Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/7203 E. , 2024/4727 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2022/7203 Karar No : 2024/4727 DAVACI : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı - ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ... tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği ile yeniden düzenlenen... sayılı plan notunun iptali istenilmektedir. DAV
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/7203 E. , 2024/4727 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2022/7203 Karar No : 2024/4727 DAVACI : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı - ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ... tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği ile yeniden düzenlenen... sayılı plan notunun iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, eko-turizm alanları için belirlenen alanlarda tarım arazileri, orman alanları, ağaçlandırılacak alan vb. alanların da bulunduğunu, eko-turizm alanları için getirilen yapılaşma koşullarının bu alanlarda da uygulanacağı, maksimum inşaat alanı sınırlamasının olmadığı, bu durumun alanın doğal, ekolojik veya tarımsal varlığı üzerinde yapılaşma baskısı getireceği, ayrıca bu alanların % 45’lik kısmının Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik uyarınca umumi ve kamu hizmet alanlarına ayrılmasına ilişkin plan notu ile burada ayrılacak alanların sadece sınırlı bir bölgeye hizmet edeceği ve parçacıl planlama anlayışı oluşturacağı ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Davalı tarafından, dava konusu plan değişikliği ile eko-turizm alanlarının turizm amacı dışında uygulamalara yer vermeyecek şekilde düzenlediği, davacı tarafından öne sürülen iddiaların mesnetsiz olduğu savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Dava, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından... tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının "EkoTurizm Alanları" başlıklı ...sayılı plan notunun iptali istemiyle açılmıştır. Eko-turizm alanlarında yapılaşma koşullarının belirlendiği plan notları incelendiğinde, yapılaşma koşullarının düşük emsallerde tutulduğu, bu alanların yoğun yapılaşmaya açılmasının önlenmesi ve koruma kullanma dengesi çerçevesinde plan kararlarının oluşturulmasının amaçlandığı, eko-turizm yapılacak alanın doğal yapısının korunmasının hedeflendiği görülmektedir. Bununla birlikte, davaya konu plan değişikliği gerekçe raporunda, gelişen ulaşım bağlantıları ile erişim olanaklarının da artmasıyla özellikle Covid-19 Pandemisi sonrasında bu alanların turizm amacı dışında münferit veya site şeklinde konut yapılaşmalarına olanak tanıdığı ve şahısların talepleri doğrultusunda ilgili idareler tarafından bu doğrultuda alt ölçekli planların yapılması nedeniyle, eko-turizm alanlarının amacı dışında kullanımını engellemek için davaya konu plan değişikliğinin yapıldığı belirtildiğinden, bu alanlarda maksimum inşaat alanı şartı getirilmemişse de plan notlarının düşük yapılaşma koşullarını içerdiği görüldüğünden, dava konusu plan notlarında şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu alanların % 45’lik kısmının Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik uyarınca umumi ve kamu hizmet alanlarına ayrılmasının zorunlu olduğuna ilişkin plan notu yönünden ise; dava konusu çevre düzeni planı değişikliğine yapılan itirazların değerlendirilmesi sonucunda bu düzenlemenin kaldırıldığı, bu kısım hakkında davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Bu durumda, dava konusu plan notunun "Bu alanların % 45’lik kısmının Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik uyarınca umumi ve kamu hizmet alanlarına ayrılmasının zorunlu olduğuna" ilişkin kısmı yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer kısımları yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ... tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği ile yeniden düzenlenen ... sayılı plan notunun iptali istemiyle açılmıştır. 