DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/2092 E. , 2024/1847 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/2092 Karar No : 2024/1847 TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... Gayrimenkul Geliştirme Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1-... 2- ... Bakanlığı VEKİLLERİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Dördüncü Dairesinin 09/05/2024 tarih ve E:2023/12691, K:2024/2915 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : …
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/2092 E. , 2024/1847 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/2092 Karar No : 2024/1847 TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... Gayrimenkul Geliştirme Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1-... 2- ... Bakanlığı VEKİLLERİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Dördüncü Dairesinin 09/05/2024 tarih ve E:2023/12691, K:2024/2915 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Erzurum ili, Yakutiye İlçesi sınırları içerisinde bulunan ve ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen, davacının da taşınmazının bulunduğu belirtilen alanın 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun'un 2. ve Ek 1. maddesi uyarınca riskli alan ilan edilmesine ilişkin 04/03/2020 tarih ve 31508 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 03/03/2020 tarih ve 2193 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Dördüncü Dairesinin 09/05/2024 tarih ve E:2023/12691, K:2024/2915 sayılı kararıyla; 2577 sayılı Kanun'da, dava konusu edilen 6306 sayılı Kanun'un 2. ve Ek 1. maddeleri kapsamında riskli alan ilanına ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararına karşı Resmî Gazete’de yayımı tarihinden itibaren dava açılabileceği belirtilerek, riskli alan kararları için otuz günlük özel dava açma süresi öngörülmüş ise de; Anayasa'nın 40. maddesi gereğince, kanunlarda özel başvuru yolu ve dava açma süresi öngörüldüğü hallerde bunun ilgililere açıkça ve ayrıca bildirilmesi gerektiğinden ve bu husus işlemde açıklanmadığından, riskli alan kararının Resmî Gazete’de yayım tarihinden itibaren 60 günlük genel dava açma süresi içerisinde dava konusu edilebileceğinin kabulünün gerektiği, Bu durumda; 6306 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin 2. fıkrası uyarınca; 04/03/2020 tarih ve 31508 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan riskli alan kararına karşı 04/03/2020 tarihinden itibaren 60 günlük genel dava açma süresi içerisinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 06/09/2023 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Daire kararının usulüne uygun olarak tarafına tebliğ edilmediği, zira avukatın bürosunda bulunup bulunmadığı belirtilmeksizin doğrudan iş yeri çalışanına yapılan tebligatın usulsüz olduğu, 20-21/06/2024 tarihlerinde kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan memur ve diğer görevliler idari izinli olduğundan, temyiz süresinin idari izni izleyen çalışma saati bitimine kadar uzamasının hakkaniyet gereği olduğu, bu çerçevede temyiz başvurusunun süresinde olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idarelerden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği tarafından, Danıştay Dördüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş, Cumhurbaşkanlığı tarafından ise savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İLGİLİ MEVZUAT : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 8. maddesinde, sürelerin; tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı, tatil günlerinin sürelere dahil olduğu, sürenin son gününün tatil gününe rastlaması halinde, sürenin tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzayacağı; 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihaî kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dâhi Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği; 48. maddesinin altıncı fıkrasında, temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması hâlinde kararı veren merciin, temyiz isteminin reddine karar vereceği; yedinci fıkrasında, temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapıldığının dosyanın gönderildiği Danıştay'ın ilgili dairesi ve kurulunca saptanması hâlinde de altıncı fıkrada sözü edilen kararın daire ve kurulca verileceği; 60. maddesinde, Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerine ait her türlü tebliğ işlerinin Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacağı kurala bağlanmıştır. 2577 sayılı Kanun'un ''İvedi yargılama usulü'' başlıklı 20/A maddesinin birinci fıkrasında, ivedi yargılama usulüne tâbi uyuşmazlıklar sayılmış; (f) bendinde, 16/5/2012 tarih ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca alınan Cumhurbaşkanı kararlarından doğan uyuşmazlıklarda ivedi yargılama usulünün uygulanacağı belirtilmiş, maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde de, verilen nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği kurala bağlanmıştır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesinde, "Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. (...)"; "Belli bir yerde veya evde meslek ve sanat icrası" başlıklı 17. maddesinde, ''Belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.'' kuralına yer verilmiştir. 25/01/2012 tarih ve 28184 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’in “Meslek ve sanat erbabına tebligat” başlıklı 26. maddesinde, ''(1) Belirli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenlere, o yerde de tebligat yapılabilir. (2) Muhatabın işyerinde bulunmaması hâlinde tebliğ, aynı yerde sürekli olarak çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır..." kuralı yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden, Danıştay Dördüncü Dairesinin temyizen incelenerek bozulması istenen 09/05/2024 tarih ve E:2023/12691, K:2024/2915 sayılı kararının davacı vekili Av. ...'ın daimi çalışanı E.Ç.'ye 03/06/2024 tarihinde tebliğ edildiği, anılan kararda kararın tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolunun açık olduğunun belirtildiği, bu karara karşı, on beş günlük temyiz süresinin son gününün (18/06/2024 tarihinin) 16-19/06/2024 tarihleri arasındaki kurban bayramına denk gelmesi nedeniyle en son 20/06/2024 tarihinde temyiz isteminde bulunulması gerekirken, bu süre geçtikten sonra 21/06/2024 tarihinde kayda giren dilekçe ile temyiz isteminde bulunulduğu anlaşıldığından, süre aşımı nedeniyle temyiz isteminin esasının incelenemeyeceği sonucuna varılmaktadır. Öte yandan, 20/06/2019 - 21/06/2019 tarihlerinde Cumhurbaşkanı kararıyla kamu kurum ve kuruluşlarındaki çalışanlar için idari izin uygulaması yapılmış olması, bu günlerin resmi tatil olduğu sonucunu doğurmadığı ve idari izinlerin 2577 sayılı Kanun'da öngörülen sürelere etki etmediği gözetildiğinde, 03/06/2024 tarihinde tebliğ edilen Daire kararına karşı temyiz süresinin 24/06/2024 tarihine uzadığının kabulü mümkün görülmemiştir. Diğer taraftan, davacı vekilince, Daire kararının usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği belirtilerek temyiz başvurusunun süresinde olduğu ileri sürülmüş ise de, Daire kararının, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde belirtilen adreste, daimi çalışanı E.Ç. imzasına karşılık tebliğ edildiği, yargılama aşamasında savcı düşüncesinin de aynı çalışan imzasına tebliğ edildiği, dolayısıyla vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılacağına ilişkin hüküm uyarınca tebligatın usulüne uygun olduğu anlaşıldığından, davacının bu iddiasına itibar edilmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine, 2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 48/7. maddesi uyarınca kesin olarak, 3. 02/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.