6. Hukuk Dairesi 2022/5333 E. , 2024/188 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan 15. Hukuk Dairesince) mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davalılar aleyhine açılan maddi -manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli
**6. Hukuk Dairesi 2022/5333 E. , 2024/188 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan 15. Hukuk Dairesince) mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davalılar aleyhine açılan maddi -manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.01.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde duruşmalı temyiz talebinde bulunan davacı vekili Avukat ... ... geldi. Tebligata rağmen başka gelen yok duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirkete ait fındık fabrikasının makineleri ile çatıda bulunan profillerin boyanması hususunda müvekkili ile davalı şirketin anlaştığını, müvekkilinin uzanamadığı yerlere forklift vasıtası ile uzanmasını sağlamak için de diğer davalı ...'ın işveren tarafından görevlendirildiğini, müvekkili ile davalı şirket arasında yapılan anlaşma gereğince tüm güvenlik tedbirlerinin davalı şirket tarafından alınacağının kararlaştırıldığını, ancak müvekkili tarafından yüksek yerlerin boyanması esnasında vinç talep edilmesine rağmen, bu talebin yerine getirilmeyerek, forklifte kasa bağlanarak boya işini yaptığı sırada forklifti kullanan davalının kusurlu davranışı sebebiyle müvekkilinin yüksekten düşerek ağır yaralandığını ve sakat kaldığını, bu durumun müvekkilini maddi ve manevi olarak zarara uğrattığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla çalışamamasından kaynaklanan ... görememezlik ve işgücü kaybı için 10.000,00-TL maddi tazminat ile 40.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah yoluyla talebini 112.814,49-TL’ye arttırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davacı ile müvekkili şirket arasındaki anlaşmanın götürü usulde ve anahtar teslimi olarak yapıldığını, davacının boya işini yaparken yükseğe ulaşmak için gerekli teçhizatı kendisinin hazır etmesi gerekirken, böyle davranmayarak, müvekkilinin de bilgisi dışında, kendi bulduğu çözümle işini yapmak istemesi sonucu kazanın meydana geldiğini, davacı tarafça müvekkilinden vinç talep edilmediği gibi, müvekkilinin böyle bir sorumluluğunun da olmadığını, tüm kusurun davacıda olup müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25/10/2019 tarihli ve 2019/476 Esas, 2019/876 Karar sayılı kararıyla; dosya kapsamındaki tüm deliller, kusur durumu, olayın oluş şekli ve davalı şirket bünyesinde meydana gelen kaza nedeniyle şirketin gerekli tüm tedbirleri alması gerektiği, diğer davalı ...'ı da davalı şirketin görevlendirmesi ve gerekli güvenlik tedbirlerinin alınmasını sağlamamış olması, davalı ...' da davacının zarara uğramasına neden olacak şeklindeki eylemi hep birlikte değerlendirilerek davalıların belirlenen sorumlulukları oranında davacının maruz kaldığı ... gücü kaybı oranına göre uğramış olduğu ve 07.08.2019 tarihli ek rapor ile hesaplanan 110.189,98TL maddi zararın ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 02/06/2020 tarihli ve 2020/288 Esas, 2020/799 Karar sayılı kararıyla; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğundan bahisle davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi (kapatılan) 2020/2712 Esas, 2021/1950 Karar sayılı ve 26.04.2021günlü kararı ile davalı ... yönünden davalı taraf yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası hakkında karar verilmesinin hatalı olduğu, davacı ve davalı şirket arasındaki ilişkinin 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olduğu gözetilerek yüklenici ve ... sahibinin kusurlu olup olmadıkları ve varsa oranının belirlenmesi için eser sözleşmesi hükümlerine göre değerlendirme yapacak konunun uzmanlarından oluşan heyetten rapor alınması gerektiği, mahkemece yapılacak işin; gerekirse yerinde keşif de yapılmak suretiyle 6100 sayılı HMK'nın 266 ve devamı maddeleri hükümlerine uygun şekilde oluşturulacak konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi kurulundan rapor alarak ceza mahkemesindeki yargılamada sabit olan maddi vakıalarda dikkate alınarak taraflara ait kusur oranlarını, ağırlıklı kusurun yüklenicide olduğunu gözeterek eser sözleşmesinin ilke ve kurallarına göre belirlemek ve davacının isteyebileceği tazminat miktarının hesaplattırılıp sonucuna göre karar verilmesinden ibaret iken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru