11. Hukuk Dairesi 2024/4960 E. , 2025/3041 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/917 Esas, 2024/864 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/332 E., 2024/214 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetki…
**11. Hukuk Dairesi 2024/4960 E. , 2025/3041 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/917 Esas, 2024/864 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/332 E., 2024/214 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı şirketin 09.04.2021 tarihli alım satım sözleşmesi ile 250.000 kutu nitril eldiven satışı için 1.675.000,00 USD bedel ödeneceği konusunda anlaştıklarını, müvekkili şirketin eldiven tedariki için anlaştığı dava dışı ... şirketinin sözleşmeyi iptal ettiğini, daha sonra eldiven tedariki için dava dışı G&G International şirketi ile anlaştığını, ancak davalıların ödeme yapmaması nedeniyle teslimat alamadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 8.6 maddesinde ödemenin belirtilen ülkeye ürün getirildikten sonra en geç 5 iş günü içinde yapılmaması halinde satıcının sözleşmeyi tek taraflı feshedebileceğini, avansın iade edilmeyeceği ve alıcıya %5 oranında cezai şart uygulanacağı hükmünün yer aldığını, bu nedenle tarafların imzaladığı fatura bedelinin %5’inin davalıdan tahsil edilmesi gerektiğini, avans ödemesi dışında başka bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek faturanın %5’inin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasında yetkili hukuk seçiminin Türk Hukuku olmadığını, bu nedenle davanın öncelikle usulen reddi gerektiğini, davalı şirket yetkilisinin müvekkilini dolandırdığını, davacı şirket yetkililerinin şikâyeti üzerine Anadolu 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/37 E. sayılı dosyasında dava açıldığını, davaya konu işlemlerin dayanağı sözleşmede uyuşmazlık halinde yetkili mahkemenin Türk Mahkemeleri olarak belirlenmediğini savunarak davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davanın hukuki niteliği itibarıyla tazminat davası olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 116. maddesi kapsamında davalının ileri sürdüğü tahkim ilk itirazının değerlendirildiği, sözleşmenin 14. maddesinde "Bu Sözleşme, Uluslararası Ticaret Odası (ICC) yasalarına tabi olacaktır. Bu Sözleşmeden veya bu Sözleşmeyle bağlantılı olarak ortaya çıkan herhangi bir ihtilaf veya bunun varlığı, ihlali, yorumlanması veya ifasından ... herhangi bir ihtilaf, tarafların geri dönülmez şekilde yargı yetkisine sunacağı Uluslararası Ticaret Odası'nın (ICC) münhasır yargı yetkisine tabi olacaktır. Tahkim, İngilizce dilinde yapılacaktır." hükmünün düzenlendiği, sözleşmenin 14. maddesinde yer alan tahkim şartının geçerli olduğundan davalı tarafından ileri sürülen tahkim ilk itirazının yerinde görüldüğü gerekçesiyle davanın HMK'nın 413/1 hükmü uyarınca usulden reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasındaki ticari satım sözleşmesinden kaynaklı, cezai şart istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 05.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.