusu düzenlemeler incelendiğinde, düzenlemelerin çok geniş şekilde yapıldığı, ihaleye katılacaklarda muvafakat verdikleri konularda tereddüte yol açabileceği görüldüğünden, rekabeti azaltıcı nitelikteki dava konusu düzenlemelerin 4734 sayılı Kanun'un 5. maddesine aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, temyize konu Mahkeme kararının dava konusu Teknik Şartname düzenlemeleri ile muvafakatnamedeki manevi haklara ilişkin kısmının belirtilen gerekçeyle onanmasına, muvafakatnamedeki mali haklara ilişkin kısmı yönünden ise bozularak işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : ESAS YÖNÜNDEN: MADDİ OLAY: Ordu Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı’nca 07/01/2021 tarihinde "Ordu Fatsa Dolunay Konakbaşı Kurtuluş Anaokulları ve Ünye Kaledere Anaokulu Proje Hazırlama İşi" ihalesi gerçekleştirilmiştir. Anılan ihaleden davacının haberdar olması üzerine, Teknik Şartnamesi’nin 2. maddesinin altıncı paragrafının, 3. maddesinin 7. bendindeki son iki cümlenin, 7. maddesinin (D) bendinin ve Teknik Şartname'nin ekinde yer alan “Muvafakatname” başlıklı belgenin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 2. maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde "İlim ve edebiyat eserleri şunlardır: Bedii vasfı bulunmayan her nevi teknik ve ilmi mahiyette fotoğraf eserleriyle, her nevi haritalar, planlar, projeler, krokiler, resimler, coğrafya ve topoğrafyaya ait maket ve benzerleri, her çeşit mimarlık ve şehircilik tasarım ve projeleri, mimari maketler, endüstri, çevre ve sahne tasarım ve projeleri."; 8. maddenin birinci fıkrasında, "Bir eserin sahibi, onu meydana getirendir."; 14. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Eserin umuma arzedilmesi veya yayımlanma tarzı, sahibinin şeref ve itibarını zedeleyecek mahiyette ise eser sahibi, başkasına yazılı izin vermiş olsa bile eserin gerek aslının gerek işlenmiş şeklinin umuma tanıtılmasını veya yayımlanmasını menedebilir. Menetme yetkisinden sözleşme ile vazgeçmek hükümsüzdür. Diğer tarafın tazminat hakkı saklıdır."; 16. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Eser sahibi kayıtsız ve şartsız olarak yazılı izin vermiş olsa bile şeref ve itibarını zedeleyen veya eserin mahiyet ve hususiyetlerini bozan her türlü değiştirilmeleri menedebilir. Menetme yetkisinden bu hususta sözleşme yapılmış olsa bile vazgeçmek hükümsüzdür."; 48. maddesinde, "Eser sahibi veya mirasçıları kendilerine kanunen tanınan mali hakları süre, yer ve muhteva itibariyle mahdut veya gayrimahdut, karşılıklı veya karşılıksız olarak başkalarına devredebilirler. Mali hakları sadece kullanma salahiyeti de diğer bir kimseye bırakılabilir. (Ruhsat). Yukardaki fıkralarda sayılan tasarruf muameleleri henüz vücuda getirilmemiş veya tamamlanacak olan bir esere taallük etmekte ise batıldır."; 50. maddesinin birinci fıkrasında, "48 ve 49'uncu maddelerde sayılan tasarruf muamelelerine dair taahhütler, eser henüz vücuda getirilmeden önce yapılmış olsa dâhi muteberdir."; 52. maddesinde, "Mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır." kuralları yer almıştır. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 4. maddesinde, "Bu Kanun'un uygulanmasında; (...) İhale dokümanı: İhale konusu mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinde; isteklilere talimatları da içeren idari şartnameler ile yaptırılacak işin projesini de kapsayan teknik şartnameler, sözleşme tasarısı ve gerekli diğer belge ve bilgileri, (...) ifade eder."; 12. maddesinde ikinci fıkrasında, "İhale konusu mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin teknik kriterlerine ihale dokümanının bir parçası olan teknik şartnamelerde yer verilir. Belirlenecek teknik kriterler, verimliliği ve fonksiyonelliği sağlamaya yönelik olacak, rekabeti engelleyici hususlar içermeyecek ve bütün istekliler için fırsat eşitliği sağlayacaktır." kurallarına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden, davalı idare tarafından uyuşmazlık konusu ihalenin 07/01/2021 tarihinde gerçekleştirildiği, ihale konusunun anaokulu mimari projesinin çizilmesi ve yaklaşık maliyetinin hesaplanması olduğu, anılan ihaleye yedi isteklinin katıldığı, meslek mensuplarından birinin ihaleyi davacıya bildirmesi üzerine, dava konusu düzenlemelerin 5846 sayılı Kanun'a aykırı olduğu iddialarıyla bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. 5846 sayılı Kanun'un 2. maddesinde güzellik vasfı bulunmayan mimari projeler de eser olarak kabul edilmekte, 8. maddesinde ise eser sahibinin onu meydana getiren olduğu düzenlenmektedir. Bu kapsamda kanun koyucu 5846 sayılı Kanun ile eser sahibine manevi haklar ve mali haklar başlığı altında çeşitli haklar bahşetmiştir. Manevi haklar, 5846 sayılı Kanun’un “Fikrî Haklar” başlıklı üçüncü bölümünün, “A) Eser Sahibinin Hakları” kısmının, “II-Manevi Haklar” başlığı altında düzenlenmektedir. Bu başlık altında manevi haklar, umuma arz salahiyeti, adın belirtilmesi salahiyeti, eserde değişiklik yapılmasından menetmek, eser sahibinin zilyet ve malike karşı hakları şekilde belirtilmiştir. 5846 sayılı Kanun’un 14. maddesinde, manevi haklardan biri olan umuma arz salahiyeti, bir eserin umuma arz edilip edilmemesinin, yayımlanma zamanının ve tarzının eser sahibince belirlenmesi olarak tanımlanmaktadır. Anılan maddenin son fıkrası uyarınca eserin umuma arz edilmesi veya yayınlanma tarzı, sahibinin şeref ve itibarını zedeleyecek ise yazılı izin verilmiş olsa bile tanıtılmasından veya yayınlanmasından menedebilir. Bu yetkiden eser sahibinin sözleşme ile vazgeçmesi mümkün değildir. Yine 5846 sayılı Kanun’un 16. maddesinde, eser sahibine, eserde değişiklik yapılmasını menetme hakkı tanınmıştır. Bununla birlikte anılan maddenin 2. fıkrasında, Kanun'un veya eser sahibinin izni ile eseri işleyen, umuma arz eden, çoğaltan, yayımlayan, temsil eden veya başka bir surette yayan kimse; işleme, çoğaltma, temsil veya yayım tekniği icabı zaruri görülen değiştirmeleri özel olarak eser sahibinin iznini almaksızın yapabilmektedir. Ancak eser sahibi izin vermiş olsa bile şeref ve itibarını zedeleyen veya eserin niteliğini ve özelliğini bozan her türlü değişiklikleri menedebilmekte hatta bu haktan sözleşmeyle de vazgeçememektedir. Eser sahibine tanınan manevi haklar, eser ile eser sahibinin kişiliği arasındaki ilişkiden kaynaklanmaktadır. Bir diğer ifadeyle eser üzerindeki manevi haklar eser sahibinin kişiliği ile sıkı sıkıya bağlı olup, üçüncü bir kişiye devri veya manevi haklardan feragat edilmesi mümkün değildir (Cahit Suluk, Rauf Karasu, Temel Nal, Fikri Mülkiyet Hukuku, Ankara, 2017, s. 85-86.). Bununla birlikte, manevi hakkın bizzat kendisi devredilememekteyse de söz konusu hakkın kullanımı devredilebilmektedir (Canan Küçükali, Fikri Hakların İhlalinden Kaynaklanan Tazminat