T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:05/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:12/01/2023 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:05/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARI…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:05/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:12/01/2023 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:05/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 12/08/2015 tarihinde müvekkilinin ... Turizm A.Ş.'deki hissesini davalıya devretmesi sebebiyle bir hisse devir sözleşmesi imzalandığını ve müvekkkilinin bu sözleşme gereğince hisselerini davalıya devrettiğini, bu sözleşmenin 8. maddesine göre sözleşmenin imzalandığı tarihi takip eden ilk 5 gün içinde davalının müvekkiline 15.000,00 TL ödeme yapması gerekirken 5.000,00 TL eksikle 10.000,00 TL ödeme yaptığı, aradan geçen 39 ay için bakiye 195.000,00 TL eksik ödeme yapıldığını, bu ödemenin işlemiş faizi ile birlikte tahsili için girişilen takibe de itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ: Davalı hakkında verilen ihtiyati haciz kararına yaptığı itiraza ilişkin beyanı haricinde herhangi bir cevap dilekçesi vermemiş ise de iki haftalık cevap süresi içinde verdiği itiraz dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından 19/09/2016 tarihinde biri 150.000,00 TL diğeri 50.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemenin takip konusu borcu karşıladığını, müvekilinin herhangi bir borcunun olmadığını bildirmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece 13/07/2020 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararla; "Davanın kısmen kabulü ile; davalının hakkında Antalya 16. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden girişilen takibe yaptığı itirazın iptali ile takibin toplam 195.000,00-TL asıl alacak ve 37.616,99-TL işlemiş avans faizi olmak üzere toplam 232.616,99-TL üzerinden takipte belirtilen diğer şartlarla aynen devamına, fazlaya dair talebin reddine" karar verilmiş, işbu karar davalı tarafından istinaf edilmiş, Dairemizin 07/06/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı ile; "Yargılama sonunda mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, karardan sonra davacı 30/04/2021 tarihinde vefat etmiştir. Davacı vekilince sunulan veraset ilamına göre vefat eden davacının mirasçılarının ..., ..., ..., ... ... ile davalı ...'ın olduğu anlaşılmıştır. Davalının da mirasçı olması nedeniyle hükümden lehe etkilenecektir. Miras hissesi yönünden alacaklı ve borçlu sıfatı birleşmiştir. Mirasın reddi durumu olup olmadığı araştırılmalıdır. Karardan sonra gelişen bu durum itibariyle infazı kabil bir karar bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece yeniden yargılama yapılarak karar verilmesi gerekmektedir. HMK'nın 297 ve 355. maddeleri gereğince bu durum re'sen Dairemizce gözetilmiş, sair istinaf sebepleri incelenmeksizin karar bu yönden kaldırılmıştır. " gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun re'sen gözetilmesi gereken yön nedeniyle kabulü ile kararın kaldırılmasına, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, kaldırma kararı neticesinde dava dosyası Mahkemenin yukarıda belirtilen esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Dairemiz kaldırma kararı sonrası Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "Tüm dosya kapsamı ve Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesi ilamı hep birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu husus aradaki sözleşmenin geçerli olup olmadığı noktasında değil ki bu sözleşmenin özellikle ayda 15.000,00 TL ödeneceğine ilişkin kısmı davalının bir başka mahkemeye verdiği dilekçeden de anlaşılmaktadır. Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan husus ise aylık 15.000,00 TL lik ödemenin yapılıp yapılmadığı noktasındadır, ödemeye ilişkin belgeler İşbankasından alınan hesap ekstresinden ve davacının ödeme ile ilgili kabul beyanıyla ihtilaflı olmayıp ödenmeyen kısım için davalının 19/09/2016 tarihinde yaptığı 200.000,00 TL lik ödemenin bu borç için yapılıp yapılmadığı noktasındadır, Havale bir ödeme vasıtası olup var olan borcun ödendiğini gösterir, bu karinenin aksini havaleyi gönderen şahıs ispat etmelidir, ödemenin yapıldığı tarih itibarıyla banka dekontları incelendiğinde davalı 98.800,00 TL iş bankası hesabına ödeme yapmış, bu dönemdeki bakiye borcu 65.000,00 TL dir, yani davacı 200.000,00 TL lik ödeme yaptığı tarihte gerçekte ödeme yapması gereken miktar 195.000,00 TL olup bunun 98.000,00 TL sini banka yoluyla ödemiş olduğu sabit olup kalan 98.605,00 TL si için 200.000,00 TL ödeme yaptığının kabulü de hayatın olağan akışına uygun değildir. Mahkememiz bu ödemenin takip konusu borç sebebiyle yapılan bir ödeme olmadığı kanaatine varmıştır, bu sebeple davalının yaptığı ödeme borçtan mahsup edilmeyerek işlemiş faiz miktarındaki bilirkişi hesabı hükme esas alınmak suretiyle, ancak davacının karardan sonra vefat ettiği, mirasçıları olarak ..., ..., ..., ... ... ile davalı ...'