11. Hukuk Dairesi 2023/5235 E. , 2024/8472 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1408 Esas, 2023/1003 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bilecik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2018/85 E., 2020/150 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme
**11. Hukuk Dairesi 2023/5235 E. , 2024/8472 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1408 Esas, 2023/1003 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bilecik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2018/85 E., 2020/150 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 26.11.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili sigorta şirketinin sigortalısı ... İş Makinaları San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davalı şirket arasında düzenlenen 13.07.2017 tarihli kira sözleşmesi uyarınca davalı şirketin, kiralanan vinç ile her biri maksimum 7 ton ağırlığındaki çelik konstrüksiyon makasın montaj işinin yapılacağını, vincin 7 ton üzerinde tonajdaki işlerde kullanılamayacağını taahhüt etmesine karşılık taahhüdünü ihlal edip kira sözleşmesine aykırı olarak vinci üretici firmasının standartlarına göre opere edilmesi mümkün olmayan 11,76 ton ağırlığındaki montaj işinde kullanıp sonucunda davalının ağır kusuru nedeniyle kaza meydana gelerek vincin devrildiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı şirketin tam kusurlu olup taşınacak ağırlık hakkında sözleşme aşamasında sigortalı şirkete ve sonrasında ise vinç operatörüne yanlış bilgi verdiğini, kazanın oluşumunda vinç operatörünün herhangi bir kusurunun olmadığını, davalının kusuru nedeniyle gerçekleşen kaza sonrasında müvekkili şirketin sigortalısına makina kırılması sigorta poliçesi kapsamında 21.11.2017 tarihinde 131.299,34 euro ödeme yaptığını, halefiyete dayalı müvekkilinin sigortalı yerine geçtiğini iddia ederek 131.299,34 euro tutarındaki tazminatın, ödeme tarihinden itibaren devlet bankalarınca euro cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde vincin kullanımında vinç operatörünün ve yardımcısının kusurları ve hatalarının bulunduğunu, sigortalı şirketin de adam çalıştıranın kusursuz sorumluluğu nedeniyle sorumlu olduğunu, müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, kusur ve sorumluluğun tamamıyla davacıya ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, yapılan yargılama ve benimsenen 12.06.2019 tarihli bilirkişi raporunda, kazanın meydana gelmesinde davalı şirketin %20, dava dışı ... Şirketi ve vinç operatörünün ayrı ayrı %40'ar oranında kusurlu bulunduğunun belirlendiği, rapora itirazlar üzerine dosya üzerinden yeniden bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, akabinde yeni bilirkişi kurulu tarafından tanzim olunan 21.10.2019 tarihli raporda, dosyada yer alan bilgi ve belgeler, uzman raporları, özel mütalaalar, fotoğraf ve CD kayıtlarından olayın meydana gelmesinde, davalı şirketin sözleşme hükümlerini hiçe sayarak yanlış bilgilendirme ve makası yanlış yönde yerleştirerek tüm riskleri operatöre bıraktığı, operatörün ise sözleşme hükümlerine uyarak işi yapmaya çalışıp havada makası döndürünce olayın tehlikeli boyut aldığı için canını kurtarıp kazanın meydana geldiği, davalı şirketin meydana gelen hasar ve zararın tamamından asli kusurlu olduğunun rapor edildiği, 21.10.2019 tarihli bilirkişi heyet raporu incelendiğinde, dosyaya sunulan tüm raporların değerlendirildiği, ancak raporun hukuki ve bilimsel üsluptan uzak, hiçbir somut veriye dayanılmaksızın önceki raporla belirlenen oranların değişme sebebi olarak, kontrol ve test yapan şirketle telefonda görüştüklerini ve sehven hatalı veriler ile uzman raporunun yanlış hazırlanmasına sebebiyet verildiğini öğrendiklerini rapora aktardıkları, bu hususların somut, bilimsel verilerle desteklenmedikçe hükme esas alınmasının mümkün olmadığı, bilirkişilerin salt kendi yorum ve şahsi görüşleriyle bir sonuca ulaştıkları, bu nedenle iş bu rapora itibar edilmediği, 12.06.2019 tarihli bilirkişi heyeti raporunun hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, kiraya veren konumundaki sigortalı şirketin yapılacak işi ve operatörlerini