10. Hukuk Dairesi 2024/8261 E. , 2024/9873 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/171 E., 2024/1056 K. KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/249 E., 2023/251 K. Taraflar arasındaki sürekli iş göremezlik derecesinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafı
**10. Hukuk Dairesi 2024/8261 E. , 2024/9873 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/171 E., 2024/1056 K. KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/249 E., 2023/251 K. Taraflar arasındaki sürekli iş göremezlik derecesinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ile davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin imalat ve ihracat işi yapan bünyesinde çok sayıda işçi çalıştıran bir şirketin olduğu, davacı şirketin tüm işçilerin yasal haklarını koruduğunu ve ödediğini, işçilerin meslek hastalığına yakalanması sebebiyle yargı yoluna başvurduğu ve bazılarının da SGK'ya başvurduğunu, meslek hastalığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, işçilerin meslek hastalığına yakalanmadığını iddia ettiklerini, davalı işçiye % 71 oranında maluliyet oranının tespit edildiğini, bu rapora itiraz ettiklerini, SGK müfettiş raporunda aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, davalı işçinin maluliyet oranının tespiti ile tespit edilecek maluliyet oranına göre davalının geçici iş göremezlik gelirine ve sürekli iş göremezlik gelirinin belirlenmesinin tespiti ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının Kuruma sigortalı olarak kayıtlı olduğunu, davalının meslek hastalığına yakalanıp yakalanmadığı hususunda Ankaraya sevkedildiğini, buradan %71 oranında maluliyet oranının tespit edildiğinin bildirildiğini, davalıya 01.03.2013 tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik gelirinin bağlandığını, davalının yakalandığı hastalığın elde olan raporlar ve belgeler neticesinde meslek hastalığına karar verildiği ve haksız ve yersiz açılan davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; derdestlik itirazında bulunduklarını, davacı işverenin kusursuz olduğunu iddasının kabul edilemeyeceğini, iş yerinde bir çok tehlikeli ve zararlı işlerin yapıldığını ve sağlıksız bir ortamın olduğunu, haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... mahkememizce davacı işveren ile davalı işçi arasında meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin derdest yargılamanın bulunuyor oluşu, mahkememizce tespit edilen ve taraflar arasında kesin teşkil hüküm teşkil edecek olan maluliyet oranına yönelik hükmün bu dava yönünden de bağlayıcı olacağı gibi, kurumca tazminat davasının davacısı olan işçiye bağlanan sürekli işgöremezlik gelirinin rücuya tabi olan kısmının, bu davada hükmedilmesi halinde maddi tazminat tutarından mahsubunun gerekmesi, davalı işçinin tazminat dosyasında veya mahkememiz dosyasında kurumca tespit edilen maluliyet oranını kabul ettiğine yönelik bir beyanının bulunmayışı nedeniyle; her ne kadar yargılama sonucunda tespit edilen maluliyet oranı kurumca tespit edilen maluliyet oranından yüksek ise de; davacının dava açmakta hukuki menfaati bulunduğu sonucuna varıldığından, Adli Tıp Kurum raporları dikkate alınmak suretiyle davalı ...'ın çalışma gücünün %74 'ünü kaybettiğinin tespitine" karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; meslek hastalıkları ile ilgili bilirkişi raporunun çıkarılırken ILO'nun esas alınması gerektiğini, ancak bilirkişi raporunun buna uygun olmadığını, bu durumun bilimsel gerçeklikle hukuksal verilerin çelişmesine sebebiyet verdiğini, mahkemece alınan adli tıp raporunun da bu sebeple bu durumun bir örneğini oluşturduğunu, bu sebeple daha güncel ve net bir değerlendirme yapabilmek için son gelişmeler ve yayınlar göz önüne alınarak Türk Toraks Derneğince yayımlanmış olan maluliyet değerlendirme rehberi esas alınarak irdeleme yapılmasını ve bilimsel verilerle örtüşen bir rapor hazırlanmasının hukuken ve somut gerçeklik açısından daha doğru bulunacağını, maluliyet değerlendirme rehberine göre maluliyet oranının belirlenebilmesi için izlenmesi gereken yolda en önemli hususlardan birisinin de anamnez denen aşama olduğunu, diğer önemli bir aşamanın ise laboratuar testleri olduğunu, davacının SGK' lı ve SGK' sız olarak çalıştığı tüm iş yerlerinin tespit edilmek suretiyle bahse konu iş yerlerinin kusur oranlarının tespitini talep ettiklerini, bahse konu tüm iş yerlerinde keşif yapılması gerektiğini, hastalığın zamanla oluşup oluşmadığı araştırılarak kusur durumunun tüm faktörlerinin değerlendirilerek belirlenmesi gerektiğini, hastalık sebebiyle saptanan bozukluğun geçici mi, kalıcı mı, kalıcı ve ilerleyici mi olduğu, mevcut patoloji ile kişinin çalışmakta olduğu işte veya başka bir işte çalışıp çalışamayacağı, tedavi ve prognoz hakkında görüşlerin belirtilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda bu hususların belirtilmediğini, gerekli özenin gösterilmediğini, kişinin anamnezi alınırken gerekli bilgilerin edinilmemiş olduğunu, sigaranın somut olaya etkisinin raporda hiç irdelenmediğini, radyolojik şüphelerin de patolojik tanılarla detaylı incelenmesi gerektiğini, kurumun hatalı ve kesin olmayan hesaplamanın ve maluliyetin tespiti nedeniyle Kurum vekili lehine vekalet ücreti takdir edilmesinin kabul edilemeyeceğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından tespit edilen iş göremezlik oranının, kurumun tespitinden fazla olduğunu, davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...dava değerlendirildiğinde; davacının iddiasının meslek hastalığı olmadığı, olduğu kabul edilse bile kurumun tespit ettiği sürekli iş göremezlik oranının bulunmadığı şeklinde olduğu, dosya kapsamında bulunan tıbbi raporlar ve en nihayetinde Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu raporu göz önünde bulundurulduğunda davacı tarafın iddiasının aksine davalı işçide meslek hastalığının bulunduğu, en az Kurum tarafından tespit edilen sürekli iş göremezlik oranında meslekte kazanma gücünün kaybedildiği sübuta ermiş olmakla davacının davasının reddine karar vermek gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur. Kabule göre de; iki davalı lehine tek vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken infazda tereddüt oluşturacak şekilde vekalet ücreti takdiri de hatalı olmuştur. Anılan hatanın yeniden yargılamayı gerektirmemesi nazara alınarak İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılarak davanın esası hakkında karar vermek gerektiği" gerekçesiyle; "Davacı ve davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih, esas ve karar sayılı kararının kaldırılmasına, 1-Davanın reddine" karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı ve davalı Kurum vekilleri Kurum vekilleri istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, sürekli iş göremezlik derecesinin tespitine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371'inci, 5510 sayılı Kanun'un 19 ve 95 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı ve davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.