11. Hukuk Dairesi 2011/2624 E. , 2012/9518 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kırıkkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/10/2010 tarih ve 2007/130-2010/232 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanaklar…
**11. Hukuk Dairesi 2011/2624 E. , 2012/9518 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kırıkkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/10/2010 tarih ve 2007/130-2010/232 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 1993 yılında 8 pay ile davalı şirkete ortak olduğunu, 07.03.1993 ve 15.08.1994 tarihli genel kurul hazırun cetvellerinde ortak olarak göründüğünü ancak, 25.10.2003 tarihli genel kurulda ve sonraki genel kurullarda payının görünmediğini, genel kurullara da davet edilmediğini, en son 514/12.000 pay sahibi olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin davalı şirkette hissedar olduğunun ve hisse miktarının tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının kuruluş aşamasında ortak olmadığını, bir dönem denetçi olarak görev aldığını ve genel kurul tutanaklarını denetçi olarak imzaladığını, şirketin ekonomik durumu bozulunca şirketin yasal defterlerinin kimliği belirlenemeyen şahıslarca yağmalandığını, davacının denetçi olduğu dönemde yasal olmayan yollarla kendisini ortak olarak gösterdiğini, 124.000 TL karşılığında 514 hisse almasının mümkün olmadığını, davacının şirket hesabına para yatırmasının söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 07.03.1993 tarihli genel kurul hazırun cetvelinde 8 hisseye sahip olduğu, 15.08.1994 tarihindeki genel kurul hazırun cetvelinde ise 514/12.000 pay sahibi olarak göründüğü, davalı şirketin ticari defterlerinin davalı tarafça ibraz edilmediği, 15.08.1994 tarihli genel kuruldan sonra 2003 yılına kadar genel kurul yapılmadığı, 25.10.2003 tarihli genel kurul hazırun cetvelinde davacının ortak olarak görünmediği, ancak davalı şirketin davacının bu süreçte payını devrettiğine dair delil ibraz edemediği, dolayısıyla davacının ortaklığının devam ettiği, bu payın toplam paya oranının % 4,28 olduğu gerekçesiyle davacının davalı şirkette hissedar olduğunun tespitine, davacının dava tarihi itibariyle 514/12.000 pay sahibi (257.000.000/6.000.000.000 = % 4,28) olduğunun tespitine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 31.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.