10. Ceza Dairesi 2022/6456 E. , 2024/21187 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1584 E., 2021/1642 K. SUÇ : Kenevir Ekme HÜKÜMLER : 1. 28.07.2018 tarihli eylemi hakkında; İstinaf başvurusunun esastan reddi 2. 23.11.2017 tarihli eylemi hakkında; İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1. 28.07.2018 tarihli eylemi hakkında; temyiz isteminin reddi 2. 23.11.2017 tarihli eylemi hakkında; temyiz isteminin reddi ile ek kararın onanması İzmir Bölge Adliye Mahkemesi…
**10. Ceza Dairesi 2022/6456 E. , 2024/21187 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1584 E., 2021/1642 K. SUÇ : Kenevir Ekme HÜKÜMLER : 1. 28.07.2018 tarihli eylemi hakkında; İstinaf başvurusunun esastan reddi 2. 23.11.2017 tarihli eylemi hakkında; İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1. 28.07.2018 tarihli eylemi hakkında; temyiz isteminin reddi 2. 23.11.2017 tarihli eylemi hakkında; temyiz isteminin reddi ile ek kararın onanması İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 23.06.2021 tarihli ve 2020/1584 Esas, 2021/1642 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Sanığın 28.07.2018 tarihli eylemi hakkında; 1. Ödemiş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.02.2020 tarihli ve 2019/339 Esas, 2020/20 Karar sayılı kararı ile sanığın; "kenevir ekme" suçundan, 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun'un (2313 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin beşinci fıkrasının birinci cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 5 yıl hapis ve 12.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 23.12.2020 tarihli ve 2020/1157 Esas, 2020/3131 Karar sayılı kararı ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. 3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. B. Sanığın 23.11.2017 tarihli eylemi hakkında; 1.Ödemiş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.11.2019 tarihli ve 2019/149 Esas, 2019/51 Karar sayılı kararı ile sanığın; "kenevir ekme" suçundan, 2313 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin beşinci fıkrasının birinci cümlesi, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 5 yıl 3 ay hapis ve 14.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. GEREKÇE A. Sanığın 28.07.2018 tarihli eylemi yönünden: Sanık hakkında, Ödemiş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.02.2020 tarihli ve 2019/339 Esas, 2020/20 Karar sayılı kararı ile “kenevir ekme” suçundan, 2313 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin beşinci fıkrasının birinci cümlesi, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddeleri uyarınca kurulan “ 5 yıl” hapis cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesinin gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanığın 23.11.2017 tarihli eylemi yönünden; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararının (A) numaralı bendinde; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme konu "5 yıl 3 ay" hapis cezasına yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilirken hükmün "kesin" olarak verildiği, ancak hükme karşı "temyiz" yasa yolunun açık olduğunun farkına varılarak bu hususun 29.06.2021 tarihli müzekkere ile cezaevinde bulunan sanığa 02.07.2021 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın da hükmü 07.07.2021 tarihli dilekçesi ile temyiz etmek istediğini bildirdiği görülmüştür. Anayasanın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 232 nci maddesinin altıncı fıkrası gereğince, kararlar ve hükümlere karşı başvurulabilecek yasa yolları, süreleri, sürelerin ne zaman başlayacağı, başvuru mercii, şekli ve sonuçlarının, kuşkuya yer vermeyecek şekilde ilgililere açıkça bildirilmesinin gerekmesi, 5271 sayılı Kanun'un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.” şeklinde, aynı Kanun'un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında ise "Temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilir." biçiminde düzenlemeler bulunması, sanığın 07.07.2021 tarihli temyiz dilekçesinin hükmün hukuki yönüne ilişkin bir sebep içermemesi, kararın son bölümünde veya gerekçeli karar tebligat mazbatasında, temyiz başvurusunda hükmün neden dolayı bozulmasının istendiğine dair temyiz sebebi gösterilmesinin zorunlu olduğuna, gösterilmemesi halinde ise temyiz isteminin reddedileceğine dair bildirimi içeren ihtaratın yer almadığının anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17.03.2021 tarihli ve 2019/9. MD-554 Esas, 2021/117 Karar sayılı kararı ile 29.03.2023 tarih ve 2022/6-599 Esas, 2023/192 Karar sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, hak kaybının önlenmesi bakımından sanığa yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda yapılacak meşruhatlı tebligatla, tebliğden itibaren yedi günlük süre içerisinde yasal düzenlemeye uygun şekilde temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçe verebileceği, aksi halde sebep yokluğundan temyiz isteminin reddedileceği hususunda ihtar yapılmasının gerektiği anlaşılmıştır. III. KARAR A. Sanığın 28.07.2018 tarihli eylemi yönünden; Gerekçe bölümünde (A) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararına yönelik temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince temyiz incelemesine tabi olmadığı ve incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanığın 23.11.2017 tarihli eylemi yönünden; Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ve bu bentte belirtilen şekilde sanığa meşruhatlı tebligatla, tebligatın yapıldığı tarihten itibaren yedi günlük süre içerisinde yasal düzenlemeye uygun şekilde temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçe verebileceği, 5271 sayılı Kanun'un 295 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca yedi günlük yasal süre içinde ek gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmadığı takdirde temyiz talebinin reddedileceğine ilişkin ihtaratlı tebligatın yapılarak buna ilişkin evrakın dosyaya konulması ve sanığın süresi içerisinde gerekçeli olarak hükmü temyiz etmesi halinde temyiz dilekçesi ve buna ilişkin düzenlenecek olan ek tebliğname ile birlikte, gerekçeli temyiz isteminde bulunulmaması halinde ise mevcut haliyle incelenmek üzere yeniden Dairemize iade edilmek üzere, esası incelenmeyen dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmesi için, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2024 tarihinde karar verildi.