İSTİNAF KARAR TARİHİ : 12/03/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 12/03/2026 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili 2007 yılında Hacettepe Üniversitesi Eczacılık…
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 12/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 25/11/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ........ - DAVALI : ........ TİCARET VE SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ - 0 VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 12/03/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 12/03/2026 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili 2007 yılında Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesinden mezun olduğunu ve aynı yıl Kasım ayında ........ Eczanesi isimli eczanesini açmış ve 8 yıl boyu yıl süre boyunca bu eczaneyi işlettiğini, aktif eczacılığının devam ettiği 8 yıllık süre zarfında davalı ile ticari ilişki içinde olmuş ve 8 yıl süreyle, tek tedarikçi olarak çalıştığı davalı ecza deposu ile ticari ilişkileri aksamadan müvekkili tarafından düzenli ödemeler yapılarak sürdürüldüğünü, yine müvekkili tarafından son derece temiz ve güvenilir bir ticari hayat devam ederken ve hiçbir maddi sıkıntısı yokken durduk yere davalı tarafından müvekkilinin ödenmiş senetleri icraya konulduğunu, müvekkili aleyhine ihtiyati tedbir kararı alındığını, domino taşı etkisi yaratan bu kötüniyetli davranış ile müvekkilinin hem ticari hayatı ardından ekonomik sıkıntıların getirdiği stres ile aile hayatı ve sağlığı bittiğini, müvekkili davalıdan mütevellit borca batık hale gelmiş tüm mal varlığını kaybettiğini, hatta uğrunda neredeyse bir ömür harcadığı eczacılık ruhsatını ve kariyerini dahi yitirdiğini, müvekkilin bu maddi ve manevi zararlarının tazmini için davalı şirketle arabuluculuk görüşmeleri yapılmış ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle müvekkilinin telafisi artık mümkün olmasa da söz konusu zararlarının hakkaniyet gereği bir nebzede olsa giderilmesi için davalının sebep olduğu müvekkilin dava konusu zararlarını gidermesine karar verilmesini talep etme zarureti hasıl olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın (belirsiz alacağın tespiti ile ileride artırılmak üzere) davalıdan mevduata uygulanan en yüksek faizi ile tahsilini, müvekkilinin yaşadıkları karşısında son derece cüzi kalmakla birlikte 1.000.000,00 TL Manevi tazminatın davalıdan mevduata uygulanan en yüksek faiziyle tahsilini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; Davacının ikame etmiş olduğu işbu dava haksız, hukuka aykırı ve hukuki dayanaktan yoksun olmakla birlikte, dava dilekçesinde yer alan iddia ve beyanların hiçbirisinin taraflarınca kabulü mümkün olmayıp davanın reddinin gerektiğini, kesinlikle zarara dair iddiları kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının iş bu davası hukukun öngördüğü süreler içerisinde açılmadığını, bu nedenle iş bu davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, davacı taraf icra takibi ile zararı ve tazminat yükümlüsü öğrendiğini, bu aşamada davanın açılması için gerekli süre başladığını, buna ilaveten davacının açmış olduğu ve dava dilekçesine belirtmiş olduğu menfi tespit davası da davacının feragati neticesinde karara çıkmış ve 15.03.2019 tarihinde kesinleşmiş olup aşağıda bulunan emsal Yargıtay kararlarından da anlaşılacağı üzere davacının işbu davasının dinlenilmesi kanunen mümkün olmadığını, müvekkil tarafından yapılan icra takibinin haksız olmadığını, müvekkili ........ A.Ş. tarafından, davacı ........ (........ Eczanesi) aleyhine 129.000,00 TL bakiye alacağın tahsili amacıyla Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davacı tarafın yapılan icra takibinin haksız olduğuna yönelik iddialar doğruluk barındırmamakla birlikte kabulü de mümkün olmadığını, müvekkili şirket görüleceği üzere Ecza Deposu olarak hizmet vermekte, müşterileri de eczanelerden oluşmakta olduğunu, Eczane-İlaç deposu arasındaki ticari ilişkiler ilacın insan sağlığı ile ilgili olması, aciliyet kesbetmesi, fiyatlandırma ve sair hususlardaki devlet kurumlarının müdahalesi ve benzeri sebeplerle normal ticari hayatın dışında kendine özgü çalışma prensipleri olan bir ticari ilişki olduğunu, davacı ile müvekkil arasındaki çalışma süresinde eczaneye sürekli olarak ilaç verildiğini ve bu hizmet karşılığında faturalar düzenlendiğini, eczanenin ödemelerini aksatmasına rağmen mümkün mertebe ticari ilişki ve ilaç sevkiyatına devam edildiğini, son aşamada davacının ödemelerini yapamaması üzerine icrai işlemlere başlanmak durumunda kalındığını, davacının icra takibe karşılık daha önce ikame etmiş olduğu menfi tespit davasındaki dilekçesinde de belirttiği üzere 129.000 TL borcu bulunduğu beyanı ile müvekkili şirketin alacaklı olduğunu açıkça mahkeme içi ikrar ile sübut olduğunu, davacı müvekkili şirketin alacaklı olduğunun tespit edilmesi akabinde açmış olduğu menfi tespit davasından feragat ettiğini, davacı taraf vermiş olduğu 01.08.2018 tarihli ibraname başlıklı belge ile herhangi bir hak ve alacağı olmadığını beyanla müvekkili ibra ettiğini, davacının dava dilekçesinde beyan ettiği iddiaların müvekkili eylemi neticesinde gerçekleştiğinin ispatı gerektiğini, bu nedenlerle fazlaya dair tüm hak, dava ve talepleri saklı kalmak kaydı ile hukuki dayanaktan yoksun davacı tarafından açılan işbu davanın öncelikle zamanaşımı itirazları nazarı dikkate alınarak usulden reddini, neticeten iş bu davanın beyanları doğrultusunda esastan reddini, tüm yargılama, harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; "Anılan amir kanun hükmü, Yüksek Mahkemenin emsal mahiyetteki ilamı ve somut olayımız bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Her ne kadar davacı tarafından T.C. Konya .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı Örnek-10 icra takibinin haksız olduğu iddiasıyla eldeki maddi ve manevi tazminat davası açılmış ise de davacı tarafından bu takibin haksız olduğu iddiasıyla öncelikle T.C. Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/01/2019 Tarih ve ... Esas-... Karar (Eski Esas: ... Esas-... Karar) sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığı, davanın davacı lehine kısmen kabulüne karar verildiği, kanun yolu incelemesi esnasında davacı tarafından verilen 01/08/2018 tarihli feragat neticesinde T.C. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 24/09/2018 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamıyla feragat yönüyle değerlendirme yapılması için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği, bozma sonrasında dosyanın ... Esas sırasına kaydının yapılarak davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği ve kararın 12/03/2019 tarihinde kesinleştiği, yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 03/05/2017 Tarih ve 2017/1377 Esas-2017/2449 Karar sayılı ilamı da emsal alındığında davacı tarafından var ise zararı açısından zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihin 12/03/2019 tarihi olduğu, bu tarih itibariyle 6098 Sayılı Kanunun 72/1 maddesi gereğince 2 yıllık zamanaşaımı süresinin bu tarih itibariyle başlayacağı ve zamanaşaımı süresinin 12/03/2021 tarihi itibariyle sona ereceği, pandemi sebebiyle duran süreler de nazara alındığında eldeki dava tarihi olan 13/05/2025 tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğu, davalı tarafından yasal süre içerisinde ileri sürülen zamanaşaımı defi de nazara alındığında ; Davacının davasının zamanaşımı nedeniyle REDDİNE, " şeklinde hüküm kurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin müvekkilin açmış olduğu işbu maddi ve manevi tazminat davasını salt zaman aşımı gerekçesiyle reddettiğini, davanın esasına, haksız fiilin varlığına, zarar ile illiyet bağına ve kusura hiç girmediğini, zaman aşımı başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini, mahkemenin zaman aşımı başlangıcını 12/03/2019 olarak kabul