Davası, Ankara, 2017, s. 161.; Şeref Ertaş, Emre Gökyayla, "Mimarî Projeler Üzerindeki Telif Hakkı", Prof. Dr. Seyfullah EDİS’e Armağan, İzmir, 2000, s. 419). Nitekim, kanun koyucu tarafından eser sahibinin manevi hakları düzenlenirken, eser sahibinin "izni olmadıkça", "hususi bir izni olmaksızın da yapılabilir", "yazılı izin vermiş olsa bile" şeklideki ibarelere yer verilerek Kanun kapsamındaki hakların kullanımının devrine izin verilebileceğinin, ancak bu izne rağmen eser sahibinin şeref ve itibarını zedeleyen veya eserin mahiyet ve hususiyetlerini bozan değişiklikleri men etme hakkını ortadan kaldıran sözleşmelerin kesin hükümsüz olacağının kurala bağladığı görülmektedir. Bu kapsamda, dava konusu düzenlemelerle, eser sahibinin manevi haklarının ortadan kaldırılmadığı, Kanun'dan kaynaklanan "men etme hakkına" sahip olduğu göz önüne alındığında, Teknik Şartname'yle çeşitli konularda ihaleyi yapan idareye değişiklik yapma yetkisi verilmesi 5846 sayılı Kanun'a aykırılık oluşturmamaktadır. 5846 sayılı Kanun'da eser sahibinin mali hakları ise Kanun’un “Fikrî Haklar” başlıklı üçüncü bölümünün, “A) Eser Sahibinin Hakları” kısmının, “IV-Mali Haklar” başlığı altında düzenlenmektedir. Bu başlık altında mali haklar, işleme hakkı, çoğaltma hakkı, yayma hakkı, temsil hakkı ve işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı olarak sınırlı sayıda belirtilmiştir. Anılan hakların devri, 5846 sayılı Kanun’un “Sözleşme ve Tasarruflar” başlıklı dördüncü bölümünün, “A) Hayatta Vâkı Tasarruflar” kısmının, “I-Asli iktisap" ve "II- Devren iktisap” başlıkları altında Kanun’un 48. ve devamındaki maddelerde düzenlenmektedir. 5846 sayılı Kanun'un 48. maddesinin birinci fıkrasında, eser sahibinin mali haklarını devredebileceği, ikinci fıkrasında mali haklarını devretmeksizin sadece kullanım yetkisini verebileceği, üçüncü fıkrasında, henüz ortaya çıkmamış eserlere yönelik tasarruf işlemlerinin kesin hükümsüz olduğu, 50. maddesinin birinci fıkrasında ise mali hakların devrine yönelik taahhüt işlemlerinin hukuka uygun olduğu kurallarına yer verilmiştir. Bu noktada, dava konusu işlemlerin mali haklara ilişkin kısmının tasarruf işlemi mi yoksa taahhüt işlemi mi olduğunun tartışılması gerekmektedir. 4734 sayılı Kanun'da, teknik şartname, ihale dokümanları arasında sayılmış, idarelerin teknik şartnamede yapacakları düzenlemelerde, ihalelerde güvenirliği, gizliliği, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını sağlamayı göz önüne almaları gerektiği düzenlenmiştir. 4734 sayılı Kanun'un getirdiği usul uyarınca, idare tarafından kamu ihtiyacının belirlenmesi üzerine, ihaleye çıkma kararı alınmakta, ihaleye çıkma kararı sonrasında ihale dokümanı hazırlanmakta ve yaklaşık maliyet hesaplanmakta, akabinde ihale ilan edilmekte ve ilan edilen günde ihale gerçekleştirilmektedir. İhalenin gerçekleştirilmesinden sonra en avantajlı teklif ihale komisyonunca belirlenmekte ve ihale yetkilisinin onayı ile ihale aşaması sona erdirilmekte ve ihale aşaması sona erdikten sonra en avantajlı teklif sahibi ile idare sözleşme akdetmektedir. İhale sürecine katılan her istekli idare tarafından düzenlenen teknik şartnameye göre teklif sunmakla birlikte, ekonomik açından en avantajlı teklif sahibi ile sözleşme akdedilmektedir. Dolayısıyla, teknik şartnameye göre teklif sunan istekli ve idare hangi istekli ile sözleşme akdedileceğini ve sözleşme