2872 sayılı Çevre Kanununun 9. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, "Ülke fizikî mekânında, sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda, koruma-kullanma dengesi gözetilerek kentsel ve kırsal nüfusun barınma, çalışma, dinlenme, ulaşım gibi ihtiyaçların karşılanması sonucu oluşabilecek çevre kirliliğini önlemek amacıyla nazım ve uygulama imar plânlarına esas teşkil etmek üzere bölge ve havza bazında 1/50.000-1/100.000 ölçekli çevre düzeni plânları Bakanlıkça yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Bölge ve havza bazında çevre düzeni plânlarının yapılmasına ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir. 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 102 maddesinin 1. fıkrasının a bendinde," Yerleşme, yapılaşma ve arazi kullanımına yön veren, her tür ve ölçekte fiziki planlara ve uygulamalara esas teşkil eden üst ölçekli mekânsal strateji planlarını ve çevre düzeni planlarını ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak hazırlamak, hazırlatmak, onaylamak ve uygulamanın bu stratejilere göre yürütülmesini sağlamak", c) bendinde "Havza ve bölge bazındaki çevre düzeni planları da dâhil her tür ve ölçekteki çevre düzeni planlarının ve imar planlarının yapılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek, havza veya bölge bazında çevre düzeni planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planların uygulanmasını ve denetlenmesini sağlamak," ç) bendinde " Sektörel planların havza veya bölge düzeyindeki mekânsal strateji planlarına ve çevre düzeni planlarına uyumlu hazırlanmasını sağlamak," Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca çıkarılan 14.06.2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde, "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı ifade eder." kuralı yer almaktadır. Yönetmeliğin "Planlama alanı" başlıklı 18.maddesinde, "Çevre düzeni planı; coğrafi, sosyal, ekonomik, idari, mekânsal ve fonksiyonel nitelikleri açısından benzerlik gösteren bölge, havza veya en az bir il düzeyinde yapılır." kuralına, "Plan ilke ve esasları" başlıklı 19. maddesinin 1.fıkrasında ise, "Çevre düzeni planları hazırlanırken; a) Varsa mekânsal strateji planlarına uygunluğun sağlanması, b) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerin dikkate alınması, c) İlgili kamu kurum ve kuruluşlarının mekânsal kararları etkileyecek nitelikteki bölge planı, strateji planı ve belgesi, sektörel yatırım kararlarının dikkate alınarak değerlendirilmesi, ç) Sürdürülebilir kalkınma amacına uygun olarak ekolojik ve ekonomik kararların bir arada değerlendirilmesi, d) Tarihi, kültürel yapı ile orman alanları, tarım arazileri, su kaynakları ve kıyı gibi doğal yapı ve peyzajın korunması ve geliştirilmesi, e) Doğal yapının, ekolojik dengenin ve ekosistemin sürekliliğinin korunması amacıyla arazi kullanım bütünlüğünün sağlanması, f) Ulaşım ağının arazi kullanım kararlarıyla birlikte ele alınması suretiyle imar planlarında güzergahı netleştirilecek yolların güzergah ve yönünün genel olarak belirlenmesi, g) Çevre sorunlarına neden olan kaynaklara yönelik önleyici strateji ve politikaların belirlenerek arazi kullanım kararlarının oluşturulması, ğ) İmar planlarına esas olacak şematik ve grafik dil kullanılarak arazi kullanım kararları ile koruma ve gelişmenin sağlanması, h) Afet tehlikelerine ilişkin mevcut raporlar ve jeolojik etütler dikkate alınarak afet risklerini azaltıcı önerilerin dikkate alınması esastır." kuralına yer verilmiştir. Yönetmeliğin "Revizyon ve değişiklikler" başlıklı 20. maddesinin 1. fıkrasında, "Çevre düzeni planının ihtiyaca cevap vermediği hallerde veya planın vizyonu, amacı, hedefleri, stratejileri, ilke ve politikaları açısından plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü etkilemesi halinde çevre düzeni planı bütününde revizyon yapılır. Çevre düzeni planı revizyonu; a) Nüfusun