11. Hukuk Dairesi 2022/1305 E. , 2023/4622 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/358 Esas, 2021/1455Karar HÜKÜM : Esas Hakkında Yeniden Hüküm Kurulması İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/6 E., 2018/76 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısm…
**11. Hukuk Dairesi 2022/1305 E. , 2023/4622 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/358 Esas, 2021/1455Karar HÜKÜM : Esas Hakkında Yeniden Hüküm Kurulması İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/6 E., 2018/76 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 153307, 152341 sayılı "bifarella", "bifarelle" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “biskorella" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2015/78823 kod numarasını alan başvuruya müvekkili tarafından yapılan itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa markaların iltibasa neden olacak düzeyde benzer bulunduklarını, davalı şirketin müvekkilinin markalarının tanınmışlığından yaralanmak amacıyla hareket ettiğini ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davalı TPMK YİDK'ın 2016-M-11155 sayılı kararının iptalini, tescil edilmiş olması halinde diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, kötü niyet iddiasının ispatlanmadığını, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait “BİSKORELLA” markası ile davacıya ait “BİFARELLA” markalarının bütün olarak incelendiğinde; markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunmadığını, karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığını ve özellikle markalar arasında ilişki kurulma ihtimalinin mümkün olmadığının açıkça anlaşıldığını, davacı tarafa ait markanın başlangıç kısmının “BİFA”, müvekkiline ait markanın başlangıç kısmının ise “BİSKO” kelimelerinden meydana geldiğini, “Bifa” ve “Bisco” sözcüklerinin ise fonetik, görsel ve işitsel olarak birbirlerinden tamamen farklı olduğunu, orta seviyedeki tüketicilerin, bu markanın başlangıç sözcüklerine bakıp, bifa ve bisko olarak markaları algılayacağı ve bu sebeple markaları birbirlerinden ayırt edebileceklerini, her iki markanın da sonuna getirilen “RELLA” sözcüğünün ise Türkçede bir anlamının bulunmadığı, bahse konu sözcüğün herhangi bir kelimenin arkasına veya önüne getirilebileceği, bu sözcüğün ayırt edici özelliği bulunmadığını, yine aynı taraflar arasında Ankara 3. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2016/322 E. sayılı dava dosyasında alınan bilirkişi raporunda da aynı tespitlere yer verildiğini, tanınmışlık ve kötüniyet iddialarının da yerinde bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka kapsamında 30/01 sınıfta yer alan "Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler", 30/03 sınıfta yer alan "Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar" 30/04 sınıfta yer alan "Bal, arı sütü, propolis" 30/10 sınıfta yer alan "Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler" emtiasının davacının itirazına mesnet markaları kapsamında yer alan emtia ile aynı veya aynı tür veya benzer olduğu, esaslı ve tek unsurları BİFARELLA/BİFARELLE/BİSKORELLA olan markaların aynı şekilde başlayıp, aynı/benzer şekilde bitmesi, benzer kelime yapılarına sahip olmaları ve özellikle son hecedeki “lle/lla” hecesinde vurgunun toplanması nedenleriyle markaların bütünsel olarak ortalama derecede benzer bulunduğu, markaların benzerliği, iştigal konularının kısmen aynı olması, önceki markanın başlangıçtaki ayırt ediciliği ve sonradan kullanım yoluyla kazandığı ayırt edicilik, ortalama müşterinin dikkat ve özeni gibi bütün unsurlar değerlendirildiğinde markalar arasında 30/01 sınıfta yer alan "Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler" 30/03 sınıfta yer alan "Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar" 30/04 sınıfta yer alan "Bal, arı sütü, propolis" 30/10 sınıfta yer alan "Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler" emtia açısından kısmen iltibas riski bulunduğu, tanınmışlık ve kötüniyet iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile TPMK YİDK'nun 2016-M-11155 sayılı kararının 30/01 sınıfta yer alan "Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler" 30/03 sınıfta yer alan "Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar" 30/04 sınıfta yer alan "Bal, arı sütü, propolis" 30/10 sınıfta yer alan "Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler" mal ve hizmetleri yönünden kısmen iptaline, dava konusu markanın anılan mallar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu YİDK kararının ve markanın müvekkilinin itirazına mesnet markaları kapsamında bulunan benzer ve aynı mal ve hizmetler yönünden iptalinin talep edildiğini, mahkemece de aynı ve benzer emtia yönünden davanın kabul edildiğini, davacının itirazına mesnet markasının tescilli olmadığı mallar yönünden dava açmadığının açık olduğunu, buna göre davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu marka ile davacının itirazına mesnet markaları arasında genel görünüm ve bütünüyle bıraktığı izlenim açısından karıştırılacak derecede benzerlik bulunmadığını, her ne kadar Biskorella ile Bifarella markalarının son beş harfi aynı ise de, anılan markaların ilk 5 harfinin farklı olması ve marka benzerlik incelemesinde vurgunun markanın başında olması ve “BİSKO” ile “BİFA” ibarelerinin görsel, işitsel ve kavramsal farklılığı sebebiyle anılan markaların karıştırılacak derecede benzer bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. 3.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, kakao kreması ürünleri bakımından "rella" "relle" ibarelerinin jenerikleştiğini, anılan ibarelerin pek çok firma tarafından kullanıldığını ve bu ibarelerin doğrudan davacı yanı işaret etme fonksiyonunun bulunmadığını, dolayısıyla bahsi geçen ibarelerin ortak olarak yer almasının iltibasa neden olmayacağını, Ankara 3.Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2016/322 E., 2017/212 K. sayılı ilamında da müvekkilinin "BİSCORELLA" ibareli başvurusu ile davacı markalarının benzer görülmediğini, anılan mahkeme kararının istinaf ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, hükme esas alınan raporu düzenleyen bilirkişi heyetinde sektör bilirkişisinin bulunmadığını, oysa dosyaya alınan ve içinde sektör bilirkişinin yer aldığı 23.11.2017 tarihli bilirkişi raporunda markaların benzemediği, rella ve relle ibarelerinin jenerik olduklarının belirtildiğini, dosyada alınan üçüncü ve son raporda da aynı tespitlere yer verildiğini, mahkemece bu tespitlerin göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesinin de yerinde olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddi gerektiği; davalıların istinafı yönünden ise, dava konusu başvuru standart karakterlerle yazılmış "BİSKORELLA", davacının itirazına mesnet markaları da yine standart karakterlerle yazılmış "BİFARELLA", "BİFARELLE" ibarelerinden oluştuğu, her ne kadar ilk derece mahkemesince tarafların marka işaretleri benzer kabul edilmişse de; dosyada bulunan ikinci bilirkişi heyeti raporu ile birinci ve ikinci bilirkişi heyeti raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için alınan üçüncü bilirkişi heyeti raporunda da belirtildiği üzere taraf markalarının tüketici nezdinde "BİSKO-RELLA" ve "BİFA-RELLA", "BİFA-RELLE" olarak algılanacak olması, Türkçede okumanın soldan sağa doğru yapıldığı göz önüne alındığında vurgunun taraf markalarında ilk olarak söylenecek BİSKO ve BİFA ibareleri üzerinde yoğunlaşacağı, anılan ibarelerin de ayırt edilmeyi sağlayacak derece farklı oldukları nazara alındığında taraf markaları arasında işitsel, görsel ve kavramsal açıdan bir benzerlik bulunmadığı kanaatine varıldığı, bu durumda, mahkemece dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, davacı vekilinin ise istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi aynı maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları ile 35'inci maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.