Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra; Müvekkil, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa, Acente, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybediyorsa ve Somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan Proximity Instrumentation Controls GmbH (PIC)'nin, reed kontak satışı ve reed sensör üretimi yapan, merkezi Almanya’da bulunan bir şirket olduğunu, Reed kontak ve reed sensörün, çeşitli makinelerin üretiminde kullanılan parçalar olduğunu,Merkezi Almanya’da olan PIC'in, Türkiye pazarına girmek için dava dışı Alfa Elektronik firması ile 2005 yılında görüşmeler yaptığını, Alfa Elektronik'in, daha sonra davacı şirketi kuracak olan, ODTÜ mezunu makine yüksek mühendisi ...’ı işe aldığını ve PIC temsilcisi olarak çalışmaya başladığını, 2007 Mayıs ayına kadar bu şekilde devam eden çalışmalarda Alfa Elektronik durumdan (işin karlılığı, gelişmesi, büyümesi, potansiyeli) tatmin olmayınca, ...'ın, davacı CB Otomasyon ve Mühendislik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’yi kurduğunu ve böylece davacı CB'nin, 29.05.2007 tarihinden itibaren PIC Türkiye distribütörü olarak işe başladığını, Davalı PIC'in, 08.06.2007 tarihinde, davacı CB'nin, kendisinin Türkiye distribütörü ve acentesi olduğuna dair belgeyi (Authorization Letter) düzenlediğini, böylece, davacı CB ile davalı PIC arasında, yazılı sözleşmeye bağlanmaksızın, şifahen ve “de facto” olarak 10 yılı aşkın bir süre boyunca devam edecek olan bir distribütörlük ve acentelik ilişkisi kurulduğunu, CB ile PIC arasında kurulan bu distribütörlük ve acentelik ilişkisi çerçevesinde davacı CB tarafından yapılan piyasa araştırmaları, müşteri ziyaretleri, yeni projeler yaratmak için yapılan faaliyetler sonucunda, yoğun bir çalışma dönemi ile birlikte kayıtlı firma sayısı ve yapılan satış miktarında ciddi bir artış yaratıldığını, yıllar içerisinde PIC’in satış cirosu artarken, buna paralel olarak firma karlılığının da arttığını, davacı CB'nin, davalı PIC ile kendisi arasındaki bu sözleşme ilişkisi çerçevesinde, distribütör olarak Almanya’dan reed kontak ve reed sensör ithal ederek, bunların Türkiye pazarında satışını yaptığını ve teknik destek verdiğini, Almanya’dan düzenli olarak ithal edilen reed sensor ve reed kontakların 2005 yılında (aylık olarak) 10.000,00 USD düzeylerinde başlayıp, zaman içerisinde aylık 60.000,00-80.000,00 USD seviyelerine kadar çıktığını, CB ayrıca PIC’ın Türkiye’deki en büyük müşterisi durumundaki Arçelik Bulaşık Makinası İşletmesi ile olan ilişkilerini de yürüttüğünü ve bu iş karşılığında PIC Almanya - Arçelik cirosu üzerinden % 5 komisyon aldığını, PIC'in , 2014 yılında davalı PIC Turkey’in kurulmasından ve üretime başlamasından sonra CB’ye yaptığı Arçelik Bulaşık Makinası komisyonu ödemelerini sonlandırdığını, 2015, 2016 ve 2017 yıllarındaki komisyonların Arçelik Bulaşık Makinası İşletmesi dışındaki müşterilere yapılan satışlardan elde edilen komisyonlar olduğunu(Arçelik Buzdolabı İşletmesi, Arçelik Çamaşır Makinası İşletmesi, Arçelik Kurutucu İşletmesi gibi), İşin başından beri CB davacı tarafından hak edilip, alınan komisyon tutarının 419.824,00 USD olduğunu, 2017 yılının sonunda PIC'in çalışma sistemini değiştirerek kendisinin doğrudan satış yapma yoluna gittiğini, CB'ye zarar vermeye başladığını, böylece başlangıcı 2005 yılına kadar giden çalışmaların 2017 yılında bozulma sürecine girdiğini, PIC'in, 2017 yılı Kasım ayında Almanya’da yapılan Electronica Fuarına, her sene CB ile birlikte katıldığı İstanbul’daki WIN Fuarına, 2018’de tek başına katılacağını bildirip, fuara çağırma bahanesiyle burada satış yapılan/ kontak kurulan firmaların bilgilerini istediğini ve sonrasında da, CB ile birlikte çalışmak istemediğini ortaya koyduğunu, PIC'in, akabinde CB tarafından bulunan/yaratılan ve iş ilişkisi geliştirilen müşterilere (Arçelik Bulaşık, Arçelik Buzdolabı, Ekinler, Deka, Ernamaş, Klimasan, gibi) direkt olarak “artık biz vereceğiz” diyerek malzeme satmaya başladığını, ayrıca, 2018 yılı satışları için stokları geri almadığı gibi, aynı müşterilere daha ucuz/uygun fiyat sunarak ekstra bir kayba da sebep olduğunu, daha önce CB’den aldıkları bilgilerle satış yapılmakta olan müşterilere ulaşıp, fiyat kırarak CB’nin müşteri ve marj kaybetmesine de neden olduklarını, 2017 yılında iyice zayıflamaya başlayan sözleşme ilişkisinin 2018 Yılı Nisan ayına kadar azalarak sürdüğünü, 15 Nisan 2018 tarihinden itibaren her iki davalının, davacı