12. Ceza Dairesi 2022/9837 E. , 2023/3353 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/1004 E., 2021/573 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği tem…
**12. Ceza Dairesi 2022/9837 E. , 2023/3353 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/1004 E., 2021/573 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Antalya (Kapatılan) 11. Sulh Ceza Mahkemesinin, 14.04.2014 tarihli ve 2013/290 Esas, 2014/395 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 9 ay süreyle geçici olarak geri alınmasına karar verilmiştir. 2.Antalya (Kapatılan) 11. Sulh Ceza Mahkemesinin, 14.04.2014 tarihli ve 2013/290 Esas, 2014/395 Karar sayılı kararının, sanık ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 02.11.2015 tarihli ve 2015/747 Esas, 2015/16520 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilinçli taksir koşullarının oluştuğundan bahisle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Antalya 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2016 tarihli ve 2015/1680 Esas, 2016/618 sayılı kararıyla ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 10 ay süreyle geçici olarak geri alınmasına karar verilmiştir. 4.Antalya 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2016 tarihli ve 2015/1680 Esas, 2016/618 Karar sayılı kararının, sanık ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 15.05.2018 tarihli ve 2016/10346 Esas, 2018/5514 Karar sayılı kararı ile 31.08.2015 tarihinde vefat eden katılanın ölümü ile kaza arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir. 5.Antalya 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2021 tarihli ve 2018/1004 Esas, 2021/573 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanunun 85 nci maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geçici olarak geri alınmasına karar verilmiştir. 6.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.11.2021 tarih, 2021/123313 sayılı tebliğnamesi ile kararın onanması talep edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; katılanın, mağdurun soluk borusuna bir şey kaçtığına ve daha sonra hastalığının ilerleyip vefat ettiğine dair beyanı karşısında ölümle kaza arasında illiyet bağı bulunmadığına, eksik araştırmayla karar verildiğine, sanığın alkollü olmadığına ve resen gözetilecek nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Mahkeme gerekçesinde "... Kaza sonrasında katılanın organik beyin sendromu geçirdiği, vasisi olan annesinin beyanlarına göre ise kafatası kırığı meydana gelen mağdurun yatalak kaldığı, konuşamadığı, beslenmesinin suni yollarla yapıldığı ve 31.08.2015 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması nedeniyle kaza ile mağdurun ölümü arasında nedensellik bağı bulunup bulunmadığı konusunda Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda, mağdurun tedavi evraklarının temini ile İstanbul Adli Tıp Kurumundan rapor talep edilmiş, Adli Tıp Kurumu ihtisas Kurulu mütalaa raporuna göre;" 22/09/2012 tarihinde ... içi trafik kazası sonucu yaralandığı, 31/08/2015 tarihinde öldüğü bildirilen, Hüseyin oğlu, 30/06/1984 doğumlu ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bulunan veriler birlikte değerlendirildiğinde; Kişinin 22/09/2012 tarihinde maruz kaldığı trafik kazasına bağlı yaralanmasıyla 31/08/2015 tarihinde ölümü arasında illiyet bağı bulunduğunun kabulü gerektiği oybirliğiyle mütalaa olunduğu" bildirilmiştir. Rapor doğrultusunda sanıklar hakkında TCK 85/1. maddesi uyarınca Taksirle Ölüme neden olmak suçundan dolayı kamu davası açılması sağlandıktan sonra her iki sanığında CMK 176/1 ve 193/1. maddeleri kapsamında savunmaları alınmıştır. Buna göre, mağdurun 22/09/2012 tarihinde maruz kaldığı trafik kazasında yaralanmış ise de, kaza ile 31/08/2015 tarihindeki ölümü arasında illiyet bağı bulunduğunun kabulü gerektiği, yine dosya içerisinde mevcut 28/11/2013 tarihli trafik bilirkişi raporuna göre; kazanın meydana gelmesinde sanık ...'in asli, diğer sanık ...'