TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/03/2024 NUMARASI : 2023/1336 Esas 2024/255 Karar DAVA : Tazminat (KASKO Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/12/2023 KARAR TARİHİ : 19/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/12/2025 Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/806 Esas 2025/1789 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/806 KARAR NO : 2025/1789 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/03/2024 NUMARASI : 2023/1336 Esas 2024/255 Karar DAVA : Tazminat (KASKO Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/12/2023 KARAR TARİHİ : 19/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/12/2025 Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17.11.2022 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araçla ... plakalı aracın karıştığı maddi hasarlı/yaralamalı trafik kazasında müvekkiline ait aracın pert olduğunu, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunu, karşı aracın trafik sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş. tarafından poliçe limiti kapsamında müvekkiline 11/01/2023 tarihinde 10.000,00-TL araç pert bedeli ödemesi yapıldığını ancak müvekkilinin aracının kasko şirketi tarafından bakiye pert bedeli ödemesi yapılmadığını, müvekkilinin aracının kaza tarihi itibariyle 54389818 poliçe numarasıyla davalı sigorta şirketine, ... Genişletilmiş Filo Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkiline ait aracın kaza tarihi itibariyle değerinin yaklaşık 395.000,00-TL olduğunu, sovtaj bedeli ve ... Sigorta A.Ş. tarafından ödenen bedellerin müvekkilinin maddi zararını karşılamaya yetmediğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; müvekkile ait ... plakalı aracın ödenmeyen bakiye pert/tam ziya bedeli olan 100,00.-TL'nin haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça dava öncesi müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davaya konu ... plakalı aracın, müvekkili şirket nezdinde, 31.10.2022-31.10.2023 tarihleri arasında 54389818/0 numaralı ... genişletilmiş kasko sigortası poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacının iddialarının aksine poliçede bahsi geçen sigorta bedellerinin her hâlükârda ödenecek bedeller olmayıp azami teminat limitlerini göstermekte ve genel şartlar ile özel şartlar dahilinde verilecek karar sonucu ödenebilecek tutarları göstermekte olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kaza anında yasal sınırın üzerinde 1,45 promil alkollü olduğu sabit olduğundan ve kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana geldiği anlaşıldığından, söz konusu hasarın teminat dışında kaldığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun yalnızca gerçek zararla sınırlı olduğunu, bu nedenle davacıya ait araçta meydana gelen hasar miktarının bilirkişi incelemesi ile tespiti gerektiğini, hasar bedeli tespit edilirken tedarik iskontosu yapılması gerektiğini, ayrıca hasar bedeli hesabına KDV eklenmemesini, hasar hesabı yapılması halinde muafiyet hükümlerinin de dikkate alınması gerektiğini, kaza tarihinden itibaren işletilecek faiz talebi haksız olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davacıya ait aracın sürücüsü ...'ın olay sırasında yasal limiti aşacak şekilde alkollü olması nedeniyle meydana gelen hasarın sigorta teminatı kapsamı dışında bulunduğu, bu itibarla taraflar arasında akdedilen poliçenin teminatı kapsamında olmayan hasar bedelinden davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/527 Esas 2024/331 Karar sayılı ilamı ile kazanın meydana gelmesinde karşı araç sürücüsünün kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, mahkemece kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelip gelmediği yönünden bir araştırma ve değerlendirme yapılmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, müvekkilinin alkollü olmasının kazaya hiçbir etkisi bulunmadığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; trafik kazası nedeniyle sigortalı araçta oluşan hasar bedelinin kasko sigorta poliçesi kapsamında tazmini istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Kasko sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/3842 soruşturma nolu dosyasında alınan 13/03/2023 tarihli bilirkişi raporu, alkol raporu, Ankara Batı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/527 Esas 2024/331 karar sayılı dosyası vs deliller dosya arasında mevcuttur. Davacı ile davadışı araç arasında 17/11/2022 