kapsamında eserin hangi istekli tarafından meydana getirileceğini bu aşamada bilmemektedir. Bu nedenle, uyuşmazlık konusu Teknik Şartname'deki düzenlemelerin, belirli bir eser sahibinin meydana getireceği eserdeki mali haklarının devrine yönelik belirli bir tasarruf işlemine ilişkin olmadığı, ancak ileride ortaya konulacak bir eserdeki mali hakların devrine yönelik taahhüt işlemi olduğu sonucuna varılmıştır. Öte yandan, öğretide henüz vücuda getirilmemiş veya tamamlanacak olan eserlerin mali haklarına yönelik tasarruf muameleleri batıl ise de bu anlaşmalar ile bir eserin meydana getirilmesi değil, meydana getirilmiş veya getirilecek olan bir fikir ve sanat eseri üzerindeki mali hakların devri borcu altına girildiği, taraf iradeleri dikkate alınarak sözleşmeyi geçersiz saymak yerine anılan sözleşmeyi mali hakların devrine yönelik taahhüt işlemi olarak tahvil edilebileceği belirtilmektedir (Savaş Bozbel, "FSEK’e Göre İleride Vücuda Getirilecek Eserlerle İlgili Yapılan Sözleşmelerin İfası ve Sonuçları Hakkında Sinema Sektörü Özelinde Bazı Düşünceler”, Ticaret ve Fikri Mülkiyet Hukuku Dergisi, C. 1, S. 1, 2015, s. 45 vd.). Bu itibarla, dava konusu düzenlemelerin, 5846 sayılı Kanun'daki manevi hakları ortadan kaldırır nitelikte olmadığı ve eser sahibinin men etme hakkının devam ettiği, mali haklar yönünden ise devir taahhüdü niteliğinde olduğu sonucuna varıldığından, temyize konu İdare Mahkemesi kararının Teknik Şartnamesi’nin 2. maddesinin altıncı paragrafının, 3. maddesinin 7. bendindeki son iki cümlenin, 7. maddesinin (D) bendinin ve Teknik Şartname'nin ekinde yer alan “Muvafakatname” başlıklı belgenin manevi haklara ilişkin düzenlemelerinin iptali yönündeki kısmında hukukî isabet, “Muvafakatname” başlıklı belgenin mali haklara ilişkin düzenlemeleri yönünden davanın reddi yönündeki kısmında ise sonucu itibarıyla hukukî isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Teknik Şartname'nin ekinde yer alan “Muvafakatname” başlıklı belgenin mali haklara ilişkin düzenlemeleri yönünden davanın reddine dair kısmında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının bu kısmının ve davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA, 3. Davalının temyiz isteminin kabulüne; 4. Temyize konu Mahkeme kararının Teknik Şartnamesi’nin 2. maddesinin altıncı paragrafının, 3. maddesinin 7. bendindeki son iki cümlenin, 7. maddesinin (D) bendinin ve Teknik Şartname'nin ekinde yer alan “Muvafakatname” başlıklı belgenin manevi haklara ilişkin düzenlemeleri yönünden dava konusu işlemin iptaline yönelik kısmı ile davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 5. Bozulan kısım yönünden de DAVANIN REDDİNE, 6. Ayrıntısı aşağıda gösterilen ...-TL ilk derece yargılama gideri ile ...-TL temyiz yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7. Davalı idare tarafından yapılan ve ayrıntısı aşağıda gösterilen ...-TL temyiz yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 8. Davalı idare lehine ilk derece mahkemesince vekâlet ücretine hükmedildiğinden yeniden vekâlet ücretine hükmedilmemesine, 9. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine, 10. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine, 11. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 15/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 1/B maddesinde, "eser" tanımı yapılmış; 2. maddesinin 4110 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle değişik 3. fıkrasında, "Bedii vasfı bulunmayan her nevi teknik ve ilmi mahiyette fotoğraf eserleriyle, her nevi haritalar, planlar, projeler, krokiler, resimler, coğrafya ve topoğrafyaya ait maket ve benzerleri, her çeşit mimarlık ve şehircilik tasarım ve projeleri, mimari maketler, endüstri, çevre ve sahne tasarım ve projeler'' bilim ve edebiyat eserleri arasında sayılmış; Kanun'un 8 ilâ 12. maddelerinde, eser sahibine ilişkin düzenlemelere yer verilmiş; 13. maddesinde, genel olarak eser sahibinin hakları belirtilmiş; "Manevi Haklar" başlığı altındaki 14, 15, 16, 17. maddelerinde ise, eser sahibi kayıtsız ve şartsız olarak yazılı izin vermiş olsa bile şeref ve itibarını zedeleyen veya eserin mahiyetini bozan her türlü değişiklikleri men edebileceği, eserin umuma arzını menetme yetkisinden sözleşme ile dâhi vazgeçemeyeceği hükme bağlanmış; "Mali haklar" başlıklı 20. maddesinde, "Henüz alenileşmemiş bir eserden her ne şekil ve tarzda olursa olsun faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Alenileşmiş bir eserden eser sahibine münhasiran tanınan faydalanma hakkı, bu Kanunda mali hak olarak gösterilenlerden ibarettir. Mali haklar birbirine bağlı değildir. Bunlardan birinin tasarrufu ve kullanılması diğerine tesir etmez. Bir işlenmenin sahibi, kendisine bu sıfatla tanınan mali hakları, işleme hususunun serbest olduğu haller dışında, asıl eser sahibinin müsaade ettiği nispette kullanabilir." kuralına yer verilmiş; 21 ilâ 25. maddeler arasında da mali haklar, işleme, çoğaltma, yayma, temsil ve işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakları olarak sayılarak münhasıran eser sahibine ait olduğu belirtilmiş; Kanun'un 52. maddesinde de, "Mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır." kuralına yer verilmiştir. Yukarıda belirtilen Kanun hükümlerinden, ilim ve sanat eseri olan bir kısım fikri haklarından eser sahibinin iradesi ile vazgeçip bu haklarını devretmesi mümkün olmamakla birlikte eser sahibinin eserin umuma arzını menetme yetkisinden sözleşme ile dahi vazgeçmesinin mümkün olmadığı yazılı izin vermiş olsa bile eserin mahiyet ve hususiyetlerini bozan her türlü değişikliği menedebileceği anlaşılmaktadır. Manevi hakların korunması ilkesi hukuk sistemimizin temel prensiplerindendir. Türk Medeni Kanunu'na göre manevi haklar, bireye, birey olması sebebiyle tanınan haklardan olup, kişiye sıkı sıkıya bağlı, devredilemez ve vazgeçilemez haklardandır. Mali hakların ise, devri mümkün olmakla birlikte eser sahibinin eser üzerindeki tüm tasarruf hakkını ortadan kaldıracak şekilde devrine ilişkin şartlar koşulmasının hakkın özüne müdahale anlamına geleceği açıktır. Uyuşmazlık konusu ihalenin Teknik Şartnamesi'nin 2. maddesinin altıncı paragrafında, "5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun müelliflik ve sahiplik hakları T.C. Ordu Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı tarafından kullanılmasına muvafakat vermiş olup, proje uygulamasından dolayı telif talebinde bulunulamaz. Yaptırılan ihale, proje yaptırılması ve her türlü hakkın satın alınmasıdır. Bu nedenle İDARE dilediği sayıda, şekilde, yerde ve zamanda gerektiğinde proje bütünlüğü dâhil tüm değişiklikleri yapmak suretiyle bu projeleri uygulama ve uygulatma yetkisine sahiptir."; 3. maddesinin 7. bendinin son iki cümlesinde, "Bu nedenle İDARE dilediği