T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Denizli 1.Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 24/03/2022 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: 25/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İ…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Denizli 1.Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 24/03/2022 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: 25/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkili şirketin nakliyat vb. işler ile uğraşmakta olduğunu, kendi adına birçok tır, dorse, iş makinası vb. bulunduğunu, davalı firmanın da benzer işler ile ilgili faaliyette bulunduğunu, davalı tarafın kendi işlerinde fatura karşılığı çalıştırmak üzere tır, kamyon, dorse ve iş makinesi talep ettiğini, müvekkili şirketin söz konusu araçları şoförlü ve şoförsüz olarak davalı yana verdiğini, müvekkili şirketin bu işler karşılığında davalı yana fatura kestiğini, davalı tarafın da bu fatura bedelini müvekkili şirkete ödeyeceğini söylediğini, ilk başlarda da davalı taraf bir kısım ödemeler yapmış ise de, sonraları iş sahibinden para alamadıklarını ve faturaların ödenmediğini, esasen davalının müvekkili şirkete fatura ve cari hesaptan takip miktarının üstünde bakiye borcu bulunduğunu, bu nedenle Denizli 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı şirketin icra takibine itiraz etmesi üzerinde icra takibinin durdurulduğunu, davalı tarafın müvekkili şirkete bahsi geçen araçların çalışmasından dolayı fatura borcu bulunduğunu beyanla davalı yanca yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak zaman kazanmak amacıyla takibe itiraz etmiş olması göz önüne alınarak %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; davaya konu icra takip talebinde borcun kaynağı cari hesap dökümü olarak belirtilmiş olup alacağın hangi yıllara ilişkin olduğu, başlangıç ve vade tarihlerinin belirtilmediğini, harç ve masraflardan dolayı 100.000,00-TL üzerinden icra takibinin başlatıldığını belirtilerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakkını saklı tuttuğunu, davacının talebinin net olmadığını, müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi borcu bulunmadığını, dilekçe ekinden sunulan cari hesap dökümünden de anlaşılacağı üzere davacı yanın iddia ettiği üzere herhangi bir bakiye alacağı bulunmadığını, davacı yanın haksız olarak icra takibi başlatması ve akabinde bu davayı ikame etmesinde hukuki yararı ve menfaati olmadığını, bu nedenle davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "Olayda, davalının ödeme savunmaları değerlendirilerek, ödeme için verildiği iddia olunan çeklerin ve bonoların davacı yanca tahsil edilip edilmediği hususları araştırılmak sureti ile davalı ödeme hususunu ispatlayamadığından, davacının alacaklı olduğu kanaati ile dava kabul olundu. Her ne kadar takip dayanağı cari hesap olarak belirtilmiş olsa dahi alacağın likid olmadığı, bir kısmının dava edilmiş olduğu ancak hesaplama sonucu mahkeme kararı ile belirlenebileceği dikkate alınarak icra inkar tazminatına hükmolunmadı" şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacağının likit bir alacak olduğunu, bu sebeple asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini,nitekim bu hususun 01/07/2020 tarihli davalı defterlerinde yapılan bilirkişi incelemesinde de tespit edildiğini, bilirkişi tarafından bu ödemelere ilişkin hiçbir kaydın bulunmadığı ve bu ödemelerin kabul edilemeyeceğinin belirtildiğini, müvekkilinin 3.168.005,00-TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, ispat yükünün borcu olmadığını ve/veya borcu ödediğini iddia eden davalı borçlu yana geçtiğini, davalı borçlunun da borcunu ödediğine dair herhangi bir delil dosyaya ibraz etmediğini, bilirkişi raporların da davalının iddialarının aksine cari hesap borcunun ödendiğine ilişkin ödeme kayıtlarına rastlanılmadığının belirtildiğini, bu sebeple ticari defterlerinde de müvekkile borçlu olduğu ortaya çıkan davalı şirketin ödeme iddiasını ispat edemediğini, dosyada alınan her iki bilirkişi raporuda davalı şirketin müvekkili şirkete 3.168.005,00-TL fatura kaynaklı cari hesap borcu bulunduğunu ispat ettiğini, ayrıca davalının bağlı olduğu ... Vergi Dairesi'nden celp edilen davalı yana ilişkin BA/BS formalarında davalının 2017 yılı BA (Bildirim Alış) formlarında müvekkili şirkete ait 15 adet toplam 2.684.750,00-TL (KDV eklenince 3.168,005.00-TL) tutarlı faturayı vergi dairesine mal ve hizmet alışı olarak bildirdiğini, bu bağlamda müvekkilinin alacağından haberdar olan ve müvekkilinin faturalarını defterlerine kuruşu kuruşuna işleyen davalının basiretli tacir olduğu da gözetildiğinde davalının müvekkilinin alacağını belirlemesinin mümkün olduğunu, davalı yanın kötü niyetli olarak müvekkilinin alacağından haberdar olarak ve bile bile sırf müvekkilinin alacağına ulaşmasını engellemek için borca itiraz ettiğini, bu sebeple davalının haksız ve kötü niyetli takibe itiraz etmiş olması nedeni ile %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilerek müvekkiline ödenmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, taraflar arasında ticari ilişkiden kaynaklı cari hesaba ilişkin başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İtirazın iptali davasında icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacak, faturalara dayalı cari hesap alacağı ise alacak likit (muayyen, belirlenebilir) nitelikte bulunduğundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir (Bknz. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 18/09/2013 tarih 2013/9414 Esas ve 2013/14137 Karar sayılı ilamı). Somut olayda; itirazın iptaline konu icra takip dosyası cari hesap alacağından kaynaklanmaktadır. Cari hesaptan kaynaklanan alacak likit olmakla davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken Yerel Mahkemece yanılgılı değerlendirme ile davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. Ne var ki bu yanılgı yeniden yargılamayı gerektirmeyip Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm tesis edilmiştir. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/03/2022 tarih ve ... Esas ve ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, a-Davanın KABULÜ İLE; Denizli 8.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davalı yanın itirazının iptali ile takibin 100.000,00-TL asıl alacak üzerinden devamına, Koşulları oluştuğundan asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 20.000,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 6.831,00 TL harçtan peşin olarak yatırılan 1.707,75 TL harcın mahsubuyla bakiye 5.123,25 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/05/2022 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı, ...Harç sayılı Harç Tahsil Müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince İPTALİNE, c-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvurma harcı ile 1.707,75 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.743,65 TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, d-Davacı tarafından yapılan davetiye gideri, posta masrafı, bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 1.788,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, e-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, f-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince davacıya İADESİNE, 3-İstinaf incelemesi yönünden; a-Davacının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 80,70 TL maktu istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde talebi halinde İlk Derece Mahkemesince davacıya İADESİNE, b-Davacı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 78,60 TL posta masrafı, 23,90 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 323,20 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 4-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarı esas alınmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 25/12/2025 ...