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında davalı sigorta şirketi nezdinde kasko sigortalı olduğu kabul edilen ... plakalı aracın hasarlandığı, davacının kazadan sonra yapılan alkol ölçümünde 1,45 promil alkollü olduğu, davalı yanca hasar bedelinin sürücünün alkollü olması nedeniyle ödenmediği dosya kapsamı ile sabittir. Davalı yan aşamalarda davacının alkollü olması nedeniyle sigortalı araçta meydana gelen hasarın teminat kapsamı dışında olduğunu savunmuştur. Anılan savunma karşısında ispat külfeti davalı sigortacı üzerindedir. Davalı sigortacı kasko sigortalı davacı araç sürücüsünün yasal sınırın üzerinde alkollü olduğunu, çift taraflı trafik kazasının salt alkolün etkisiyle meydana geldiğini usulüne uygun delillerle ispatlamakla yükümlüdür. Uyuşmazlık, davacı aracında meydana gelen hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında olup olmadığı, davacının kaza saatinde yasal sınırın üzerinde alkollü olup olmadığı, yasal sınırın üzerinde alkollü ise kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelip gelmediği, hasar poliçe teminatı kapsamında ise hasar miktarı hususlarından kaynaklanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nun 1421. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu, anılan yasanın 1409. maddesinde, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükünün sigortacıya ait olduğu düzenlenmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 48. maddesindeki "Uyuşturucu veya keyif verici maddeleri almış olanlar ile alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin, karayolunda araç sürmeleri yasaktır." şeklindeki düzenleme; 24/05/2013 tarihinde kabul edilen ve Resmi Gazete'de 11/06/2013 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren, 6487 sayılı kanunun 19. maddesi ile değiştirilmiş ve yerine "Uyuşturucu veya uyarıcı maddeler almış sürücüler ile alkollü olan sürücülerin karayolunda araç sürmeleri yasaktır" şeklinde düzenleme yapılmıştır. Aynı maddenin son fıkrasında da bu yasağın hususi araçları kullananlar bakımından 0,50 promil üzerinde başladığı belirtilmiştir. Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97. maddesinin 1.bendinde de "Uyuşturucu veya uyarıcı almış olan sürücüler ile kanlarındaki alkol miktarı 0.50 promilin üzerinde olan hususi otomobil sürücülerinin veya kanlarında alkol miktarı 0.20 promilin üstünde olan diğer araç sürücülerinin karayolunda araç sürmeleri yasaktır." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Öte yandan, Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.5.5 maddesi ile Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.5. maddesinde, taşıtın Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla alkol almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararların, kasko poliçe teminatı dışında olduğu düzenlenmiştir. Bununla birlikte, Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.5 maddesinin dayanağını teşkil eden KTK'nun 48. maddesinin yasaklamayı düzenleyen ilk fıkrasında, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli araç sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaklanmış olup, aynı maddenin 2. fıkrasındaki yönetmelik düzenlenmesine olanak tanıyan hükümde, yasaklama yetkisi yönetmeliğe bırakılmış olmadığından, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97. maddesinde, yukarıda anılan yasa hükmü tekrarlandıktan ve müteakip, uyuşturucu veya keyif verici maddeler ile alkollü içkilerin oranlarının ne şekilde saptanacağı belirlendikten sonra, yasada yer alan hükmü dikkate almadan salt 0,50 promilin üstünde alınan alkol miktarına göre araç kullanma yasağı getirilmesinin yasal dayanağı bulunmadığından geçersiz bulunmaktadır. Geçersiz yönetmelik hükümlerinin yasaya aykırı bir şekilde genel şart olarak kabülü de mümkün değildir. Ayrıca, 24/05/2013 tarihli 6847 Sayılı Kanunun 19. maddesiyle değişik 2918 Sayılı KTK.'nun 48/6. maddesinde; "Yapılan tespit sonucunda 1.00 promil ve üstü alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanununun 179. maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır." düzenlemesi ve TCK'nun 179/3. maddesinde ise "Alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanan kişi yukarıdaki madde hükmüne göre cezalandırılır." düzenlemesi ve Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.5 maddesinde yer alan; "Taşıtın uyuşturucu maddeler veya Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararlar" düzenlemesi karşısında %100 kusurlu olup 1.00 promil ve üstü alkollü sürücülerin emniyetli araç sevk ve idare edemeyecek durumda olmaları nedeniyle meydana gelen zarar münhasırlık raporu aranmadan sigorta teminatı kapsamı dışında sayılacaktır. Kasko sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olması ya da tam kusurlu olmaması durumunda, trafik kazasının oluşumuna sadece sürücünün alkollü olması değil başka sebeplerin de etken olması nedeniyle meydana gelen zarar kasko sigortası teminat kapsamı içinde sayılacaktır. 