denetleyip gerekli denetimleri yapmakla yükümlü olduğu, bu bakımdan operatörün, makinenin devrilmesine sebep olan demir makasların ağırlığı konusunda gerekli tüm inceleme ve araştırmaları yapması gerektiği, makine kiraya verildikten sonra tüm sorumluluğun kiracıda olduğuna dair görüşe itibar edilmesinin mümkün olmadığı, sözleşmede kararlaştırılan ağırlıktan daha fazla bir ağırlık kaldırılıp kaldırılmayacağının denetiminin kiraya veren şirkete ve makineyle birlikte gönderilen operatöre ait olduğu, bu hususlarda hiçbir araştırma ve inceleme yapmaksızın doğrudan davalı tarafça gösterilen demir makasları kaldırmaya çalışan vinç operatörünün ve operatörün sigortalı olarak çalıştığı kiraya veren şirketin ağır kusurlu olduğu, davalı şirket ile sigortalı şirket arasındaki hukuki ilişkinin kira sözleşmesi olduğunun kesinleşen istinaf dairesi kararı ile sabit olduğu, sözleşmeye uygun ağırlıkta olmayan makasların, sözleşmeye binaen kiralanan vinç ile kaldırılmasını isteyen, bu konuda gerekli inceleme ve araştırmaları yaparak kaldırılması/taşınması için kira sözleşmesi yaptıkları makasların ağırlıklarını ve hangi tarz bir vinç ile kaldırılabileceklerini tespit edip buna göre bir sözleşme düzenlemekle yükümlü olmasına rağmen imzalanan sözleşmede belirtilen ağırlıktan daha ağır nitelikteki demir makasları ilgili sözleşme kapsamında kaldırılmak üzere hazır eden, kiralanan vincin çalışması için gerekli şartları sağlamayan davalı şirketin meydana gelen kazada kusurlu olduğu, taraflar arasında akdedilen kira sözleşmesinde operatörün niteliğine dair başkaca bir nitelendirme ya da şart bulunmadığı, operatörün hangi belgelere sahip olması gerektiğine dair aksi yönde bir sözleşme hükmünün bulunmadığı, kaldı ki operatörün belgesinin bulunmamasının tek başına davalıyı sorumluluktan kurtarmayacağı ve davalı şirketin kusurunu bertaraf etmeyeceği, davalı şirketin kendi iş sahasında çalışacak olan makine operatörünün niteliği ve yeterliliği konusunda denetleme yapmamasının dahi davalı şirketin ihmali olarak değerlendirileceği, bu tespitler doğrultusunda benimsenen 12.06.2019 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen kusur oranlarına göre kazanın meydana gelmesinde, davalı şirketin %20, dava dışı sigortalı ... ... Ltd. Şti. ve vinç operatörünün ayrı ayrı %40'ar oranında kusurlu bulunduğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 26.259,87 euro sigorta hasar bedelinin ödeme tarihi olan 21.11.2017 tarihinden itibaren devlet bankalarınca euro cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesince ilk heyet raporunun kabulünde usul ve yasaya aykırılık görülmediği, taraflar arasındaki sözleşmede 60 tonluk teleskobik vincin davalıya tahsis edileceği belirtilmişse de dava konusu 80 tonluk teleskobik vincin gönderildiği, yine sözleşmede 7 ton ağırlığında 7 adet makasın montajından söz edilmesine karşın 11.76 ton ağırlığında makasın montajı sırasında dava konusu vincin devrilerek hasar gördüğü, hükme esas anılan 12.06.2019 tarihli heyet raporunda, dava konusu 80 ton teleskopik vincin taahhüt edilen yükten fazla olsa bile makine ile ilgili katalog değerlerine göre makinenin uygun bom uzunluğu, bom açışı veya trim açısı ile çalışıldığında 11,76 ton yükü taşıyacak kapasitede olduğunun, her ne kadar yükün sözleşmede yazıldığı 7 ton yerine 11.76 ton çıkması önemli bir husus olsa da operatörün kaldıracağı yükün ağırlığından emin olmadan iş güvenliği talimatı gereği kaldırma işlemine başlamaması ya da bu durumda periyodik kontrol testinden geçmiş durumda olan vincin, çalışıyor durumda olması gereken overload sensöründen aldığı uyarıyı dikkate alarak işlemi sonlandırması gerektiğinin, vincin statik yük nedeniyle devrilmesi yani uygun olmayan yük, bom uzunluğu ve bom açısı nedeniyle devrilme olayının ilk kaldırma esnasında ve vinç ekseni doğrultusunda olmasının beklendiğinin, oysa dosya kapsamında delil olarak bulunan kaza anını gösteren video (2018-10-06 at 10.47.53 mp4) irdelendiğinde kazanın bu şekilde gerçekleşmediğinin, vincin yükü (kirişi) montajı tamamlanmış diğer kirişlerle aynı kota yakın bir mesafeye kaldırdığının, daha sonra kirişin kendi