ın ise tali kusurlu oldukları yönünde rapor düzenlenerek görüş belirtildiği; aynı kusur durumunun 12/02/2014 tarihli Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin raporunda da tekrarlandığı, olayla ilgili Antalya (Kapatılan) 11.Sulh Ceza mahkemesinin 2011/290 esas 2014/395 karar sayılı dosyasından yapılan yargılama sonrasında sanık ... hakkında taksirle yaralama nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, ancak sanık ... hakkında verilen hükmün temyiz edilmesi ve devamında böyle bir neticenin ortaya çıkması karşısında, sanık ... hakkında verilen HAGB'nin resen yeniden değerlendirilmesi gerektiği, kaldı ki HAGB kararının 06/05/2014 tarihinde kesinleştiği, 06/05/2019 tarihinde 5 yıllık denetim süresinin dolduğu, düşme kararı verilmesi gerektiği, bu nedenle sanık ... hakkında HAGB kararının olmasının yeniden hüküm kurulmasına engel olmadığı değerlendirilerek, olayın oluşunda her iki sanığında birden kusurlu oluşu, eylemden kusur durumlarına göre ortak derecede sorumlu oluşları gözetilerek mevcut davada her iki sanığın da birlikte sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Sanık savunmalarında, üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmeseler de adli tıp raporları, tanık beyanı ve tüm dosya kapsamında cezadan kurtulmaya yönelik olan sanık savunmalarına itibar edilmemiş ve alınan adli tıp bilirkişi raporunda sanık ...'in asli kusurlu olduğu kabul edilerek sanığın üzerine atılı taksirle ölüme neden olma suçundan asli kusurlu olması nedeniyle alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle aşağıdaki şekilde hükümlülüğüne, alkollü ... kullanarak kazaya sebebiyet veren sanığın bilinçli taksirle hareket ettiğinin anlaşılması karşısında TCK'nın 22/3 maddesi gereğince -bilinçli taksir teşkil eden bir hareketinin bulunması (alkollü ... kullanma) nazara alınarak- sanığın cezası takdiren 1/3 oranında artırılmasına, sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri göz önüne alınarak TCK'nun 62. maddesi uyarınca cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına karar vermek gerektiği... Sanık ... yönünden; hakkında atılı suçtan hükmolunan sonuç hapis cezasının miktarı 2 yılı aşmış olması nedeniyle CMK 231 maddesi ile TCK 50 ve 51. maddesinin yasal olarak uygulama imkanı bulunmadığından diğer yasal ölçütler tartışılmaksızın anılan yasal düzenlemelerin sanık lehine uygulanmasına yer olmadığına.." denilmiştir. 2.Sanık aşamalarda alkollü olmadığını, kavşakta sağından hızla gelen aracın kendisine çarpması sonucu kontrolü yitirdiğini savunarak suçlamaları reddetmiştir. 3.Kazaya karışan ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilen temyiz dışı sürücü ... olay tarihinde kendisinin sevk ve idaresindeki aracı ile Yeşilırmak caddesinde seyir halinde iken sanığın kullandığı aracın ara yoldan kendisinin sağından hızlı bir şekilde patinaj yaparak kontrolsüz kavşaktan çıktığını, kendisinin durmak için frene bastığını, direksiyon manevrası yaptığını, ancak idaresindeki aracı durduramadığını, aracın sol yan kısmına çırptığını, araçta bulunan ...'in yaralandığını ifade etmiştir. 4.Tanık Fatih, olay tarihinde ...'ın idaresindeki araçta sağ ön koltukta oturduğunu, Bilal'in hızının 60-70 km civarında olduğunu, bu sırada akaryakıt istasyonunun bulunduğu yan yoldan süratli bir aracın kontrolsüz bir şekilde ana yola çıktığı sırada Bilal'in kullandığı aracın diğer aracın şoför kısmının yan tarafından çarptığını söylemiştir. 5.Mağdur ...'ın kazadan sonra yatalak olması konuşamaması sebebiyle beyanı alınamamış 31.08.2015 tarihinde de hayatını kaybettiği anlaşılmıştır. 6.İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. ihtisas Kurulunun 02.05.2019 tarihli raporunda ".. Her ne kadar zamanında otopsi yapılarak dokularda makroskobik, mikroskobik ve toksikolojik incelemeler yapılmamış olmakla birlikte, adli dosyada kayıtlı bilgilerde kişinin 22/09/2012 tarihinde ... içi trafik kazası sonucu yaralandığı, Özel Akdeniz Şifa Hastanesi’ne 112 aracılığı ile getirildiği, yapılan fizik muayenede başında çeşitli boyutlarda kesi izleri, pupiller dilate, sağ kolda deviasyon olduğu, bilinci kapalı, sağ kulaktan gelen kaynağı fizik muayenede tespit edilemeyen kanaması olduğu, radyolojik incelemelerde; maxilofasiyal, orbita ve temporal kemikte fraktür hatları, subaracnoidal kanama, her iki akciğerde kontüzyon, sağ humerusta deplase fraktür saptandığı, entübe edilerek ileri yaşam desteği amacı ile yoğun bakıma yatışı yapıldığı, akut subdural hematom ve yaygın travmatik sak nedeniyle anti ödem anti epileptik tedavi başlandığı, tedaviye yanıt vermeyen hasta acil şartlarda ameliyata alındığı, ameliyatta