ın kaldığı, davalının da mirasçı olması nedeniyle hükümden lehe etkileneceği, miras hissesi yönünden alacaklı ve borçlu sıfatının birleştiği, mirasın reddi durumunun olmadığı anlaşılmakla dosya kapsamındaki veraset ilamı doğrultusunda davalının hissesine düşen pay mahsup edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece kurulan hükümde asıl alacak olan 195.000,00-TL ve 37.616,99-TL faiz alacağından davalının, davacının mirasçısı olması sebebiyle miras payı olan 3/16 hisse oranını mahsup edilerek 158.437,50-TL asıl alacak, 30.563,81-TL faiz alacağı yönünden davanın kabulüne karar verildiğini, mahsup edilen miras payı oranına isabet eden miktarın ise reddedildiğini, davacılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine dair hüküm kurulduğunu, davacı-babanın vefatı sonrası mirasçı sıfatıyla hem davacı hem davalı konumu kazanan davalı-mirasçı/evlat için; reddedilen kısım nezdinde karşı vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu sıfat birleşmesi nedeniyle, mirasçı lehine karşı vekalet ücreti hükmedilemeyeceğini, davalının, davaya dayanak icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın haksız bulunduğunu ve itirazının iptaline karar verildiğini, yargılama giderleri ve vekil ile takip edilen davalarda vekalet ücretinin davanın sonunda haklılık durumuna göre hesap edildiğini, dava sonunda davalının haksız olduğunun tespit edildiğini ve bu yönde de hüküm kurulduğunu, İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde davalının haksız itirazın kaldırılmasına karar verdiğini, bu nedenle de hükümden sonra davacının vefat etmesi ve davalının da davacının mirasçısı olması sebebiyle davacı ve davalı sıfatının birleştiğinden davalı lehinde vekalet ücreti takdir edilmesinin doğru olmadığını, esasen hükmün, asıl alacaktan davalının payına isabet eden oran hakkında davanın reddi yerine, davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermesi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesinin ilk verdiği kararından sonra kararın faiz yönünden istinaf edilmesi üzerine istinaf incelemesi aşamasında davacının öldüğünü ve bunun üzerine davalının da davacının mirasçısı olması sebebiyle, aynı zamanda davacılarından biri olduğunun tartışmasız olduğunu, davalının, miras payı kadar davacı-alacaklı olması sebebiyle payı kadar miktarda davanın konusuz kaldığını, Mahkemece HMK'nın 331/1. maddesi uyarınca, konusuz kalan dava hakkında yargılamaya devam edilerek, dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunun tesbit edilmesi ve o tarafın yargılama giderlerine (bu bağlamda vekalet ücretine de) mahkum edilmesi gerektiğini, müteveffa davacının, davanın açıldığı andaki mevzuat ve içtihat durumuna göre dava açmakta haklı olduğunu, dava sonundan haklılığının ortaya çıktığını, davaya konu itirazı yapan davalının, davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, sırf davacının vefatı üzerinde davalının da mirasçısı olması sebebiyle lehine yargılama gideri takdir edilmesinin doğru olmadığını, davacı vefat etmemiş olsa, davalı lehine yargılama gideri takdir edilmeyeceğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların aynı aileye mensup kişiler olduklarını, müvekkili ...'ın babasına göndermiş olduğu 200.000,00-TL tutarındaki ödemenin sabit olduğunu, baba-oğul arasında başkaca bir ticari ilişki olmadığını, davacı tarafça da böyle bir iddia ileri sürülmediğini, müvekkili tarafından yapılan 200.000,00-TL ödemenin işbu dava konusu alacağa karşılık ödendiğinin kabul edilmesi gerektiğini, bu sebeple davanın reddi gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır. Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde; Dava; ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı tarafın istinaf sebepleri açısından yapılan değerlendirmede; Davalı, babasına 200.000,00-TL gönderdiğinin sabit olduğunu, baba-oğul arasında başkaca bir ticari ilişki olmadığını, davacı tarafça da böyle bir iddianın ileri sürülmediğini, tarafınca yapılan 200.000,00-TL ödemenin işbu dava konusu alacağa karşılık ödendiğinin kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de; davalının davacıya aynı tarihte havale yoluyla göndermiş olduğu 50.000,00-TL ve 150.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00-TL'nin açıklamasız olarak gönderilmiş olduğu, havalenin bir ödeme vasıtası olup var olan borcun ödendiğini gösterdiği, bu karinenin aksini havaleyi gönderenin ispat etmesi gerektiği, davacı tarafın bu ödemenin dava konusu alacağa mahsuben yapıldığını kabul etmediği, ödemenin başka bir alacağa istinaden yapıldığını beyan ettiği, ödeme tarihi itibariyle de davalının davacıya dava konusu alacağa ilişkin bu miktarda bir borcunun bulunmadığı, kaldı ki davalı tarafından davacıya her ay düzenli olarak yapılan ödemelerde havale açıklamasına yer verilmiş olduğu da gözetildiğinde yapılan ödemenin dava konusu borca ilişkin yapıldığının kabul edilemeyeceği, davalının ödeme iddiasını usulünce ispat edemediği anlaşılmış olmakla davalı tarafın istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak; 6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgiler, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği inceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmakla, re'sen gözetilmesi gereken kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, bu itibarla davalı tarafın istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından davalı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davacı tarafın istinaf sebepleri açısından yapılan değerlendirmede ise; Yargılama sırasında davacı ... ...'