9. Hukuk Dairesi 2017/19888 E. , 2017/7343 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, davacının 04.03
**9. Hukuk Dairesi 2017/19888 E. , 2017/7343 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, davacının 04.03.2013 tarihinden iş akdinin feshedildiği 13.07.2015 tarihine kadar satış danışmanı olarak çalıştığını, çalışmakta olduğu dönem rahatsızlandığı ve rahatsızlığı sonucu toplam 14 gün rapor verildiğini, raporlu olmasına rağmen şirket tarafından baskı ile işe gelmesi belirtilerek raporlu olmasına rağmen çalıştırıldığını, raporun bitmesinden sonra raporlu olması sebebiyle satışların azaldığı, bir sonraki ay da aynı durumun yaşanması halinde işten kovulacağının belirtildiğini, davacının artı bakiye ile 19.05.2015-25.058.2015 tarihlerinde kayıt yaptıktan sonra yapılan kayıtların sayısının fazla olduğunun belirtildiği ve konunun 29.05.2015 tarihinde şirket genel müdürüne bildirildiğini, bunun üzerine davacının istifa etmesi gerektiğinin belirtildiğini, davacının istifayı kabul etmediğini, şirket yetkililerinin konudan 29.05.2015 tarihinde haberi olmasına rağmen, 03.07.2015 tarihinde haberdar olduklarını iddia edilerek 09.07.2015 tarihinde davacının savunmasının alındığını, 13.07.2015 tarihinde de iş akdinin feshedildiğini ve davacıya 14.07.2015 tarihinde fesih bildirimi yapıldığını ileri sürerek feshin geçersizliğinin tespitini, müvekkilin işe iadesini ve yasal sonuçlarına hükmedilmesini istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davacının iş akdinin 10.07.2015 tarihinde feshedildiğini, dava açılış tarihi itibariyle davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacının imzasını taşıyan fesih bildiriminin davacıya 10.07.2015 tarihinde tebliğ edildiğini, davacının dürüstlük ve ahlak kuralları ile bağdaşmayan hileli davranışları ile davalı şirketi zarara uğrattığını, bu sebeple davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak, iş akdinin 10.07.2015 tarihinde feshedildiği ve fesih yazısının davacıya tebliğ edildiği, davacının 13.08.2015 tarihinde açmış olduğu, davanın bir aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınması gerekir. İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikâyet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Bunun yanında feshe ilişkin belgenin düzenleme tarihi kural olarak fesih bildirimini yapıldığı tarih olarak kabul edilemez. Önemli olan düzenleme tarihi değil, belgenin işçiye tebliğ edildiği tarihtir. şçinin kayıtlardaki fesih bildirim tarihi ile gerçek fesih bildirim tarihinin farklı olduğunu, davanın süresinde açıldığını iddia etmesi durumunda, bu iddiası ile ilgili delilleri toplanmalı, gerçek fesih bildirim tarihi araştırılmalı, özellikle hak düşürücü sürenin bertaraf edilip edilmediğine dikkat edilmelidir. İşçiyi yanıltıcı nitelikte değişik tarihler içeren fesih bildiriminin tebliğ tarihinin hak arama yolunu açacak şekilde işçinin lehine yorumlanması İş Hukukunun işçiyi koruma özelliğinin gereğidir. İş sözleşmesinin önel verilerek feshi halinde, dava açma süresi önelin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihten başlar. 4857 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 109. Maddesine göre ise “Bu Kanunda öngörülen bildirimlerin ilgiliye yazılı olarak ve imza karşılığında yapılması gerekir. Bildirim yapılan kişi bunu imzalamazsa, durum o yerde tutanakla tespit edilir. Ancak, 7201 sayılı Kanun kapsamına giren tebligat anılan Kanun hükümlerine göre yapılır”. Bu hükme göre tebliğin imza karşılığı ve tebligat hükümleri nedeni ile tebliğ edildiği tarihin de düzenleme tarihi de olsa ayrıca ve açıkça yazılması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, dosya içeriğine göre davacının iş sözleşmesinin 10.07.2015 düzenleme tarihli fesih bildirimi ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II. maddesi uyarınca haklı nedenle feshedildiği bildirilmiştir. Tebellüğ eden kısmında davacının koyduğu şerh, adı ve imzası kalemle yazılı ise de tebellüğ tarihi atılmamıştır. Düzenleme tarihi tebliğ tarihi değildir. Düzenleme tarihinde bildirimin yapıldığı kanıtlanmamıştır. İşverence düzenlenen hizmet belgesi, işten çıkış bildirgesi ve ibranameden davacının iş sözleşmesinin 13.07.2015 tarihinde feshedildiği, daha önce usulüne uygun bir bildirim yapılmadığı anlaşılmaktadır. İş sözleşmesi 13.07.2015 tarihinde feshedildiğine ve bu tarihten önce bildirildiği ispatlanamadığına göre dava süresinde açılmıştır. Mahkemece davanın süresinde açılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi hatalıdır. Dava süresinde olduğuna göre fesih konusunda tarafların delilleri değerlendirilmeli, feshin haklı veya geçerli nedene dayanıp dayanmadığı belirlenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 27.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.