ettiğini, bu tarihi menfi tespit davasının feragat nedeniyle kesinleşme tarihi olarak değerlendirdiğini ancak bu tespitin hukuka aykırı olduğunu, Somut olayda; müvekkilin uğradığı zararın ani değil, süreklilik arz eden ticari hayatın çökmesi, borca batıklık, mesleğin kaybı, ruhsat iptali, sağlık sorunları gibi zaman içinde derinleşen nitelikte olduğunu, dolayısıyla zararın 2019 tarihinde tam ve kesin şekilde öğrenilmiş sayılamayacağını, menfi tespit davasından feragatin, tazminat talebinden feragat anlamına gelmeyeceğini, manevi tazminatta zaman aşımının daha esnek değerlendirilmesi gerektiğini, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, tüm bu nedenlerle istinaf itirazlarının kabulü ile Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/11/2025 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve haklı davalarının kabulüne , zaman aşımı yönünden yapılan hatalı değerlendirmenin giderilerek davanın esasına girilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Mahkemece verilen karar, davacı yanca istinaf edilmiştir. Dava, haksız haciz nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dava dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından T.C. Konya .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı Örnek-10 icra takibinin haksız olduğu iddiasıyla eldeki maddi ve manevi tazminat davası açılmış ise de davacı tarafından bu takibin haksız olduğu iddiasıyla öncelikle T.C. Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/01/2019 Tarih ve ... Esas-... Karar (Eski Esas: ... Esas-... Karar) sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığı, davanın davacı lehine kısmen kabulüne karar verildiği, kanun yolu incelemesi esnasında davacı tarafından verilen 01/08/2018 tarihli feragat neticesinde T.C. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 24/09/2018 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamıyla feragat yönüyle değerlendirme yapılması için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği, bozma sonrasında dosyanın ... Esas sırasına kaydının yapılarak davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği ve kararın 12/03/2019 tarihinde kesinleştiği, davalı tarafından uzamış cevap süresi de gözetildiğinde süresinde zamanaşımı defi'nde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK’nın 74. maddesi gereği, haksız fiil nedeniyle tazminat talebiyle açılacak davada zamanaşımı, zarara ve failine ıttıla tarihinden itibaren 2 yıl ve her halde fiilin vukuundan itibaren 10 yıllık süreye tabidir. Eylemin aynı zamanda suç oluşturması durumunda uzamış (ceza) zamanaşımı uygulanacaktır. Davaya esas eylem suç niteliğinde değildir. Davacının açtığı menfi tespit davası feragat nedeniyle davanın reddi ile sonuçlanmış ve karar 12/03/2019 tarihinde kesinleşmiştir. Davanın feragatle neticelenmesi, dolayısıyla haksız takip yapıldığı tespiti ile sonuçlanmadığı hususu bir tarafa bırakılarak, anılan davanın kesinleştiği tarih itibarıyla en geç haczin haksızlığı (zararı ve faili öğrenmiş olması da) saptanmış olacağından en geç zamanaşımının bu tarihten itibaren başlatılması gerektiğinde dahi eldeki davanın tarihine göre yasada öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş bulunduğu görülmektedir. Bu sebeple, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından buna yönelik davacı istinafın reddi gerekmiştir. (Bkz. Aynı yönde emsal Yargıtay 4. HD 2015/12371 ESAS, 2017/5657 KARAR sayılı ilamı) Bu halde, kamu düzeni ve istinaf sebepleri çerçevesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına; dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE, 2-Davacının istinaf talebi yönünden karar ve ilam harcı olarak 732,00 TL alınması gerektiğinden peşin olarak yatırılan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi.12/03/2026 ..... Başkan ... e-imzalı ..... Üye ... e-imzalı ..... Üye ... e-imzalı ..... Katip ... e-imzalı Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.