yerleşim ihtiyaçlarının karşılanamaması, b) Planın temel strateji ve politikalarını değiştirecek bölgesel ölçekli yatırımların ortaya çıkması, c) Yeni verilere bağlı olarak, sonradan ortaya çıkabilecek ve bölgesel etkiye yol açabilecek arazi kullanım taleplerinin oluşması, ç) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerde değişiklik olması, durumunda yapılır." düzenlemesine, 2. fıkrasında da, "Çevre düzeni planı ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğü bozmayacak nitelikte, plan değişikliği yapılabilir. Çevre düzeni planı değişikliklerinde; a) Kamu yatırımlarına, b) Çevrenin korunmasına, c) Çevre kirliliğinin önlenmesine, ç) Planın uygulanmasında karşılaşılan güçlükler ve maddi hataların giderilmesine, d) Değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine, dair yeterli, geçerli ve gerekçeleri açık olan, altyapı etkilerini değerlendiren raporu içeren teklif ve talepler; idarece planın temel hedef, ilke, strateji ve politikaları kapsamında teknik ve yasal çerçevede değerlendirmeye alınarak sonuçlandırılır." düzenlemesine yer verilmiştir. Dava konusu plan notunda; "... Eko-turizm alanı olarak belirlenebilecek alanlarda min. parsel büyüklüğü=15.000 m2’dir. Bu alanların % 45’lik kısmının Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik uyarınca umumi ve kamu hizmet alanlarına ayrılması zorunludur. Bu alanlarda yapılaşma koşulları: maks. emsal=0,10; maks. bina yüksekliği 2 kattır. Kat yükseklikleri yöresel, coğrafi koşullar ve iklim koşulları dikkate alınarak belirlenir. Bu tesislerde en fazla bir bodrum katı yapılabilir. Bodrum katlarda konaklama üniteleri yer alamaz, yalnızca servis alanı olarak kullanılabilen bu alanlar, emsale dahil değildir. Ayrı yapılar olarak düzenlenen konaklama birimlerinde bodrum kat sadece ana yapıda yer alabilir." düzenlemesi getirilmiştir. Davacı tarafından, dava dilekçesinde minimum parsel büyüklüğünün 5000 m2 den 15.000 m2 ye çıkarıldığı, bu alanlarda E=0,10 yapılaşma koşulu belirlendiği, bu durumun tarım arazileri, orman alanları, ağaçlandırılacak alan vb. alanlara da getirildiği, maksimum inşaat alanı sınırlamasının olmadığı, alanın doğal, ekolojik veya tarımsal varlığı üzerinde yapılaşma baskısı getireceği, ayrıca bu alanların % 45’lik kısmının Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik uyarınca umumi ve kamu hizmet alanlarına ayrılmasına ilişkin plan notu ile burada ayrılacak alanların sadece sınırlı bir bölgeye hizmet edeceği ve parçacıl planlama anlayışı oluşturacağı iddia edilmiştir. ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında eko-turizm alanları; doğal ve kültürel değerleri koruyarak, bu alanlarda ve çevresinde yaşayan nüfusun sosyo-ekonomik gelişimi için kaynak yaratabilen alternatif turizme dönük, doğal yaşama aktif katılımın sağlanabildiği çevreye duyarlı alanlar şeklinde tanımlanmış ve bu alanlarda, turizm tesislerinin niteliklerine ilişkin yönetmelik hükümlerine uygun olan, ekolojik yapı ile bütünleşik butik oteller, özel konaklama tesisleri ve kırsal turizm tesisleri ile bunlara bütünleşik spor tesisleri, satış üniteleri ve gerekli sosyal donatı alanlarının yer alabileceği düzenlenmiştir. Eko-turizm ile ilgili uluslararası tanımlara bakıldığında; -1990 yılında, Uluslararası Eko-turizm Derneği (TIES The International Ecotourism Society) tarafından; "çevreyi koruyan ve yerel halkın refahını geliştiren, doğal alanlara yapılan sorumlu seyahattir." şeklinde yorumlandığı, -1996 yılında Dünya Doğayı Koruma Birliği (IUCN), tarafından; “geçmiş ve gelecekteki kültürel özelliklerin her birine eşlik ederek düşük ziyaretçi etkisi ile korumayı geliştiren, yerel halkın aktif sosyo-ekonomik katılımına olanak tanıyan, doğadan zevk almak ve doğanın değerini anlamak amacıyla doğal alanda yapılan çevresel açıdan sorumlu seyahat”, olarak ifade edildiği, -Doğa İçin Dünya Fonu (WWF) tarafından; "vahşi doğa çevresinde doğal çevreye en az etkide bulunan ve bu