(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/22938 E. , 2012/40245 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanığın mahkümiyetine dair, 20.10.2010 tarihli Gerekçeli kararın, sanığın yokluğunda verilerek, 12.11.2010 tarihinde usulüne uygun olarak sanığın sorgusunda belirttiği adrese tebliğ edildiği, temyiz istemninin kurban bayramı tatili sürelerine tesadüf ettiği, bu süreler nazara alındığında; sanığın, 22.11.2010 tarihli
**(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/22938 E. , 2012/40245 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanığın mahkümiyetine dair, 20.10.2010 tarihli Gerekçeli kararın, sanığın yokluğunda verilerek, 12.11.2010 tarihinde usulüne uygun olarak sanığın sorgusunda belirttiği adrese tebliğ edildiği, temyiz istemninin kurban bayramı tatili sürelerine tesadüf ettiği, bu süreler nazara alındığında; sanığın, 22.11.2010 tarihli temyiz isteminin yasal süresi içerisinde olduğu kabul edilerek tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut olayda; Müşteki ...’in, işyerinin karşısında bulunan berber dükkanında çırak olarak çalışan ve yargılama aşamasında tanık olarak dinlenen ...’e, kredi kartı borcunu yatırması için 700 TL para vererek Bankaya gönderdiği, sanığın, Bankada sıra bekleyen ...’in yanına gelerek ‘’ ... Bey’in parasını mı yatıracaksın ‘’ şeklinde sorduğu ve tanığı dışarı çıkardığı, Beyzade isminde bir kuyumcunun olduğunu, burada ... Bey’e ait bir senedin bulunduğunu ve alıp getirmesini istediği, vakit kaybı olmasın diyerek de ...’in elinde bulunan ve müşteki’ye ait olan paraları bankaya yatırma bahanesi ile alarak olay yerinden gitmesi şeklinde gerçekleştirdiği eyleminin, mahkemece dolandırıcılık olarak kabulünde ve nitelendirmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak ; Hapis cezası takdiren asgari hadden tayin olunduğu halde aynı gerekçe ile hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezasının birim gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak 25 gün olarak tayini suretiyle gerekçede çelişkiye düşülmesi, Bozmayı gerektirmiş,sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 1412 Sayılı CMUK'nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA ,ancak bu hususların yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasında yer alan 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kısmın çıkartılarak, yerine 5237 sayılı TCK 'nın 157/1, 52 maddeleri gereğince 5 gün adli para cezası karşılığı günlüğü 20.00 TL hesabıyla 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, denilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 28.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.