CB ile olan iş ilişkisini, herhangi bir ihbarda bulunmaksızın, hiçbir gerekçe göstermeksizin ve herhangi bir süre de vermeksizin tamamen sonlandırdığını, yani aralarındaki yazılı olmayan, de facto olarak on yıldan fazla bir süre devam eden sözleşmeyi yine de facto olarak feshettiklerini, taraflar arasında acentelik, distribütörlük ve benzeri sözleşmelerin bulunduğu hallerde, sözleşmenin feshinden sonra, belirli koşulların varlığı halinde Yargıtay kararlarında portföy tazminatı; 6102 Sayılı TTK. nun 122. maddesinde ise denkleştirme istemi olarak adlandırılan alacağın talep edilebilmesinin mümkün olduğunu beyanla, taraflar arasındaki distribütörlük ve acentelik sözleşmesinin davalılarca haksız olarak, feshi ihbarda bulunulmaksızın ve süre de verilmeksizin feshedilmiş olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin hak saklı kalmak ve bilirkişi raporu çerçevesinde ileride harç ikmal edilmek kaydıyla, şimdilik,120.000,00 USD tutarındaki denkleştirme tazminatının 15.04.2018 fesih tarihinden itibaren, 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden tahakkuk edecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, sözleşme ilişkisinin devamı sırasında davalıların sözleşmeye aykırı tutum ve davranışları nedeniyle uğranılan zarardan dolayı 150.000,00 USD tutarında tazminatın 15.04.2018 fesih tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden tahakkuk edecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, uğranılan müspet zarar nedeniyle 50.000,00 USD tutarında tazminatın 15.04.2018 fesih tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden tahakkuk edecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı PIC Sensör San ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın sözleşmenin feshine dayalı müspet zararın tazmini ve sözleşmeye aykırılık dolayısıyla doğan zararın tazmini kalemleri için 6102 sayılı kanunun 5/A maddesi uyarınca dava şartı olan arabuluculuk usulünü yerine getirmediğini, davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davacının 03/01/2019 tarihli ve 00045 yevmiye numaralı ihtarnamesinde denkleştirme tazminatı olarak bu bedelin en az 1.000,000,00 USD olduğunu iddia ve talep ettiğini, ancak bu hususun davacı tarafın dava dilekçesinde de belirtildiğini, buna karşılık davacı tarafın davasını ikame ederken denkleştirme tazminatı tutarını hesaplayamadığını ileri sürerek tazminat olarak 120.000,00 USD talepte bulunduğunu, bu haliyle çelişkili iddia ve taleplerde bulunan davacının iddialarına itibar etmenin mümkün olmadığını, portföy tazminatı iddiasının sırf bu yüzden menfaat yokluğu nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini, PIC Sensör'ün diğer davalı Proximity'in temsilcisi olmadığını, ayrı tüzel kişilikler olduğunu, davacı ile PIC Sensör arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi olmadığını, davacının mesnetsiz olan portföy tazminat talebinin TTK 122(4) uyarınca 30/11/2018 günü itibariyle hak düşürücü sürenin sona erdiğini beyanla haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Proximity İnstrumentation Controls GMBH vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın sözleşmenin feshine dayalı müspet zararın tazmini ve sözleşmeye aykırılık dolayısıyla doğan zararın tazmini kalemleri için 6102 sayılı kanunun 5/A maddesi uyarınca dava şartı olan arabuluculuk usulünü yerine getirmediğini, davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davacının 03/01/2019 tarihli ve 00045 yevmiye numaralı ihtarnamesinde denkleştirme tazminatı olarak bu bedelin en az 1.000,000,00 USD olduğunu iddia ve talep ettiğini, ancak bu hususun davacı tarafın dava dilekçesinde de belirtildiğini, buna karşılık davacı tarafın davasını ikame ederken denkleştirme tazminatı tutarını hesaplayamadığını ileri sürerek tazminat olarak 120.000,00 USD talepte bulunduğunu, bu haliyle çelişkili iddia ve taleplerde bulunan davacının iddialarına itibar etmenin mümkün olmadığını, portföy tazminatı iddiasının sırf bu yüzden menfaat yokluğu nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini, PIC Sensör'ün diğer davalı PROXİMİTY'in temsilcisi olmadığını, ayrı tüzel kişilikler olduğunu, PIC Sensör'ün davalı PROXIMITY'in temsilcisi olduğu iddiasının gerçek olmayıp hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı PROXIMITY'in Genel Müdürü olan Katrin Sommer tarafından imzalanmış olan fesih beyanını 12/12/2017 tarihinde davacı tarafa gönderdiğini, davacıya gönderilen bu