sağ frontotemporopariyetel kraniotomi ve akut sdh drenajı yapıldığı, hemodinamik bulgularının nonstabil seyretmesi ve batın usg de serbest sıvı saptanması üzerine genel cerrahi tarafında operasyona alındığı, kontrolde karın içerisinde serbest kan mevcut olduğu, laparotomi yapıldığı, karaciğer sağ lop kenarda parçalı yaralanma ve laserasyonsaptandığı, parçalı kısım rezeke edilerek primer tamir edildiği, yoğun bakımda yatışının 41. günü genel durumu iyi olduğu, taburculuğuna karar verildiği, 01/12/2012 tarihinde solunum sıkıntısı gelişen hastanın aynı hastaneye acil servise getirildiği, şuuru kapalı, gks:9, akciğer oskültasyonunda stridoru bulunan hasta yardımcı solunum kaslarını kullanmakta, nb:160/dk, ta: 150/100mmhg, hasta entübe edilerek mekanik ventilatöre bağlandığı, çekilen torax bt de sağ ac alt lob posterobazal segmentte plevral tabanlı konsalide alan ve eşlik eden minimal plevral efüzyon (aspirasyon pnömonisi), bronşit, çekilen beyin bt de sağ temporoparietal kranioektomi defekti, sağ temparoparietal ve sol temporal bölgelerde ensefalomalazi alanları tespit edildiği, 21/01/2013 tarihinde yatışının 51. günü genel durumu orta, trakeostomili, gastrostomiden beslenmekte, şuur kapalı halde taburcu edildiği, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 04/04/2013 tarih ve 4205 rapor numaralı engelli sağlık kurulu raporunda; kraniotomili, spastik tetraparezi, organik beyin sendromu, PEG’li gastrostomi ile besleniyor, trakeostomi haliyle %99 özür oranı olduğuna dair rapor düzenlendiği, 31/08/2015 tarihinde evinde öldüğü dikkate alındığında; Kişinin ölümünün genel beden travmasına bağlı kafatası, ekstremite kemik kırıkları ile birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti, iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama ve yatalak kalmaya bağlı gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğunun kabulü gerektiği, 2. Kişinin 22/09/2012 tarihinde tarihinde maruz kaldığı ... içi trafik kazasına bağlı kafatası, ekstremite kemik kırıkları ile birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti, iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama meydana geldiği, bu nedenle yatalak kaldığı, bası yaraları oluştuğu, PEG’den beslendiği, trakeostomisi olduğu, iyileşemeden 31/08/2015 tarihinde evinde öldüğü dikkate alındığında; Kişinin 22/09/2012 tarihinde maruz kaldığı trafik kazasına bağlı yaralanmasıyla 31/08/201 tarihinde ölümü arasında illiyet bağı bulunduğunun kabulü gerektiği oybirliğiyle mütalaa olunmuştur." şeklinde görüş bildirilmiştir. 7.Dosya içerisinde mecvut kaza tespit tutanağı, yargılamada yapılan keşfe binaen düzenenlen bilirkişi raporu ve Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen rapor içeriklerine göre geçiş üstünlüğüne uymadan tali yoldan bölünmüş yola kontrolsüzce çıkan sanığın asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir. 8.Kazadan 9 saat 25 dakika sonra yapılan ölçümünde sanığın 0,22 promil alkollü olduğuna dair alkolmetre çıktısı dosya içerisinde mevcuttur. IV. GEREKÇE 1.Gece saatlerinde, meskun mahaldeki aydınlatma bulunan çift yönlü yolda, 1,57 promil alkollü olarak seyreden sanığın kontrolsüz “T” kavşağa geldiğinde geçiş üstünlüğüne uymadan tali yoldan bölünmüş yola kontrolsüzce çıkmasıyla solundan seyreden aracın kendisine çarpışması neticesinde aracında bulunan mağdurun yaralandığı; ancak 31.08.2015 tarihinde hayatını kaybettiği, İstanbul Adli Tıp Kurumunca düzenlenen 02.05.2019 tarihli rapora göre mağdurun ölümünün maruz kaldığı ... içi trafik kazasına bağlı kafatası, ekstremite kemik kırıkları ile birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti ve iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana geldiği ve maruz kaldığı trafik kazasıyla yaralanmasıyla ölümü arasında illiyet bağı bulunduğunun tespit olunduğu, bu şekilde sanığın geçiş üstünlüğüne riayet etmeden asli kusurlu şekilde ve bilinçli taksirle mağdurun ölümüne neden olduğunun anlaşıldığı olayda, mahkemenin kabul ve tespiti ile yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamış, bu nedenle de sanık müdafinin eksik araştırmaya, illiyete yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2021 tarihli ve 2018/1004 Esas, 2021/573 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2023 tarihinde karar verildi.