arada yerel topluluklara ekonomik fayda sağlayan turizm türü" olarak tanımlandığı görülmektedir. Dünya Ticaret Örgütü (WTO)'ne göre eko-turizmin amaçları; -Turizmin doğal ve geleneksel çevreye verdiği tahribatın en alt düzeye indirilmesi, -Turistlere ve yerel halka doğanın ve geleneksel sosyo-kültürel çevrenin korunmasına yönelik eğitim verilmesi, -Turizmin yerel halkın ihtiyaçlarının karşılayan, yerel yönetim ve halkla işbirliği içinde gelişen sorumlu bir ticaret olarak özendirilmesinin sağlanması, -Koruma kapsamındaki (doğal ve sosyokültürel) alanların yönetim için kaynak ayrılması, -Turizmin negatif etkisinin en alt düzeye indirilmesi amacıyla sosyo-kültürel ve doğal çevreye yönelik uzun vadeli takip ve değerlendirme programlarının desteklenmesi, -Turizmin yerel halkın geçimine katkıda bulunmasını sağlayacak şekilde geliştirilmesinin temini, -Turizmin gelişiminin yörenin sosyal ve çevresel kapasitesini artıracak şekilde gelişmesinin temini -Çevreyle uyumlu, doğal ve geleneksel sosyo-kültürel yaşamla iç içe geçen, yöresel bitki örtüsünü ve yaban hayatını koruyan turizmin alt yapı yatırımlarının gerçekleştirilmesi (Özkan Yürik 2003) olarak belirtilmiştir. Bu tanımlamalar ve amaçlara bakıldığında, eko-turizm alanlarının doğal yaşama aktif katılımın sağlanabildiği çevreye duyarlı ve çevreyi koruyan alanlar olduğu, turizmin doğal ve geleneksel çevreye verdiği tahribatın en alt düzeye indirilmesinin ve çevreyle uyumlu, doğal ve geleneksel sosyo-kültürel yaşamla iç içe geçen, yöresel bitki örtüsünü ve yaban hayatını koruyan turizmin amaç edinildiği anlaşılmaktadır. Eko-turizm alanlarında yapılaşma koşullarının belirlendiği plan notları incelendiğinde, yapılaşma koşullarının düşük emsallerde tutulduğu, bu alanların yoğun yapılaşmaya açılmasının önlenmesi ve koruma kullanma dengesi çerçevesinde plan kararlarının oluşturulmasının amaçlandığı, eko-turizm yapılacak alanın doğal yapısının korunmasının hedeflendiği görülmektedir. Bununla birlikte, davaya konu plan değişikliği gerekçe raporunda, gelişen ulaşım bağlantıları ile erişim olanaklarının da artmasıyla özellikle Covid-19 Pandemisi sonrasında bu alanların turizm amacı dışında münferit veya site şeklinde konut yapılaşmalarına olanak tanıdığı ve şahısların talepleri doğrultusunda ilgili idareler tarafından bu doğrultuda alt ölçekli planların yapılması nedeniyle, eko-turizm alanlarının amacı dışında kullanımını engellemek için davaya konu plan değişikliğinin yapıldığı belirtildiğinden, bu alanlarda maksimum inşaat alanı şartı getirilmemişse de plan notlarının düşük yapılaşma koşullarını içerdiği görüldüğünden, dava konusu plan notlarında şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu alanların % 45’lik kısmının Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik uyarınca umumi ve kamu hizmet alanlarına ayrılmasının zorunlu olduğuna ilişkin düzenlemenin ise 19/12/2022 tarihinde onaylanan çevre düzeni planı plan notu değişikliğiyle kaldırıldığı ve belirli koşullarda maksimum inşaat alanı sınırı getirildiği anlaşılmıştır. Bu durumda dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ...tarihinde onaylanan ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının "EkoTurizm Alanları" başlıklı ... sayılı sayılı plan notu değişikliğinin iptalinin istenildiği belirtilmişse de dilekçe içeriğinden hukuka aykırılık iddialarının sadece ... sayılı plan notuna ilişkin olduğu görüldüğünden davanın ... sayılı plan notunun iptali istemiyle açıldığı kabul edilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: 2872 sayılı Çevre Kanununun 9. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, "Ülke fizikî mekânında, sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda, koruma-kullanma dengesi gözetilerek kentsel ve kırsal nüfusun barınma, çalışma, dinlenme, ulaşım gibi ihtiyaçların karşılanması sonucu oluşabilecek çevre kirliliğini önlemek amacıyla nazım ve uygulama imar plânlarına esas teşkil etmek üzere bölge ve havza bazında 1/50.000-1/100.000 ölçekli çevre düzeni plânları Bakanlıkça yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Bölge ve havza bazında çevre düzeni plânlarının yapılmasına ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir. 