7. Ceza Dairesi 2023/5611 E. , 2024/8446 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/177 E., 2022/395 K. SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespi…
**7. Ceza Dairesi 2023/5611 E. , 2024/8446 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/177 E., 2022/395 K. SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın ağaç kesme suçunu işlediğinin sabit olduğuna, zira sanığın ağaç kestiğini beyan ettiğine, beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ve re'sen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişindir. II. GEREKÇE Orman muhafaza memurları tarafından şikâyete konu yerde yapılan incelemede, ormandan açma yapılarak fındık dikildiği, motorlu testereyle kestane ağaçlarının kesildiği tespit edilerek sanık hakkında suç tutanağı düzenlenmiştir. Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmalarında, kadastro çalışmasından önce tapuya güvenerek ağaç kesip fındık diktiğini, ağaçları yaklaşık 15 yıl önce kestiğini beyan etmiştir. Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen 28.06.2013 tarihli raporda, suça konu yerin orman parseli olarak tespit gördüğü ancak dava konusu yer ile ilgisi bulunmayan kısma itiraz edilmesi nedeniyle kadastronun kesinleşmediği, 2009 yılında yapacak nitelikli ağaçların motorlu testereyle kesildiği ve açma yapıldığı tespit edilmiştir. 01.07.2013 tarihli fen bilirkişisi raporunda suça konu yerin orman parseli sınırları içinde kaldığı ancak askı ilanı süresinde dava açıldığı belirtilmiştir. Bozma ilamı sonrası mahallinde 29.07.2019 tarihinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda suça konu yerin çevresindeki ormanlık alanla bütünlük oluşturduğu, amenajman planı ve memleket haritasında ormanlık alan içinde kaldığı, keşif tarihinden 10 yıl önce ağaçların kesildiği, orman vasfıyla 2005 yılında tespit gören taşınmaza ilişkin dava açıldığından tespitin kesinleşmediği, her ne kadar taşınmazın tapuya tescili yapılmamış ise de Espiye Kadastro Mahkemesinin 2006/22 Esas sayılı dosyasının 07.07.2010 tarihinde kesinleştiği ve bu parsele ilişkin davanın sonuçlandığı belirtilmiştir. Fen bilirkişisi raporunda suça konu yerin bulunduğu parsele ilişkin Espiye Kadastro Mahkemesinin 2006/22 Esas saylı dosyasının 2010 yılında kesinleştiği bildirilmiştir. Orman bilirkişisi raporunda suça konu yerdeki ağaçların motorlu testereyle kesildiğinin tespit edilmesi karşısında, davanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 67 nci maddelerinde öngörülen 15 yıllık olağan, 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi bulunduğu cihetle, temyiz inceleme gününde henüz anılan suç yönüyle zamanaşımı sürelerinin dolmadığı gözetilerek tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Davanın dayanağını oluşturan suç tutanağı, sanık savunmaları, bilirkişi raporu, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 09.10.2024 tarihinde karar verildi.