fesih beyanında fesih sebeplerinin detaylı olarak izah edildiğini, 12/12/2017 tarihinde fiziki olarak da davacıya tebliğ olunduğunu, davalı ile davacı arasındaki sözleşmenin davacının iddia ettiği gibi 15/04/2018 tarihinde değil, 11/12/2017 tarihinde sona erdiğini, davacı tarafın sadakat yükümlülüğünü ve rekabet etmeme yükümlülüğünü ihlal eden davranışlarda bulunduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin, davacı tarafın kusuru dolayısıyla haklı sebeple feshedilmiş olduğundan 6102 S. TTK 122(3) uyarınca davacı tarafın porföy tazminatına hak kazanmadığını beyanla haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle: taraflarınca daha önce 12.04.2019 tarihli dava dilekçesiyle, işbu davada talep etmekte oldukları iki kalem tazminata ilave olarak portföy tazminatı talebini de içeren bir dava açtıklarını; 2019/220 esas sayılı dosyası üzerinden görülmeye başlanan davada Mahkemenin 27.06.2019 tarihli duruşmasında, işbu davaya konu tazminat kalemleri zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu halde, davadan önce arabuluculuk yoluna başvurulmadığı gerekçesiyle onlara ilişkin davanın tefrik edildiğini; dosyanın 2019/418 esas numarasına kaydedildiğini; bilahare 28.06.2019 gün ve 2019/628 karar sayılı kararla dava şartı yokluğu nedeniyle dosya üzerinden davanın reddine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, işbu davaya konu iki kalem tazminat talebi bakımından taraflarınca arabuluculuk yoluna başvurduğunu ancak sonuç alınamadığını, davalılardan Proximity Instrumentation Controls GmbH (bundan böyle kısaca PIC olarak anılacaktır), reed kontak satışı ve reed sensör üretimi yapan, merkezi Almanya’da bulunan bir şirket olduğunu, Merkezi Almanya’da olan PIC, Türkiye pazarına girmek için dava dışı Alfa Elektronik firması ile 2005 yılında görüşmeler yaptığını, Alfa Elektronik'in daha sonra davacı şirketi kuracak olan, ODTÜ mezunu makine yüksek mühendisi ...’ı işe aldığını ve PIC temsilcisi olarak çalışmaya başladığnı, 2007 Mayıs ayına kadar bu şekilde devam eden çalışmalarda Alfa Elektronik durumdan (işin karlılığı, gelişmesi, büyümesi, potansiyeli) tatmin olmayınca, ..., davacı CB Otomasyon ve Mühendislik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’yi (bundan böyle kısaca CB olarak anılacaktır) kurduğunu ve böylece davacı CB, 29.05.2007 tarihinden itibaren PIC Türkiye distribütörü olarak işe başladığını, davalı PIC, 08.06.2007 tarihinde, davacı CB'nin kendisinin Türkiye distribütörü ve acentesi olduğuna dair belgeyi (Authorization Letter) düzenlediğini böylece davacı CB ile davalı PIC arasında, yazılı sözleşmeye bağlanmaksızın, şifahen ve “de facto” olarak 10 yılı aşkın bir süre boyunca devam edecek olan bir distribütörlük ve acentelik ilişkisi kurulduğunu, davalılardan PIC, Almanya’da ürettiği ürünleri davacı davacı CB ile kendisi arasındaki distribütörlük ve acentelik sözleşmesi çerçevesinde, CB sayesinde Türkiye pazarında satmakta iken ve iş hacmi itibariyle sözleşme ilişkisi son derecede başarılı bir şekilde sürmekteyken, beklenmedik bir şekilde, CB’nin onayını da almadan 2014 yılında diğer davalı PIC Turkey’i kurduğunu, Arçelik için ürünleri Türkiye’de üretmeye başladığını, sonuçta ürünlerin satış ve pazarlanmasında davacı CB’yi devre dışı bıraktığını, CB sayesinde elde ettiği (davacı CB tarafından bulunan/yaratılan ve iş ilişkisi geliştirilen Arçelik Bulaşık, Arçelik Buzdolabı, Ekinler, Deka, Ernamaş, Klimasan gibi) müşterilere doğrudan kendisi ürün satmaya başladığını, ayrıca, 2018 yılı satışları için stokları geri almadığı gibi aynı müşterilere daha ucuz/uygun fiyat sunarak ekstra bir kayba da sebep olduğunu bu sebeple mevcut hukuki ve fiili bağlantı nedeniyle, işbu davalarının tensiple birlikte taraflar arasında mahkemenin 2019/220 esas sayılı dosyası üzerinden görülmekte olan davayla birleştirilmesine, taraflar arasındaki distribütörlük ve acentelik sözleşmesinin davalılarca haksız olarak, feshi ihbarda bulunulmaksızın ve süre de verilmeksizin feshedilmiş olduğunun tespitine, sözleşme ilişkisinin devamı sırasında davalıların sözleşmeye aykırı tutum ve davranışları nedeniyle uğranılan zarardan dolayı 150.000,00 USD tutarında tazminatın 15.04.2018 fesih tarihinden itibaren, uğranılan müspet zarar nedeniyle 50.000,00 USD tutarında tazminatın 15.04.2018 fesih tarihinden itibaren,3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden tahakkuk edecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.