etrafında döndüğünün, bir süre sonra operatörün kirişi serbest düşüşe bıraktığının, sonrasında kazanın meydana geldiğinin, vinçlerin çalışmaları sırasında birçok dinamik yükün etkisine maruz kaldığının, bu dinamik yüklerin özellikle dış etkilerden ve yük salınımlarından kaynaklandığının, videonun 20. saniyesinde operatörün yükü (kirişi) aniden serbest düşüşe bırakmasının yükün salınımına neden olduğunun, bu nedenle de oluşan atalet kuvveti nedeniyle yük kaldırma kuvvetlerin devrilme eksenine göre momentleri toplamı sıfır olmalı veya vinç ağırlık merkezine doğru olmalı kuralını ihlal ederek yükün ağırlık merkezine doğru devrilme ekseni boyunca hareketlenme olması sonucu vincin sol arka tarafa doğru devrilerek kırıma uğradığının, bu nedenlerle sigortalı dava dışı ... İş Makinaları Ltd. Şti. uhdesinde olup da kiraladığı 34-08-3006 plakalı ... marka teleskobik mobil vincin periyodik kontrol süreçlerini sağlıklı tamamlamadığının, gerçekleştirilecek makas yerleştirme işinin etütünü sağlıklı bir biçimde yapmadığının ve sahada kendi operatörü ile söz konusu işi bilim ve fenne uygun biçimde gerçekleştirmediği için meydana gelen kazada asli kusurlu olduğu, vinç operatörü ...'ın iş güvenliği talimatına uygun olarak yükün gerçek ağırlığını öğrenmeden kendisine verilen beyanlara göre kirişin 7 ton ağırlığında olduğunu düşünerek kaldırma işine başlaması, yüklü halde çalışırken kurallara uygun şekilde montaj işlemini gerçekleştirmesi gerekirken taşıdığı yükü serbest düşüşe bırakması, vincin otomatik olarak yükü algılama ve ona göre uyarı verme özellikleri bulunduğu halde bu özelliklerden faydalanmaksızın operasyonu gerçekleştirmeye çalışması nedeniyle kazaya sebep olmasından meydana gelen olayda asli kusurlu olduğu, davalı şirketin ise olayın kendi işyerinde asıl işinin bir parçası olan çatı konstrüksiyonun tamamlanması operasyonu esnasında operatörü de vinçle birlikte kiralamış bulunduğu bir statüde iken kirişin ters bağlanmış olduğu halde bile gerekli gözetim ve uyarıları yapmaması, çalışma ortamında uygun şartları tam anlamıyla sağlamamış ve yükün askıda iken 180 derece döndürme işleminin yapılmasına müdahale etmemesi nedeniyle tali kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, sonuç olarak davalı şirketin %20, dava dışı ... İş Makinaları Ltd. Şti'nin %40 ve vinç operatörü ...'ın %40 oranında kusurlu olduğu, bu durumda davacı şirket teminat kapsamında olan bir hasarı sigortalısına ödemiş olduğundan sigortalısına halef olarak davalıya atfedilen %20 kusur oranında rücu edebileceği, davalı tarafça yargılamada hasar ve bedeline yönelik açıkça itirazda bulunulmadığı gibi hasara ilişkin olarak dosyaya sunulan ekspertiz raporundaki tespitlerin dayanaklarının gösterildiği, hasar bedelinden sovtaj tutarının mahsup edildiği, davalının bu hususta ileri sürdüğü istinaf sebebinin soyut ifadelere dayalı olup somut bir itiraz sebebinin gösterilmediği, sigortalıya yapılan ödeme tarihi itibariyle temerrüt olgusunun gerçekleştiğinin kabulünde isabetsizlik olmadığı hep birlikte gözetildiğinde her iki taraf vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, sigortalıya ödenen sigorta tazminatının hasar sorumlusundan rücuen tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 nci maddesi. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince yapılan tahkikat sırasında olaya ilişkin kusur durumunun değerlendirilmesi için önce 12.06.2019 tarihli ilk bilirkişi heyet raporu alınmış, bu rapora itiraz edilmesi üzerine bu kez başka bir heyetten 21.10.2019 tarihli ikinci rapor alınmıştır. Raporlarda yapılan değerlendirmeler birbiri ile uyuşmamakta, aksine çelişmektedir. Yeni rapor alınmasından sonra Mahkemece bu yeni raporun hükme esas alınamayacağı kabul ediliyorsa, mevcut raporlar arasındaki çelişkileri giderecek farklı bir heyetten üçüncü bir rapor alınıp dosyadaki deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken daha öncesinde benimsenmemiş ilk raporun (12.06.2019 tarihli) yeniden hükme esas alınmak suretiyle yazılı şekilde karar vermesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.11.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.