Esas sözleşmede aksi öngörülmemiş veya yönetim kurulu tek kişiden oluşmuyorsa temsil yetkisi çift imza ile kullanılmak üzere yönetim kuruluna aittir.Yönetim kurulu, temsil yetkisini bir veya daha fazla murahhas üyeye veya müdür olarak üçüncü kişilere devredebilir. En az bir yönetim kurulu üyesinin temsil yetkisini haiz olması şarttır.
davacı vekili vermiş olduğu 26/12/2006 tarihli dava dilekçesinde; müvekkilinin vefat eden babasından kalan 232 adet ... A.Ş ye ait hisse senedi bulunduğunu, 1999 yılında bu şirketin tüm aktif ve pasifiyle ... Anonim Şirketini devralması sonucunda her iki şirketin birleştiğini ve 01.10.1999 tarihinden itibaren ... A.Ş olarak faaliyetine devam ettiğini, bunun üzerine yeni hisse senetleri bastırıldığına, ... A.Ş ye ait hisse senetlerinin aynı miktardaki hisse senetleri ile değiştirildiğini, müvekkilinin 13.09.2006 tarihinde noter ihtarı ile ellerindeki hisse senetlerinin yenileri ile değiştirilmesini talep ettiğini, davalının buna cevap vermediği gibi müvekkili hakkında sahte senet basmaktan ... Başsavcılığına ... Hz. Ve ... Büro no ile şikayette bulunduğunu, bu senetlerin noter tutanakları tutularak imha edildiğini, iddia ettiğini, savcılık ve kendileri tarafından alınan raporlarda hisse senetlerinin orjinal olduğunu belirlendiğini ve bunun üzerine savcılığın şirket yöneticiler ve noter hakkında dava açtığını belirterek fazlaya dair talepleri saklı kalmak koşulu ile müvekkilinin hamili bulunduğu 232 adet ... A.Ş ye ait hisse senedinin sütün temettü hakları ile birlikte her türlü sermaye arttırımından faydalandırılmak kaydı ile davalı şirket hisse senedi ile değiştirilmesini, bunun mümkün olmaması halinde davalı şirketin dava tarihindeki piyasa değerinin tespit edilerek hisse senetlerini bütün temettü hakları ile birlikte ve her türlü sermaye arttırımından faydalandırılmak kaydı ile bulunacak miktarına göre tespit edilerek tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalıya usulune uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş, sunduğu cevap dilekçesinde ; davacının miras mülkiyeti nedeni ile tek başına dava açamayacağını belirtmiştir. Ancak daha sonra açılan ek dava ile bu eksiklik giderilmiştir.Davacının 3 senet getirerek yaptığı talep üzerine şirket kayıtlarında yapılan incelemelerde bu hisse senetlerinin başka ortaklara ait olduğunun saptandığını ve durumun davacıya anlatıldığını, bu nedenle TTK 417/son maddesine göre şirket defterinde kayıtlı olmayan pay nedeni ile ortaklık sıfatının kazanılamayacağını, şirketlerin birleşmesinden sonra ... A.Ş adına basılan hisse senetlerinin ... 7. Noterliği huzurunda ... tarih ve ... yevmiye sayılı tespit tutanağı ile imhaya tabi tutulduğu ve senetlerin ... Tic A.Ş in matbaasının imha bölümünde imha edildiğini ve davacının hak iddia ettiği senetlerin bu senetler içinde olduğunu ve bu nedenle davacı hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, senetlerin orjinal olmasının davacıya bir hak bahşetmeyeceğini, çünkü ana sözleşmenin 10. maddesine göre ortakların haklarının belirlenmesinde şirket defterleri ile Genel Kurul kararlarının esas olarak kabul edilmesinin zorunlu olduğunu hüküm altına alındığını, pay defterinde gerçek hak sahipleri yazılı iken davacının pay sahibi olamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen İstanbul 8 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/243 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; açılan davanın İstanbul 12 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/783 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, bu dosyada talep ettikleri hisse senedi bedelleri için davalının temerrüt tarihi olan 28/06/2006 tarihinden itibaren tüm hisse senetlerinin tementtü alacakları için işleyecek Merkez Bankası avans işlemlerinde uygulanan en yüksek ticari temerrüt faizinin her türlü talep ve fazlaya dair dava ve talep hakları sakla kalmak kaydıyla şimlidik 10.000 TL'sinin tahsilini, ... 12 Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında görülmekte olan davanın açılmasından sonra davaya konu hisse senetlerinin bedelli ve bedelsiz sermaye arttırımlarının da hesaplanarak bulunacak bedellerinin tahsilini, sermaye arttırımlarının yapıldığı tarihden itibaren işlecek T.C. Merkez bankası avans işlemlerinde uygulanan en yüksek ticari temerrüt faizinin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL'sinin tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekilleri 27/06/2012 tarihli dilekçeleri ile asıl davalarını ve ek davalarını ıslah ederek ek davadaki taleplerini 28.490.833,62 TL'ye birleşen davadaki taleplerini ise 26.825.256 ,00 TL'ye yükseltmişlerdir.... 38 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/24 E, 2012/182 Karar sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucunda; bilirkişi raporları doğrultusunda davaya konu hisse senetlerinin hamiline yazılı olduğu, davalı şirketin pay defterine dava konusu hisse senetlerinin ve ortakların kayıtlı olup olmamasının bir öneminin bulunmadığı, şirket birleşmesi nedeniyle hisse senetlerinin nama yazılı hisse senetleri ile değiştirilmek suretiyle imha işlemine tabi tutulduğu, ancak imha edilmediği, hisse senetlerinin usulüne uygun olarak imha etmek görevinin davalı şirkete ait olduğu, imha sürecinde işlemi yapan notere nezaret etmede davalı şirketin kusurunun bulunduğu, davacı tarafın veya murislerinin de dava konusu hisse senetlerini elde ederken basit bir araştırma ile bedelsiz kaldıklarını öğrenmeleri mümkün iken bu araştırmayı yapmadıklarını bu nedenle davacı tarafında müterafik kusurunun bulunduğu, davacı tarafın hisse senetleri üzearinde hak sahibi olduğunu, bedellerinin asıl davadaki talebinin üzerinde olmakla birlikte dava ve ıslah edilen miktar yönünden zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesi ile asıl davanın kabulü ile 50.000 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ıslah edilen miktar ve birleşen dava yönünden davaların zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2013/2762 Esas, 2014/9823 Karar sayılı, 27/05/2014 tarihli ilamı ile İstanbul 38 Ticaret Mahkemesinin 2011/24 E, 2012/182 sayılı kararı bozulmuş, bozma ilamında '... davacılar tarafından davalı şirketin 232 adet hamiline hisse senedinin sahibi oldukları iddia edilmiş, davalı ise bu hisse senetlerinin gerçek hak sahiplerinin dava dışı ..., ..., ... ve ... A.Ş. olduğunu ve kendilerinden hamiline yazılı hisse senetlerinin alınarak yerine nama yazılı hisse senetlerinin verildiğini ve davaya konu hisse senetlerinin 26.09.2002 tarihli noter tutanağı ile imha edildiğini savunmuştur. Davacı tarafın iddiasının sübutu halinde noter katibi tarafından düzenlenen 26.09.2002 tarihli belgenin sahte olduğu sonucu meydana geleceğinden, bu durumda belgeyi düzenleyen ilgili kişinin tarafı olmadığı böyle bir davada anılan belgenin sahteliğinin ileri sürülmesi Yargıtay İçtihatları karşısında mümkün değildir. Bununla birlikte, davaya konu hisse senetlerinin sahiplerinin ..., ..., ... ve ... AŞ. olduğu davalı tarafından savunulmuş olması karşısında verilecek kararın bu kişilerin haklarını da etkileyecek olmasına göre adı geçen kişilerin de bu davada hasım olmaları gerekmektedir. Bu itibarla, mahkemece, davacı tarafa, adı geçen kişiler ile ve noter belgesini düzenleyen kişiler hakkında dava açması için süre verilmesi ve dava açılması halinde işbu dava ile birleştirilerek sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. Ayrıca, mahkemece, davaya konu hisse senetlerinin ... A.Ş ile ... A.Ş.’nin birleşmesinden önce genel kurullarda temsil edilip edilmediği, temsil edildi ise kimler tarafından temsil edildiği, bu dönemde kar payı ödenip ödenmediği, ödendi ise kime ödendiği kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tesbiti ile iddia ve savunmaların bu husus nazara alınarak değerlendirilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.Öte yandan, ... 17. Asliye Ceza Mahkemesinde noter imha tutanağında imzası bulunan kişiler hakkında açılan ceza davasında verilen beraat kararının Yargıtay 11. Ceza Dairesince bozulduğu, ceza davası sonucu verilecek kararın işbu davanın sonucunu etkileyeceği göz önüne alınarak, anılan davanın sonucunun beklenmemesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davaya konu hisse senetleri menkul mal hükmünde olup, bir malın mülkiyetinin zamanaşımı nedeniyle kaybı sözkonusu olamaz. Kazandırıcı zamanaşımı mevcut ise de kaybettirici zamanaşımı yoktur. Bu itibarla, mahkemece, birleşen davadaki talepler ile ıslah edilen talepler yönünden zamanaşımı nedeniyle istemlerin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulduğu...." bildirilmiştir.Mahkememizce Yargıtay bozma ilamına uyulmuş, bozma ilamı kapsamında davacılara hisse senedi imha tutanağında imzası bulunan ve haklarında ceza davası açılan noter katibi ... ile iştirak halinde sahte resmi evrak düzenleyerek resmi belgede haklarında sahtecilik suçu işledikleri iddiası ile dava açılan ..., ... hakkında dava açıp Mahkememizde birleştirilmesi konusunda süre verilmiş, davacılar tarafından ... 8 Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasıyla ...,... ve ... , Beşiktaş 7.Noterliği aleyhine dava açılmış, davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Yargıtay bozma ilamı gereği İstanbul 5 Asliye Ticaret Mahkemesinde devam eden yargılamada verilen ara karara istinaden açılan iş bu davanın öncelikle İstanbul 5 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/595 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, müvekkilleri elinde bulunan 232 adet ... A.Ş hamiline yazılı hisse senetlerinin raporlarla hakiki olduklarının tespit edilmiş olması ve şirket deposunda senet olduğu iddia edilen paketlerdeki hisse senetleri ile şirket tarafından ibraz edilen senetler üzerinde hiçbir karşılaştırma, inceleme ve kontrol yapılmadan hisse senetlerinin imha edildiğine dair düzenlenen ... 7.Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde tespit tutanağının gerçeği yansımadığından sahteliğine ve belgenin iptal edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yapılan yargılama sonucunda İstanbul 8 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1227 Esas sayılı dosyası Mahkememiz dosyası ile birleştirilmiştir Davacılar tarafından, ..., ..., ... ve ... Tic. A.Ş (önceki unvanı ... Pazarlama Depomala A.Ş) aleyhine ... 11 ATM'nin 2015/1240 Esas sayılı dosyası ile dava açılmış, davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin hamili bulunduğu 232 adet ... A.Ş hamiline hisse senedinin temettü hakları ile birlikte her türlü sermaye aktarımından faydalandırılmak kaydı ile hisse senetlerinin mülkiyetinin davacı müvekkiline ait olduğunu, ve 232 adet ... A.Ş hisse senedinin ... A.Ş hisse senedi ile değiştirilmesine, değiştirilmesinin mümkün olmaması halinde hisse senetlerinin temettü hakları ile birlikte her türlü sermaye arttırımından faydalandırmak kaydı ile bedellerinin tespit edilerek Merkez Bankası Avans reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini, daha önce ... 12 Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyasında ...ye karşı dava açtıklarını, bilahare bu mahkemenin ... 38 ATM olarak değiştiğini ve dosya numarasının ...4 esasını aldığını, bu mahkemece davanın kabulünün ancak ıslah edilen ve birleştirilen davalar ve miktarı yönünden ise zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen karar taraflarca temyiz edildiği, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2013/2762 Esas , 2014/9823 karar sayılı ilamı ile kararın bozulmasına karar verildiğini, bunun üzerine dava dosyasının ... 5 Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında yargılamaya devam olunduğunu ve yarıglama dosyasında davaya konu hisse senetleri sahipleri ..., ..., ... ve ... A.Ş aleyhine ve noter katibi ... ile iştirak halinde sahte belge düzenlemek iddiası ile yarglıanan ... ile ... hakkında dava açarak mevcut dava ile birleştirilmesi için bir aylık kesin süre verildiği, bu nedenle bu davanın açıldığını bildirerek davanın kabulü ile birleştirme kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. ... 11 Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya üzerinden birleştirme kararı verilmiş, yargılamaya Mahkememizce devam olunmuştur.