11. Hukuk Dairesi 2009/7301 E. , 2011/6738 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/02/2009 tarih ve 2007/311-2009/136 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 31.05.2011 gününde davalı vekili Av. ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davacı vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve
**11. Hukuk Dairesi 2009/7301 E. , 2011/6738 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/02/2009 tarih ve 2007/311-2009/136 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 31.05.2011 gününde davalı vekili Av. ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davacı vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi .... ....tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin 13.06.2006 tarihinde kan sayım solüsyonu olarak adlandırılan 14.760 YTL tutarındaki 3 kutu tıbbi malı (12.000 birim) İstanbul’da bulunan Endüstri Medikal Malz...Ltd Şti.’ne gönderilmek üzere davalı kargo şirketinin Şanlıurfa şubesine sevk irsaliyesi ve teslim fişiyle teslim ettiğini, ancak davalı kargo şirketi tarafından taşıma esnasında gereken özen ve dikkatin gösterilmemesi nedeniyle müvekkili şirkete ait malın hasarlanarak kullanılmaz hale geldiğini ve alıcı firma tarafından teslim alınmadığını, müvekkilinin bu nedenle zarara uğradığını, davalıdan zararın tazmini için talepte bulunulmasına rağmen davalının zararı ödemediğini ileri sürerek, meydana gelen zarardan dolayı 14.760 YTL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının taşınan kargonun içeriği hakkında müvekkiline bir beyanda bulunmadığını, taşıma öncesi malların niteliğinin bildirilmesi halinde sözkonusu malların müvekkili tarafından taşınmayacağını, ayrıca davacının kırılacak nitelikte olan malların içeriğini beyan etmediği gibi bu malların taşınırken zarar görmemesi için gerekli ambalaj yapımında üzerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğünü de yerine getirmediğini, bu nedenle davaya konu zarardan müvekkilinin sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından taşınmak üzere davalıya teslim edilen malın taşıma esnasında hasar gördüğü ve kullanılamaz hale geldiği, kargonun varış merkezine hasarlı olarak ulaştığı, davalı taşıyıcı firmanın taşıma sözleşmesinin ifası sırasında sözleşme ile yükümlendiği kargoyu gönderilene teslim etme yükümlülüğünü yerine getirmediği, bu nedenle TTK’nun 772, 781, 782, 784 ve 786. maddeleri uyarınca gönderici firmaya karşı sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile mal bedeli olan 14.760,00 TL tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, davalı tarafından taşınması üstlenilen yükün taşıma sırasında hasarlanması nedeniyle davacının uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir.Davalı yaptığı savunmada davacı tarafından teslim edilen yükün niteliğine uygun biçimde ambalajlanmadığını, ambalajın yetersiz olması nedeniyle zararın meydana geldiğini savunmuştur.Dosya içindeki taşımaya ilişkin bilgi ve belgeler ile davacının ticari faaliyeti göz önüne alındığında taşınan yükün tıbbi malzemeye ilişkin olduğu ve davalının kendisine teslim edilen malı ihtirazi kayıt koymadan teslim aldığı anlaşılmıştır.Ancak taşınması üstlenilen yükün kan sayım solüsyonu olup, kutuların patlamış olması nedeniyle hasarlandığı ve alıcı tarafından teslim alınmadığı anlaşılmıştır.Yargılama sırasında taşınan yükün niteliğine göre nasıl bir ambalaj içinde ve ne şekilde taşınması konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınmamıştır.Davalı kendisine teslim edilen malın ambalaj yetersizliği sonucu hasara uğradığını savunmuş olmasına göre bu savunmasının yerinde olup olmadığının tespiti gerekir.Bu durumda, taşınan malın niteliği gözönüne alınarak taşıma konularında uzman bir bilirkişi ile malın niteliği gereği sağlık malzemeleri konusunda uzman bir bilirkişiden davaya konu yükün ne şekilde, nasıl bir ambalaj ile taşınması gerektiği ve davaya konu taşımada gereken şekilde ambalajlanıp ambalajlanmadığının tespit edilmesi ve sonuçta hasarın yetersiz ambalaj sonucu meydana geldiğinin anlaşılması halinde bu kez yetersiz ambalaja rağmen ihtirazi kayıt koymadan taşımayı kabul eden davalının meydana gelen zararda müterafik kusurunun bulunduğu değerlendirilerek davalının kusur durumunun incelenmesi gerekirken, anılan hususlar üzerinde durulmadan eksik incelemeye dayalı olarak davalının oluşan zarardan tamamen sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir. 3-Öte yandan, davacı davalıya yaptığı başvuruda taşınan malzemenin hasarlanması nedeniyle meydana gelen zarar tutarı olarak 4.241,77 TL ödenmesini istemiş olmasına rağmen davada istenilen 14.760,00 TL’nin neye göre istendiği, hasarlanan mal değerinin ne kadar olduğu hususları üzerinde durularak sonucuna göre davalının sorumlu olduğu miktarın tayin ve tespiti gerekirken bu hususlar üzerinde durulmadan ve yapılan başvuruda 4.241,77 TL istenmiş olmasına rağmen hangi nedenle mal bedeli karşılığı olarak 14.760,00 TL’nin hükmedilmiş olduğu da açıklığa kavuşturulmadan yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 825,00 TL avukatlık vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.