12. Hukuk Dairesi 2023/7941 E. , 2023/9020 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi ... ... Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : 2942 sayılı Kanun'un 6487 sayılı yasa ile deği
**12. Hukuk Dairesi 2023/7941 E. , 2023/9020 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi ... ... Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : 2942 sayılı Kanun'un 6487 sayılı yasa ile değişik 6. maddesinin 11. fıkrası gereği haczedilmezlik şikayetine ilişkin temyiz itirazları yerinde değil ise de; Borçlu Belediyenin icra mahkemesine başvurusunda, kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan alacağın tahsili için ilama dayalı takip başlatıldığını, ...Defterdarlığı Muhasebe Müdürlüğü nezdinde bulunan hak ve alacaklarının haczedildiğini, 4706 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 5. bendinden kaynaklanan paylarının 5393 sayılı Kanun'un 15. maddesi uyarınca haczinin kabil olmadığı, 2942 sayılı Kanun'un 6487 sayılı yasa ile değişik 6. maddesinin 11. fıkrası gereği kamulaştırmasız el atma davalarında alınan mahkeme ilamına dayanılarak idarenin mal, hak ve alacaklarının haczedilemeyeceğini, icra vekalet ücreti ve tahsil harcının maktu alınmasına yönelik talebin müdürlük kararı ile reddedildiğini ileri sürerek haciz işlemlerinin iptali ile haczen dosyaya girmiş tahsilatlar var ise alacaklıya ödenmeyerek Belediyeye iadesine, müdürlük işleminin iptali ile icra vekalet ücreti ve tahsil harcının maktu olarak hesaplanmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece yalnızca 2942 sayılı Kanun gereğince değerlendirme yapılarak verilen ilk kararın sair temyiz itirazları yerinde görülmeyerek 4706 ve 5393 sayılı Kanunlar gereğince haczin kaldırılması talebine ilişkin olumlu veya olumsuz karar verilmek üzere bozulduğu, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda taraflarca takip edilmediğinden bahisle dosyanın işlemden kaldırıldığı, bu kararın da borçlunun başvurusu şikayet niteliğinde olduğundan dosyanın işlemden kaldırılamayacağı gerekçesi ile bozulduğu, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, borçlunun 4706 ve 5393 sayılı Kanunlar gereğince haczin kaldırılmasına ilişkin talebin yerinde olmadığı gerekçesi ile reddine karar verildiği, bu kararın şikayetçi borçlu tarafından tüm şikayet nedenleri doğrultusunda temyiz edildiği görülmüştür. 1) 4706 sayılı Kanunun 5. maddesinin 5. bendinden kaynaklanan paylarının 5393 sayılı Kanunun 15. maddesi gereği haczedilemeyeceğine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 4706 sayılı Kanun'un 5/5. maddesi; “Belediye ve mücavir alan sınırları içindeki Hazine'ye ait taşınmazların satış bedellerinin tahsil edilen kısmından, öncelikle yerinde muhafaza edilemeyen yapıların tasfiyesinde kullanılmak şartıyla %10'u, ilgili belediyelerin 20.07.1966 tarihli ve 775 Sayılı Kanun hükümlerine göre oluşturulan fon hesabına aktarılır. Kalan kısmından ise belediyeye %30, varsa Büyükşehir Belediyesi'ne %10 oranında pay verilir” hükmünü içermektedir. 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15/son (haciz tarihi itibariyle yürülükte olan) maddesinde; "Belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri, şartlı bağışlar ve kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan mallar ile belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri haczedilemez." düzenlemesine yer verilmiştir. Ayrıca, 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun'un 7. maddesinde; bu Kanunda, belediyelere genel bütçe vergi gelirleri tahsilatından ayrılacak paylar ile diğer kanunlarda verilmesi öngörülen payların, vergi hükmünde olduğu belirtilmiştir. Somut olayda; borçlu Belediyenin ...Defterdarlığındaki payları üzerine haciz konulmuş olup, 4706 sayılı Kanun'un 5. maddesine istinaden Hazine taşınmazlarının satışından elde edilen paralardan bu Kanuna istinaden belediyeye ayrılan payların haczi mümkün değildir. O halde, mahkemece bu yöndeki şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. 2) İcra vekalet ücreti ve tahsil harcının maktu alınması gerektiğine ilişkin müdürlük işlemini şikayete yönelik temyiz itirazlarına gelince, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/2. maddesine göre “ hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur.” Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu - 2007/14-778 E, 2007/611 K, Dairemizin 01.04.2008 gün ve 2007/38353 Esas, 2008/7142 Karar sayılı ilamı). Şikayetçi borçlunun, icra mahkemesine başvurusunda, icra vekalet ücreti ve tahsil harcının maktu alınmasına yönelik talebin müdürlük kararı ile reddedildiğini ileri sürerek şikayet dilekçesinin sonuç kısmında müdürlük işleminin iptali ile icra vekalet ücreti ve tahsil harcının maktu olarak hesaplanmasına karar verilmesini talep ettiği, mahkemece anılan şikayet hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmıştır. O halde, mahkemece, anılan şikayet sebebi hakkında daha önce olumlu veya olumsuz bir hüküm tesis edilmemesi sebebiyle önceki bozma ilâmı kapsamında yazılı şekilde karar verilmesi alacaklı lehine usuli kazanılmış hak oluşturmayacağından, HMK'nın 297/2 maddesi uyarınca borçlunun bu şikayeti hakkında bir karar verilmemesi isabetsizdir. Diğer taraftan, alacaklılardan ...'ın 24.04.2015 tarihinde vefat ettiği anlaşılmış olup, buna rağmen mirasçılarından ... ve ... yargılamaya dahil edilmeksizin şikayetin incelenerek sonuçlandırılması da doğru görülmemiştir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı tüm nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.12.2023 gününde oybirliğiyle karar verildi. ...