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 102 maddesinin 1. fıkrasının a bendinde," Yerleşme, yapılaşma ve arazi kullanımına yön veren, her tür ve ölçekte fiziki planlara ve uygulamalara esas teşkil eden üst ölçekli mekânsal strateji planlarını ve çevre düzeni planlarını ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak hazırlamak, hazırlatmak, onaylamak ve uygulamanın bu stratejilere göre yürütülmesini sağlamak", c) bendinde "Havza ve bölge bazındaki çevre düzeni planları da dâhil her tür ve ölçekteki çevre düzeni planlarının ve imar planlarının yapılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek, havza veya bölge bazında çevre düzeni planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planların uygulanmasını ve denetlenmesini sağlamak," ç) bendinde " Sektörel planların havza veya bölge düzeyindeki mekânsal strateji planlarına ve çevre düzeni planlarına uyumlu hazırlanmasını sağlamak," Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca çıkarılan 14.06.2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde, "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı ifade eder." kuralı yer almaktadır. Yönetmeliğin "Planlama alanı" başlıklı 18.maddesinde, "Çevre düzeni planı; coğrafi, sosyal, ekonomik, idari, mekânsal ve fonksiyonel nitelikleri açısından benzerlik gösteren bölge, havza veya en az bir il düzeyinde yapılır." kuralına, "Plan ilke ve esasları" başlıklı 19. maddesinin 1.fıkrasında ise, "Çevre düzeni planları hazırlanırken; a) Varsa mekânsal strateji planlarına uygunluğun sağlanması, b) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerin dikkate alınması, c) İlgili kamu kurum ve kuruluşlarının mekânsal kararları etkileyecek nitelikteki bölge planı, strateji planı ve belgesi, sektörel yatırım kararlarının dikkate alınarak değerlendirilmesi, ç) Sürdürülebilir kalkınma amacına uygun olarak ekolojik ve ekonomik kararların bir arada değerlendirilmesi, d) Tarihi, kültürel yapı ile orman alanları, tarım arazileri, su kaynakları ve kıyı gibi doğal yapı ve peyzajın korunması ve geliştirilmesi, e) Doğal yapının, ekolojik dengenin ve ekosistemin sürekliliğinin korunması amacıyla arazi kullanım bütünlüğünün sağlanması, f) Ulaşım ağının arazi kullanım kararlarıyla birlikte ele alınması suretiyle imar planlarında güzergahı netleştirilecek yolların güzergah ve yönünün genel olarak belirlenmesi, g) Çevre sorunlarına neden olan kaynaklara yönelik önleyici strateji ve politikaların belirlenerek arazi kullanım kararlarının oluşturulması, ğ) İmar planlarına esas olacak şematik ve grafik dil kullanılarak arazi kullanım kararları ile koruma ve gelişmenin sağlanması, h) Afet tehlikelerine ilişkin mevcut raporlar ve jeolojik etütler dikkate alınarak afet risklerini azaltıcı önerilerin dikkate alınması esastır." kuralına yer verilmiştir. Yönetmeliğin "Revizyon ve değişiklikler" başlıklı 20. maddesinin 1. fıkrasında, "Çevre düzeni planının ihtiyaca cevap vermediği hallerde veya planın vizyonu, amacı, hedefleri, stratejileri, ilke ve politikaları açısından plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü etkilemesi halinde çevre düzeni planı bütününde revizyon yapılır. Çevre düzeni planı revizyonu; a) Nüfusun yerleşim ihtiyaçlarının karşılanamaması, b) Planın temel strateji ve politikalarını değiştirecek bölgesel ölçekli yatırımların ortaya çıkması, c) Yeni verilere bağlı olarak, sonradan ortaya çıkabilecek ve bölgesel etkiye yol açabilecek arazi kullanım taleplerinin oluşması, ç) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerde değişiklik olması, durumunda yapılır." düzenlemesine, 2. fıkrasında da, "Çevre düzeni planı ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğü bozmayacak nitelikte, plan değişikliği yapılabilir. Çevre düzeni planı değişikliklerinde; a) Kamu yatırımlarına, b) Çevrenin korunmasına, c) Çevre kirliliğinin önlenmesine, ç) Planın uygulanmasında karşılaşılan güçlükler ve maddi hataların giderilmesine, d) Değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine, dair yeterli, geçerli ve gerekçeleri açık olan, altyapı etkilerini değerlendiren raporu içeren teklif ve talepler; idarece planın temel hedef, ilke, strateji ve politikaları kapsamında teknik ve yasal çerçevede değerlendirmeye alınarak sonuçlandırılır." düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu plan notunda; "... Eko-turizm alanı olarak belirlenebilecek alanlarda min. parsel büyüklüğü=15.000 m2’dir. Bu alanların % 45’lik kısmının Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik uyarınca umumi ve kamu hizmet alanlarına ayrılması zorunludur. Bu alanlarda yapılaşma koşulları: maks. emsal=0,10; maks. bina yüksekliği 2 kattır. Kat yükseklikleri yöresel, coğrafi koşullar ve iklim koşulları dikkate alınarak belirlenir. Bu tesislerde en fazla bir bodrum katı yapılabilir. Bodrum katlarda konaklama üniteleri yer alamaz, yalnızca servis alanı olarak kullanılabilen bu alanlar, emsale dahil değildir. Ayrı yapılar olarak düzenlenen konaklama birimlerinde bodrum kat sadece ana yapıda yer alabilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Davacı tarafından, dava dilekçesinde minimum parsel büyüklüğünün 5000 m2 den 15.000 m2 ye çıkarıldığı, bu alanlarda E=0,10 yapılaşma koşulu belirlendiği, bu durumun tarım arazileri, orman alanları, ağaçlandırılacak alan vb. alanlara da getirildiği, maksimum inşaat alanı sınırlamasının olmadığı, alanın doğal, ekolojik veya tarımsal varlığı üzerinde yapılaşma baskısı getireceği iddia edilmiştir. ... Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında eko-turizm alanları; doğal ve kültürel değerleri koruyarak, bu alanlarda ve çevresinde yaşayan nüfusun sosyo-ekonomik gelişimi için kaynak yaratabilen alternatif turizme dönük, doğal yaşama aktif katılımın sağlanabildiği çevreye duyarlı alanlar şeklinde tanımlanmış ve bu alanlarda, turizm tesislerinin niteliklerine ilişkin yönetmelik hükümlerine uygun olan, ekolojik yapı ile bütünleşik butik oteller, özel konaklama tesisleri ve kırsal turizm tesisleri ile bunlara bütünleşik spor tesisleri, satış üniteleri ve gerekli sosyal donatı alanlarının yer alabileceği düzenlenmiştir. Eko-turizm ile ilgili uluslararası tanımlara bakıldığında; -1990 yılında, Uluslararası Eko-turizm Derneği (TIES The International Ecotourism Society) tarafından; "çevreyi koruyan ve yerel halkın refahını geliştiren, doğal alanlara yapılan sorumlu seyahattir." şeklinde yorumlandığı, -1996 yılında Dünya Doğayı Koruma Birliği (IUCN), tarafından; “geçmiş ve gelecekteki kültürel özelliklerin her birine eşlik ederek düşük ziyaretçi etkisi ile korumayı geliştiren, yerel halkın aktif sosyo-ekonomik katılımına olanak tanıyan, doğadan zevk almak ve doğanın değerini anlamak amacıyla doğal alanda yapılan çevresel açıdan sorumlu seyahat”, olarak ifade edildiği, -Doğa İçin Dünya Fonu (WWF) tarafından; "vahşi doğa çevresinde doğal çevreye en az etkide bulunan ve bu arada yerel topluluklara ekonomik fayda sağlayan turizm türü" olarak tanımlandığı görülmektedir. Dünya Ticaret Örgütü (WTO)'ne göre eko-turizmin amaçları; -Turizmin doğal ve geleneksel çevreye verdiği tahribatın en alt düzeye indirilmesi, -Turistlere ve yerel halka doğanın ve geleneksel sosyo-kültürel çevrenin korunmasına yönelik eğitim verilmesi, -Turizmin yerel halkın ihtiyaçlarının karşılayan, yerel yönetim ve halkla işbirliği içinde gelişen sorumlu bir ticaret olarak özendirilmesinin sağlanması, -Koruma kapsamındaki (doğal ve sosyokültürel) alanların yönetim için kaynak ayrılması, -Turizmin negatif etkisinin en alt düzeye indirilmesi amacıyla sosyo-kültürel ve doğal çevreye