0,50 promil ile 1,00 promil arasındaki alkol oranında da kasko sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olması, bu hal dışında ise trafik kazasının oluşumuna sadece sürücünün alkollü olması değil başka sebeplerin de etken olması nedeniyle meydana gelen zarar kasko sigortası teminat kapsamı içinde sayılacaktır. O halde, sürücünün kaza saatinde 1.45 promil alkollü olması karşısında hasarın teminat kapsamında kalabilmesi kasko sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olması, bu hal dışında ise trafik kazasının oluşumuna sadece sürücünün alkollü olması değil başka sebeplerin de etken olması halinde mümkün olacaktır. Kolluk tarafından düzenlenen ve aksi sabit oluncaya kadar geçerli kabul edilen kaza tespit tutanağında, karşı taraf ... plakalı aracın sigortalı araca arkadan çarptığı, çarpışmanın şiddeti ile savrulan sigortalı aracın orta refüje çarpıp geliş istikametine dönerek en sol şeritte duruşa geçtiği, ... plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK'nun 56/1.c (yakın takip, arkadan çarpma) kuralını ihlal ettiği, sigortalı araç sürücüsünün kural ihlali bulunmadığı belirtilmiştir. Ankara Batı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/03/2024 tarih 2023/527 Esas 2024/331 Karar sayılı dosyasında, dava konusu kazaya ilişkin taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan yapılan yargılama sonucunda ... plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı gerekçeye yazılmak suretiyle ... plakalı araç sürücüsü ...'un atılı suçtan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. 6100 Sayılı HMK'nın 22/07/2020 tarih ve 7751 Sayılı Yasa'nın 35.maddesi ile değişik 353/(1)-a.6.maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması." halinde duruşma yapılmadan karar verileceği, düzenlemeleri yer almaktadır. Mahkemece salt, sigortalı araç sürücüsünün kazada yasal sınırın üzerinde 1,45 promil alkollü olduğu gerekçesiyle bilirkişi incelemesi yapılmaksızın davanın reddine karar verilmiş ise de, yukarıdaki hükümler ve açıklamalar gözetildiğinde çift taraflı trafik kazalarında sigortalı sürücünün yasal sınırın üzerinde alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı sayılmasına yeterli olmayıp, trafik kazasının oluşumuna sadece sürücünün alkollü olması değil başka sebeplerin de etken olması halinde mümkün olacağından kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelip gelmediğinin tespiti esaslı delil niteliğindedir. Hal böyle olunca, mahkemece kaza yeri ve kazaya ilişkin olay yerinde çekilen fotoğraflar, kasko sigortalı aracın hasar dosyası da celp edilip, kaza tespit tutanağındaki ve Ankara Batı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/03/2024 tarih 2023/527 Esas 2024/331 Karar sayılı dosyasındaki kabul ve tespitler ile kazanın oluş şekli, kazanın meydana geldiği yer ve saat, yolun özellikleri (eğimli, inişli, çıkışlı ve virajlı olup olmadığı) veya hava şartları gibi dış etkenlerin kazadaki etkisi değerlendirilerek, kazanın münhasıran alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin (sürücünün alkollü olmaması halinde de kazanın gerçekleşmesinin mümkün olup olmadığının) tespiti için nörolog bilirkişinin de yer aldığı bilirkişi heyetinden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir (Emsal Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/4973 Esas 2021/8805 Karar sayılı ilamı). Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli nitelikteki delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olduğu anlaşılmakla 6100 Sayılı HMK'nın 22/07/2020 tarih ve 7751 Sayılı Yasa'nın 35.maddesi ile değişik 353/(1)-a.6.maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE, 2-Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/03/2024 tarih 2023/1336 Esas 2024/255 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g. maddeleri uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/12/2025 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi