10. Hukuk Dairesi 2024/6091 E. , 2024/8738 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2071 E., 2024/320 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/164 E., 2022/362 K. Taraflar arasındaki maluliyet aylığı bağlanması istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Ma…
**10. Hukuk Dairesi 2024/6091 E. , 2024/8738 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2071 E., 2024/320 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/164 E., 2022/362 K. Taraflar arasındaki maluliyet aylığı bağlanması istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının askerlik görevini sağlıklı şekilde yerine getirdikten sonra Kurum sigortalısı olarak kendi iş yerinde faaliyette bulunduğu esnada rahatsızlanarak çalışamaz duruma geldiğini, Gazi Üniversitesi Hastanesinde paranoid şizofreni teşhisi konulduğunu, Polatlı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/649 E sayılı dosya ile davacıya babası ...'ın vasi olarak tayin edildiğini ve halen bu vasilik görevinin devam ettiğini, davacı ile ilgili Kuruma başvuruda bulunularak maluliyet aylığı bağlanmasının talep edildiğini, davalı Kurum tarafından davacının hasta iken sigortalı yapıldığı gerekçesiyle talebin reddedildiğini, davacının iyileşme olanağının bulunmadığını belirterek, davacının maluliyet oran ve dilekçeleri göz önünde bulundurularak malulen emeklilik tarihinin belirlenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurumca tesis edilen işlemde Kanun ve mevzuat hükümlerine aykırılık tesis eden bir husus bulunmadığını beyanla, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yüksek Sağlık Kurulu kararına göre davacının maluliyet başlangıç tarihinin 29.09.2008 tarihi olarak belirtildiği, her ne kadar davacıya 01.12.2019 tarihi itibariyle maluliyet aylığı bağlanmış ise de davacının talep tarihinden itibaren aylığın bağlanması isteminde bulunduğu, davacının maluliyet başlangıç tarihinin 29.09.2008 olması nedeniyle bu tarihi takip eden aybaşı olan 01.10.2008 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanması koşullarını sağlayan davacıya aylık bağlanması gerektiği değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; davacının çalışma gücünün en az %60’ını kaybetmiş olduğu anlaşılmış olsa da, sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı iş yerine maluliyetini gerektirecek düzeydeki bu hastalığı veya arıza ile girdiği tespit edildiğinden, malullük aylığından faydalanamayacağını, davacının 15 yıllık sigortalılık süresi ve 3960 gün prim ödeme gün sayısına tabi olduğundan ve Kurum tarafından dosyanın tetkik edilmesi neticesinde, 13.12.2003 tarihinde Esnaf Bağ-Kur tescili açıldığını, 10.07.2007 tarihinde kapatıldığını, 03.12.2007 tarihinde tekrar açıldığını ve 29.02.2008 tarihinde ise kapatıldığının anlaşıldığını, SSK hizmetinin de 5 yıl 3 ay 9 gün hizmetinin bulunduğunu, davacının 28.09.2008 tarihinden bu yana malul olması ve çalışma gücünün %60’ını kaybetmiş olması sonucu çıksa da, prim süresi yetmediğinden Kurum tarafından yapılan işlemlerde hata bulunmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının maluliyetinin tespiti ile maluliyet aylığına hak kazandığı tarihin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile mülga 1479 sayılı Kanun'un ve 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri. 3. Değerlendirme Dosyanın incelenmesinde, davacı ...'ın şizofren hastalığı sebebiyle malul olduğu iddiasıyla 29.09.2008 tarihinde davalı Kuruma müracaat ettiği, davalı Kurum Maluliyet ve Sağlık Kurulları Daire Başkanlığının 12.02.2010 tarihli kararına göre; davacının çalışma gücünün en az %60’ını kaybetmiş olduğu anlaşılmış olsa da, sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı iş yerine maluliyetini gerektirecek düzeydeki bu hastalığı veya arıza ile girdiği tespit edildiğinden, 1479 sayılı Kanun'un 28/2 inci maddesi kapsamında malullük aylığından faydalanamayacağına karar verildiği, davacının bu ret kararına karşı dava açmadığı, daha sonra 06.02.2018 tarihinde yeniden maluliyet aylığı bağlanması için davalı Kuruma müracaat ettiği, bu defa davacıya 1875 prim gün karşılığında Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğünün 17.02.2020 tarih ve *********** sayılı kararına istinaden 08.11.2019 tarihli Sağlık Kurulu Raporunu takip eden aybaşı olan 01.12.2019 tarihinden itibaren aylık bağlandığı anlaşılmaktadır. Eldeki davada, davacı tarafça ilk tahsis talep tarihinden itibaren malul sayıldığından davacıya bu tarihten itibaren aylık bağlanması gerektiği iddiası ile uyuşmazlık çıkarılmış olup, İlk Derece Mahkemesince davacının maluliyet başlangıç tarihinin 29.09.2008 olması nedeniyle bu tarihi takip eden ay başı olan 01.10.2008 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanması koşullarını sağladığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Öncelikle davacının ilk tahsis talebi üzerinden 10 yıldan fazla süre geçtiği, makul sürenin geçmiş olması sebebiyle bu talebe itibar edilemeyeceği gözetilmeksizin ve davacının ilk kez aylık bağlanması yönündeki talebinin davalı Kurumca, sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı iş yerine maluliyetini gerektirecek düzeydeki bu hastalığı veya arıza ile girdiği tespit edildiğine dair Kurum gerekçesi irdelenmeden Mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz görülmüştür. Diğer taraftan davacının akıl hastalığı sebebiyle Polatlı Sulh Hukuk Mahkemesinin 29.09.2011 tarihli kararı ile kısıtlanmasına karar verildiği, yargılamaya konu davanın da vasi ... tarafından başlatıldığı, yargılamanın devamı sırasında Polatlı Duatepe Hastanesinin 10.07.2020 tarih ve 369 sayılı Sağlık Kurulu Raporu gereğince davacı ... ...'ın kısıtlı kalmasını gerektirir hastalığı bulunmadığı, buna göre vesayet altında tutulmasının gerekmediğinin değerlendirilmesi üzerine Polatlı Sulh Hukuk Mahkemesince 09.09.2020 tarihinde vesayetin kaldırılmasına karar verildiği, davacının artık dava ehliyetine de sahip olduğunun anlaşılması karşısında davacının maluliyet durumuna ilişkin çelişkilerin de giderilmesi, ayrıca Mahkeme karar başlığının da buna göre düzeltilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2024 tarihinde karar verildi.