Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/14052 E. , 2024/1415 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/14052 Karar No : 2024/1415 TEMYİZ EDENLER : 1- DAVALI ...Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri - ... 2- DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (Eski Unvanı: ... Taahhüt Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF(DAVACILAR) : 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/14052 E. , 2024/1415 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/14052 Karar No : 2024/1415 TEMYİZ EDENLER : 1- DAVALI ...Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri - ... 2- DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (Eski Unvanı: ... Taahhüt Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF(DAVACILAR) : 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ankara İli, Mamak İlçesi, ... Beldesi, ... ruhsat numaralı sahada ... İnş. Mad. Taş. Tur. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılması planlanan, daha sonra icra yoluyla ... İnş. Taah. Mad. San. ve Tic. A.Ş.'ye devredilen "Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi (39,41 hektar)" projesi ile ilgili olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Altıncı Dairesi'nin 22/03/2023 tarih ve E:2022/9054, K:2023/3020 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyularak verilen temyize konu kararda; ''...Tüm bilgi ve belgelerin bilirkişi raporu ve ek raporu ile birlikte değerlendirilmesi sonucunda, ÇED raporuna konu projenin özelliği bakımından yeterli meslek grubunun oluşturulduğu, maden işletmesinde oluşan riskli durumların tespit edildiği, risk analizleri yapılarak tehlikeler sonucu oluşan riskli durumlar ve risklere karşı alınacak tedbirlerin belirlendiği, doğru risk değerlendirme yönteminin seçildiği, çalışma ve analizlerin tekniğine uygun olarak ve yeterli düzeyde yapıldığı, işletme yöntemlerinin mühendislik tekniğine uygun olarak seçilip planlandığı, seçilen maden işletme yöntemlerine bağlı kalmak koşulu ile patlayıcı etki alanı mesafesinin ve sağlık koruma bandı mesafesinin korunması, kırma eleme tesisinin çalışma prensiplerine (kapalı devre) uyulması, belirlenen maksimum üretim kapasitesinin geçilmemesi, projede belirlenen iş makinelerinin miktarlarının aşılmaması, deliğe şarj edilecek patlayıcı madde miktarı sınır değerinin aşılmaması, patlatma gün ve delik sayısı miktarlarının aşılmaması ve gün zamanlamasına uyulması, oluşacak atıkların taşınması, depolanması ve bertaraf edilmesi ile ilgili olarak verilen taahhütlere uyulması, çevrede oluşacak toz, gürültü ve titreşim kaynaklarının minimize edilmesi için belirlenen tedbir yöntemlerinin uygulanması, risk analizinde belirlenen düzeltici ve önleyici faaliyetlere uyulması, iş sağlığı ve güvenliği açısından oluşacak risklerin minimize edilerek çevreye verilecek etkilerin önlenmesi, ÇED raporunda belirlenen eylem planlarının tamamının uygulanması, verilen taahhütlerin yerine getirilmesi ve ayrıca yerleşim yerlerinin ÇED sınırlarına yeterli mesafede olması nedenleriyle maden ruhsatının faaliyetlerinin tekniğine uygun olarak yürütülmesinin yerleşim yerlerine etkisinin olmayacağının öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Ancak, depolama ve nakliyeye ait emisyon faktörlerinin alınmadığı, sadece kontrollü toz emisyonunun debilerinin hesaplanmasının yeterli olmadığı, kontrollü ve kontrolsüz toz emisyonunun hesaplamaya dahil edilmesi ve çıkan sonuca göre tedbir alınmasının mümkün olduğu, toz modellemesinin yapılmadığı, Beyaz Hazır Beton'dan kaynaklanan patlatma senaryosu dışındaki tüm modelleme senaryolarının değerlendirilmesinin uygun yapılmadığı, su kullanımı ve bertarafı ile ilgili işletme aşamasında eksik işlem yapıldığı, arazi hazırlık, inşaat ve işletme sonrası ile ilgili su kullanımı ve bertarafı ile ilgili açıklamaların bulunmadığı, ilgili belediyesinden konuya ilişkin olumlu görüş alınmadığı, araçların yakıtından kaynaklı emisyonların emisyon faktörleri kullanılarak kütlesel debilerinin hesaplanmadığı, bitkisel toprak sıyrılmasından kaynaklı emisyon faktörleri kullanılarak toz kütlesel debi hesaplarının yapılmadığı, kütlesel debi hesaplamalarının modelleme içerisinde girdi olarak yer almadığı ve hava kalitesi dağılım modeli raporunun uygun yapılmadığı, Hesperis bicuspidata adlı türün alanda tespit edildiği, ancak endemik olarak bildirilmediği, Onobrychis argyrea türünün endemik tür olarak bildirildiği, ancak bu türün endemik olmadığı, endemik tür sayısının eksik bildirildiği, Rosa canina, Cornus mas, Onercus pubescens, Onercus robur L. supsp. robur bitkilerine flora envanterinde yer verilmediği, şakayık türüne ait bitkinin o bölgede bulunup bulunmadığı hususunun iyi araştırılmadığı, arıcılık faaliyetine flora envtanter tablosunda yer verilmediği, alanda kireçtaşı bloğunun çatlak ve kırık yapılar içerdiği, masif bloktan oluşmadığı, bu nedenle ÇED raporunda yer alan bilgi ile zemin değerlemesinin örtüşmediği görülmüştür. Bu durumda, bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere, yukarıda belirtilen eksikliklerin ÇED raporunun tamamını kusurlandıracak mahiyette olduğu anlaşılmakla, "Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi (39,41 hektar)" projesi için verilen ... tarih ve ... sayılı Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu kararında hukuka ve mevzuata uyarlık görülmemiştir...'' gerekçeleri ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: 1-Davalı tarafından; davanın süresinde açılmadığı, faaliyetten kaynaklı toz oluşumunun Nihai ÇED Raporunda değerlendirildiği, Hava Kalitesi Değerlendirme Raporu hazırlandığı, Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliğinde belirtilen sınır değerlerin sağlandığı, ÇED Raporunun tamamını kusurlandıracak bir durum söz konusu olmadığı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. 2-Davalı yanında müdahil tarafından; davanın süresinde açılmadığı, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğu, çevrenin olumsuz etkilenmeyeceği, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu ile tespit edilen aleyhe hususların sahanın güncel durumunu yansıtmadığı, sahada yaklaşık 10 yıldır sorunsuz olarak faaliyete devam edildiği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacılar tarafından savunma verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50/4 maddesi uyarınca, bozmaya uyularak verilen kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılması gerektiğinden, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 29/02/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.