ın 30/04/2021 tarihinde vefat ettiği anlaşılmış, davacı vekilince veraset ilamı ile davacı mirasçıları adına vekaletname dosyaya sunulmuş, davacı mirasçıların mirası reddetmedikleri de bildirilmiş olmakla bu şekilde yargılamaya devam olunmuştur. Davacı vekilince sunulan veraset ilamına göre vefat eden davacının mirasçılarının ..., ..., ..., ... ... ile davalı ... olduğu anlaşılmıştır. Davalının da mirasçı olması nedeniyle miras hissesi yönünden alacaklı ve borçlu sıfatı birleşmiştir. Yerel Mahkemece yargılama sırasında davacının vefatı üzerine davalının da davacının mirasçısı olması sebebiyle davacı ve davalı sıfatının birleşmesi nedeniyle davalının miras payı oranında davanın konusuz kaldığı gözetilerek davalının hissesine isabet eden bedel hakkında davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu da gözetilerek davanın konusuz kalan kısmı yönünden davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin ve bu giderlere dahil olan vekalet ücretinin davalıdan tahsiline hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davalının miras payı oranında davanın kısmen reddine karar verilmesi hatalı olup hükmün bu yönden düzeltilmesi gerekmektedir. Sonuç olarak; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince yukarıda açıklanan gerekçelerle kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, kazanılmış haklar da gözetilerek dosya kapsamında alınan bilirkişi raporundaki işlemiş faiz hesabı nazara alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, davalının 3/16 oranındaki miras hissesine isabet eden bedel hakkında davacı ve davalı sıfatının birleşmesi sonucu davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, dosya kapsamına göre delillerin toplanmış olması karşısında dosya İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmeyerek yeniden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacılar vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/01/2023 tarih ... Esas ve ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, a-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; Davalının hakkında Antalya 16. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden girişilen takibe yaptığı itirazın iptali ile takibin toplam 158.437,50 TL asıl alacak ve 30.563,81 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 189.001,31 TL üzerinden takipte belirtilen diğer şartlarla aynen devamına, Fazlaya dair işlemiş faiz talebinin reddine, Davalının 3/16 oranındaki miras hissesine isabet eden bedel hakkında davacı ve davalı sıfatının birleşmesi sonucu davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, b-Davacının talebi, alacağın likit oluşu, itirazın haksız bulunması sebebiyle itiraza konu asıl alacağın %20 si oranındaki 31.687,50 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacılara verilmesine, c-Harçlar Kanunu ve bağlı tarife gereğince alınması gereken 12.910,67 TL harçtan, peşin olarak alınan 2.764,42 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.146,25 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, d-Davacı tarafça yapılan dava ilk masrafı 35,90 TL, tebligat gideri 202,50 TL, bilirkişi ücreti 440,00 TL olmak üzere toplam 678,40 TL yargılama giderinin davada kabul ve reddedilen miktar dikkate alınarak hesaplanan 678,17 TL ve peşin olarak alınan harç gideri 2.764,42 TL olmak üzere toplam 3.442,59 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, e-Davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 45,000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE, f-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 64,14 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya VERİLMESİNE, g-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ilgili tarafa İADESİNE, 4-İstinaf incelemesi yönünden; a-Davalının istinaf başvurusu açısından Harçlar Kanunu'na bağlı tarife uyarınca alınması gerekli 12.910,67 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 3.227,66 TL harcın mahsubuyla bakiye 9.683,01 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiliyle HAZİNEYE GELİR KAYDINA, b-Davacıların istinaf başvurusu kabul edildiğinden Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 615,40'ar TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde talepleri halinde davacılara İADESİNE, c-Davalı tarafça istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA, d-Davacılar tarafından istinaf incelemesi için yapılan 1.683,10'ar TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile, posta ve tebligat masrafı toplam 510,00 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE, e-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacılar lehine istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, f-İstinaf gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ilgili tarafa İADESİNE, 5-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca dava tarihindeki miktar itibariyle 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 05/12/2025 ...