yönelik uzun vadeli takip ve değerlendirme programlarının desteklenmesi, -Turizmin yerel halkın geçimine katkıda bulunmasını sağlayacak şekilde geliştirilmesinin temini, -Turizmin gelişiminin yörenin sosyal ve çevresel kapasitesini artıracak şekilde gelişmesinin temini -Çevreyle uyumlu, doğal ve geleneksel sosyo-kültürel yaşamla iç içe geçen, yöresel bitki örtüsünü ve yaban hayatını koruyan turizmin alt yapı yatırımlarının gerçekleştirilmesi (Özkan Yürik 2003) olarak belirtilmiştir. Bu tanımlamalar ve amaçlara bakıldığında, eko-turizm alanlarının doğal yaşama aktif katılımın sağlanabildiği çevreye duyarlı ve çevreyi koruyan alanlar olduğu, turizmin doğal ve geleneksel çevreye verdiği tahribatın en alt düzeye indirilmesinin ve çevreyle uyumlu, doğal ve geleneksel sosyo-kültürel yaşamla iç içe geçen, yöresel bitki örtüsünü ve yaban hayatını koruyan turizmin amaç edinildiği anlaşılmaktadır. Eko-turizm alanlarında yapılaşma koşullarının belirlendiği plan notları incelendiğinde, yapılaşma koşullarının düşük emsallerde tutulduğu, bu alanların yoğun yapılaşmaya açılmasının önlenmesi ve koruma kullanma dengesi çerçevesinde plan kararlarının oluşturulmasının amaçlandığı, eko-turizm yapılacak alanın doğal yapısının korunmasının hedeflendiği görülmektedir. Bununla birlikte, davaya konu plan değişikliği gerekçe raporunda, gelişen ulaşım bağlantıları ile erişim olanaklarının da artmasıyla özellikle Covid-19 Pandemisi sonrasında bu alanların turizm amacı dışında münferit veya site şeklinde konut yapılaşmalarına olanak tanıdığı ve şahısların talepleri doğrultusunda ilgili idareler tarafından bu doğrultuda alt ölçekli planların yapılması nedeniyle, eko-turizm alanlarının amacı dışında kullanımını engellemek için davaya konu plan değişikliğinin yapıldığı belirtildiğinden, bu alanlarda maksimum inşaat alanı şartı getirilmemişse de plan notlarının düşük yapılaşma koşullarını içerdiği görüldüğünden, dava konusu plan notlarında şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu alanların % 45’lik kısmının Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik uyarınca umumi ve kamu hizmet alanlarına ayrılmasının zorunlu olduğuna ilişkin plan notu yönünden ise; dava konusu çevre düzeni planı değişikliğine yapılan itirazların değerlendirilmesi sonucunda, 19/12/2022 tarihinde onaylanan çevre düzeni planı değişikliğiyle bu düzenlemenin kaldırıldığı görüldüğünden, bu kısım hakkında davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Diğer yandan, dava dilekçesi genel olarak incelendiğinde, alt ölçekli 1/25000 ölçekli planla eko-turizm ile ilgili plan notlarının düzenlendiği ve askıya çıkarıldığı, dava konusu plan notu değişikliği ile alt ölçekli planla uyumsuzlukların olacağı ve uygulamada sorunlar yaşanacağı ileri sürülmüşe de, planların hiyerarşisi gereği alt ölçekli planların üst ölçekli planlara uygun olması gerektiği ve bu durumun üst ölçekli planların değiştirilemeyeceği anlamına gelmediği açık olduğundan, davacının bu iddialarına itibar edilmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Dava konusu ... sayılı plan notunun "Bu alanların % 45’lik kısmının Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik uyarınca umumi ve kamu hizmet alanlarına ayrılmasının zorunlu olduğuna" ilişkin kısmı yönünden konusuz kalan DAVA HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2. Anılan plan notunun diğer kısımları yönünden DAVANIN REDDİNE, 3.Dava sonuç itibarıyla kısmen karar verilmesine yer olmadığı, kısmen davanın reddi ile sonuçlandığından davadaki haklılık oranına göre ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...TL yargılama giderinin,... TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, ... TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca...TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye, ...TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 17/09/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.