Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/6308 E. , 2024/3381 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/6308 Karar No : 2024/3381 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Tatil Sitesi Yönetimi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ecrimisil alacağını…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/6308 E. , 2024/3381 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/6308 Karar No : 2024/3381 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Tatil Sitesi Yönetimi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ecrimisil alacağının tahsili amacıyla düzenlenen 178.096,49-TL tutarlı, ... tarih ve ... cilt/sıra nolu, ... nolu ödeme emrinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu ödeme emrine dayanak ecrimisil ihbarnamesinin 153,266,13-TL'lik kısmının hukuka uygun, kalan kısmının da hukuka aykırı olduğunun Mahkeme kararı ile ortaya konulduğu görüldüğünden, dava konusu ödeme emrinin 153,266,13-TL'lik kısmında hukuka aykırılık, 24,830,36-TL'lik kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davalı idarenin istinaf başvurusu yönünden, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine, davacı istinaf başvurusunun ise, ödeme emrinin konusu ecrimisil alacağının kaynağı ecrimisil düzeltme ihbarnamesine yönelik olarak açılan davada ilk derece mahkemesince verilen kısmen iptal, kısmen kararının karşılıklı olarak istinaf edilmesi üzerine Dairelerinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile iptale yönelik kısma ilişkin davalı istinaf başvurusunun reddedildiği, davanın reddine yönelik davacı istinaf başvurusunun ise kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararının bu kısmının kaldırıldığı, kaldırılan kısım yönünden iptal kararı verildiği, bu durumda; ödeme emrinin konusu ecrimisil alacağının dayanağı ihbarnamenin yargı kararı ile iptal edilmiş olması karşısında, davacının vadesi gelmiş ve ödenmemiş bir borcunun bulunmadığının kabulü gerektiğinden, dava konusu ödeme emrinde "neden ve konu" bakımından hukuka uyarlık, kararın davacı başvurusuna konu redde ilişkin kısmında da hukuksal isabet bulunmadığı gerekçesiyle kabulüne, İdare Mahkemesince verilen kararın davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına, kaldırılan kısım yönünden de dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dayanak işlemin yargılandığı dosya kapsamında alınan anılı iptal kararı kesinleşmediği ve işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un olay tarihinde yürürlükte olan ''Ödeme emri'' başlıklı 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı hüküm altına alınmış olup, ''Ödeme emrine itiraz'' başlıklı 58. maddesinde ise, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı iddialarıyla dava açabileceği hükmüne yer verilmiştir. Ödeme emrine konu alacağın dayanak işlemine karşı dava açılmış ise, bu davanın sonucuna göre ödeme emrinin hukuki denetiminin yapılması gerektiği açıktır. Dava dosyasının incelenmesinden, Muğla İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan taşınmazın 01/04/2014-31/12/2016 tarihleri arasında fuzulen işgal edildiğinden bahisle tahakkuk ettirilen 178.096,49-TL ecrimisil bedelinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle bakılan davanını açıldığı anlaşılmaktadır. Dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemiyle açılan davada; ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile dava konusu işlemin 153,266,13-TL'lik kısmı yönünden davanın reddine, kalan 24,830,360-TL'lik kısmının ise iptaline karar verildiği, tarafların istinaf başvurusunun ise ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davalının istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun ise kabulüyle İdare Mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılarak dava konusu işlemin iptali yolundaki kararına karşı davalı idarece yapılan temyiz başvurusu üzerine söz konusu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 27/05/2024 tarih ve E:2023/5241, K:2024/3380 sayılı kararıyla bozulduğu görülmüştür. Bu durumda, davaya konu ödeme emrinin dayanağı olan ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemiyle açılan davada, sözü edilen bozma kararı üzerine yapılacak yargılama sonucunda verilecek karara bağlı olarak işbu ödeme emri konusunda da yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 27/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.