sayıda, şekilde, yerde ve zamanda gerektiğinde proje bütünlüğü dâhil dilediği tüm değişiklikleri yapmak suretiyle bu projeleri uygulama yetkisine sahiptir. Bu safhada ekte verilen örnekteki gibi hazırlanan muvafakatname veya muvafakatnameler noter onaylı getirilecektir."; 7. maddesinin (D) bendinde, "Danışman, yapacağı projede 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 14, 15, 16 ve 19. maddesinde bahsi geçen müelliflik ve sahiplik haklarının T.C. Ordu Valiliği Yatırım izleme ve Koordinasyon Başkanlığı tarafından kullanılmasına muvafakat vermiş olup, proje uygulamasından dolayı telif hakkı talebinde bulunamaz. Yaptırılan ihale, proje, yaptırılması ve her türlü hakkın satın alınmasıdır. Bu nedenle İDARE dilediği sayıda, şekilde, yerde ve zamanda gerektiğinde proje bütünlüğü dâhil dilediği tüm değişiklikleri yapmak suretiyle bu projeleri uygulama yetkisine sahiptir. Ayıca DANIŞMAN yaptığı işin muvafakatini, ekte belirtilen formatta KONTROL TEŞKİLAT’ına teslim edecektir. İşin tasfiyesi veya feshi veya herhangi bir nedenle bitirilememesi durumunda yapılan kamu veya özel kurum, kuruluş veya şirketlere teslim edilen tüm işlere evrak ve işlemlerin haklarını da T.C. Ordu Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı ve alt birimlerine devretmiş olmaktadır. Bu haklardan herhangi bir şekilde hak talep etmeyecektir. Bu evrak ve işlemler istenildiği şekilde kullanılabilir." düzenlemesinin yer aldığı, yine Teknik Şartname'nin ekinde yer alan “Muvafakatname” başlıklı belgede de anılan düzenlemelere benzer düzenlemelerin yer aldığı görülmektedir. Teknik Şartname'nin dava konusu düzenlemeleri incelendiğinde, eserin (projenin) basımı, çoğaltılması, üzerinde değişiklik yapılması, süresiz yayın hakkı, işleme, çoğaltma, yayma, temsil, fikri ve müelliflik haklarının bedelsiz ve şartsız olarak eser sahibi tarafından davalı idareye devrinin öngörüldüğü ve yine eserin müellifi tarafından yayınlanabilmesinin davalı idarenin yazılı iznine tabi tutulduğu, böylelikle eser üzerindeki müellifin tüm (manevi ve mali) haklarının davalı idareye devredilmesinin ve eser üzerinde tek söz sahibinin davalı idare olmasının amaçlandığı görülmektedir. Bu itibarla, fikri mülkiyet hakkı ibaresi, eser üzerindeki maddi ve manevi hakları bir bütün olarak kapsamakta olup, 5846 sayılı Kanun'a aykırı olarak eser sahibinin eser üzerindeki her türlü maddi ve manevi hakkının davalı idareye devredilmesine ilişkin uyuşmazlığa konu Teknik Şartname düzenlemeleri ile Teknik Şartname'nin ekinde yer alan "Muvafakatname" başlıklı belgede hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, temyize konu Mahkeme kararının Teknik Şartnamesi’nin 2. maddesinin altıncı paragrafının, 3. maddesinin 7. bendindeki son iki cümlenin, 7. maddesinin (D) bendinin ve Teknik Şartname'nin ekinde yer alan “Muvafakatname” başlıklı belgenin manevi haklara ilişkin kısmının onanmasına, Teknik Şartname'nin ekinde yer alan “Muvafakatname” başlıklı belgenin mali haklara ilişkin kısmının ise bozularak anılan kısım yönünden de dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği oyuyla dava konusu uyuşmazlık ile benzer düzenlemelerin hukuka uygunluğunun incelendiği Dairemizin 21/10/2016 tarih ve E:2015/3433, K:2016/3379 sayılı kararı ile aynı sonucu sağlayacak şekilde karar verilmesi gerekirken emsal nitelikli karar ile çelişecek biçimde aksine verilen karara katılmıyorum.