bulunmamış, kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma sonrası alınan 05/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda olayın öngörülebilir ve önlenebilir bir kaza olduğu, olayın meydana gelmesinde kaçınılmazlık unsurunun bulunmadığı, yüklenicinin edimini yerine getirirken kendi tarafından yapılması gereken hazırlık fiillerini basiretli tacir sıfatının gerektirdiği özenle yerine getirmesi gerektiği, olayın meydana gelmemesi için tüm önlemleri alması ve bunun için tüm uygun ortamı sağlaması gerektiği, davacının %100 oranında kusurlu olduğuna dair tespit ve değerlendirmeler yapıldığı, davacı ile davalı şirket arasındaki eser sözleşmesinin davacı tarafından yerine getirilmesi esnasında Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca gerekli tedbirleri almayan, işin meydana getirilmesi esnasında ... güvenliği eğitimini almamış kişileri emrinde çalıştıran, işin yapılması için gerekirse iskele kurmayan veya vinç kullanmayan, ... güvenliğinin gerektirdiği ekipmanları teçhiz etmeyen davacının meydana gelen kaza nedeniyle tam kusurlu olduğu, davacının kazanın meydana gelmemesine yönelik almış olduğu, üçüncü kişi konumundaki davalıların eylemi ile bertaraf olmuş bir tedbir bulunmadığı, bu anlamda kazanın önlenmesine yönelik tüm edimlerini yerine getirmesine rağmen davalı tarafların kusurundan kaynaklı olarak kazanın meydana gelmesinin söz konusu olmadığı belirlendiğinden, kusuru bulunmayan davalılar aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı müvekkilinin boya yapmak için davalı şirkete ait fabrikaya gittiğini, davalı şirket , diğer davalı ...’a boya yaparken kullanılacak olan forklifti kullanmak için talimat verdiğini, davalı ...’ın dikkatsizliği neticesinde müvekkilinin işi yaparken düştüğünü ve yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde tamamen davalıların sorumlu olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamı ve diğer deliller ile uyumlu olmadığını, davanın haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olduğunu ve müvekkilinin kendi kendine düşmediğini, her iki davalı için ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, eser sözleşmesine konu işin yerine getirilmesi sırasında meydana gelen kazadan kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanununun 355-371 . maddeleri 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Bulancak Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/1486 Soruşturma no ve 2010/877 karar numaralı kararının incelenmesinde mağdurların Talat Zere ve ... olduğu, şüphelinin Kenan Yavuz olduğu, 13/08/2010 suç tarihi ve iddia olunan suçun taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olduğu, 15/09/2010 tarihli karar ile suçun şikayete tabi olduğu ve mağdurların şüpheliden şikayetçi olmadıkları, şikayet yokluğundan kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş, karar 21/04/2011’de mağdurlara tebliğ edilmiştir. Davacının 26/08/2010 tarihli kolluk beyanında olayın kendi dikkatsizliklerinden meydana gelen bir olay olduğunu beyan ettiği görülmüştür. 2.1. Hükme esas alınan 05/04/2022 tarihli raporun incelenmesinde, davacı yüklenicinin işin yapılması sırasında gerekli özeni göstermediği, yürütülen tüm işlerin davacının kontrol ve sorumluluğunda olduğu ve gerekli önlemleri almadan işi yerine getirirken kazanın meydana geldiğini, olayın meydana gelmesinde davacının %100 kusurlu olduğu belirtilmiştir. Yerel mahkemece , denetime uygun bilirkişi raporunun hükme esas alınması neticesinde davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırı bir yan bulunmamıştır. 2.2. Davalı şirketin yetkili vekili Av. ..., davalı ...’ın yetkili vekili ise Av. ... ve Av. ... olduğu görülmüş, Av. ... ve Av. ...’ın 28/12/2016 tarihli celsede davalıları ayrı ayrı temsil ettiği görülmüş, bozma ilamı ile davalı ... bakımından davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine karar verildiği, diğer davalı şirket bakımından ise esastan ret kararı verildiği, bu bakımdan aynı nedenle ret sebebi bulunmayan davalılar bakımından ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka aykırı bir yan bulunmadığı, davalı şirket bakımından da nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedildiği, ancak bu hususta aleyhte temyiz bulunmadığı anlaşıldığından bozma sebebi yapılmamıştır. 3. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmayan davalılar yararına duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 16/01/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.