4. Hukuk Dairesi 2022/14343 E. , 2023/120 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2021/309-2022/612 HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 17. (Kapatılan) Hukuk Dairesi'nce yapılan temyiz incelemesi sonucunda kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemeye bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili ta
**4. Hukuk Dairesi 2022/14343 E. , 2023/120 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2021/309-2022/612 HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 17. (Kapatılan) Hukuk Dairesi'nce yapılan temyiz incelemesi sonucunda kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemeye bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; muris ...'ün Akbank ... Şubesinden tüketici kredisi kullandığını, işbu kredi sözleşmesi uyarınca şubenin aracılığı ile 02.05.2013 başlangıç tarihli ve 2 yıl süreli Avivasa Hayat Poliçesinin düzenlendiğini, poliçe bedelinin de peşin olarak tahsil edildiğini, davacıların murisi ve oğulları ...'ün 02.04.2014 tarihinde vefat ettiğini, 18.06.2014 tarihinde Avivasa Genel Müdürlüğü'ne vefat tazminatının ödenmesi talebi ile müracaat edildiğini, ancak davalı şirketin poliçenin başlangıç tarihinden önce Rectum Ca rahatsızlığı olduğu ve hastalık hakkında bildirimde bulunmadığı gerekçesi ile talebin reddedildiğini, davalının kötü niyetli olduğunu, davalı tarafından hazırlanan sözleşmenin şartlarının taraflar arasında ayrı ayrı ele alınarak görüşme ve tartışma konusu yapılmadığını, bu tür sözleşmelerin matbu olduğunu, hayat sigortasına dair poliçenin tüketici kredisinin imzalandığı tarihte, aynı yerde ve aynı anda bütün belgelerle birlikte kül halinde imzalandığını, bu nedenle murisin imzaladığı belgelerin müzakere edilmediğini, dava dışı Akbank ... Şubesi tarafından kredi sözleşmesinin imzalanması ile birlikte boş ve matbu taahhütlerinde alındığını, bu belgelerin herhangi bir ihtilaf halinde işlem uyarınca doldurulacağının açık olduğunu, anılan nedenlerle hayat sigorta sözleşmesinden kaynaklanan 21.000,00 TL alacağın davalıya müracaat edilme tarihi olan 18.06.2014 tarihinden itibaren en yüksek ticari reeskont faizi üzerinden tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müteveffa-sigortalı ...'ün Akbank ... Şubesinden kullandığı kredi ile ilgili olarak davalı şirket nezdindeki kredi grup hayat sigortası kapsamına girmek için 02.05.2013 tarihli uzun süreli kredi hayat başvuru formunu doldurduğunu, imzaladığını ve tamamen sağlıklı olduğunu beyan ettiğini, müteveffanın Rectum Ca hastalığına rağmen sağlıklı olduğunu beyan ettiğini, davalının imzalanan formdaki "devamlı ilaç kullanmanızı gerektiren kronik bir hastalığınız var mı?" sorusuna "hayır" yanıtı verdiğini ve hastalığını gizlediğini, müteveffanın vefatına neden olan bu hastalığı sigortalanma esnasında beyan etmekten kaçındığını, bu nedenle davalı şirketin sigorta poliçesi kapsamında tazminat ödemesinin hukuken mümkün olmadığını, beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 19.07.2016 tarihli ve 2014/2270 E. - 2016/416 K. sayılı ilk kararı ile; "... sigortalı murisin 23.10.2012 tarihinden itibaren Tıbbi Onkolojii ve Radyasyon Onkolojisi doktorlarınca yazılan muhtelif ilaçları kullanmakta olduğu ve rahatsızlığını bildiği, bu durumun sigorta yapılışı sırasında bildirilmediği " gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 22.12.20220 tarih 2019/3648E-2020/8863K sayılı ilamı ile; "sigortalının tüm tedavi evraklarının ilgili hastanelerden getirtilip sigortalı murisin tedavi gördüğü ve gizlediğinin belirtildiği hastalığı ile ölümü arasında illiyet bağının olup olmadığı, başka bir anlatımla ölümün gizlenen hastalıktan meydana gelip gelmediğinin tespiti için ATK'dan denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek" mahkeme kararı bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,"... Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden alınan hüküm kurmaya elverişli bulunan rapor uyarınca 2012 yılında sigortalıya rectum kanseri tanısı konulduğu,sigortalı murisin poliçe süresinde vefat ettiği, sözleşme tarihinden önce muriste var olan kanser hastalığı ile ölümü arasında da illiyet bağı bulunduğu gözetilerek, sigortalının ölümünün teminat kapsamında olmadığı" sonucu ile davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; müteveffanın söz konusu hastalığı daha öncesinde geçirdiğini ve atlattığını, sigortanın yapıldığı tarihte de kendisine hayat poliçesi kapsamında sorulan "sağlıklı mısınız?" sorusuna da bu sebepten 'hayır' yanıtını verdiğini, kendisinin bu süreçte hiç bir şekilde aydınlatılmadığını, davalı tarafından hazır hâlde bulundurulan sözleşmenin murise imzalatıldığını, Mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu'ndan alınan raporun hatalı olduğunu, bu sebepten kararın bozulması gerektiğini, ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hayat sigortası poliçesi kapsamında, davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalanan kişinin ölümü nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun)370 inci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, Hayat Sigortası Genel Şartları 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un ilgili maddelerindeki sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı, davacılar murisinin (sigortalı) ölümünün; yayılım yapmış rectum kanseri ve gelişen komplikasyonları sonucu meydan gelmiş olduğu, ölüme neden olan kanser hastalığının sözleşme tarihi öncesinde tanısının konulmuş olduğunun ATK raporu ile belirlenmiş olduğu, sigortalı murisinin poliçeye dayalı sağlık beyan formunu okuyup hastalığını bildirmeyerek(gizleyerek) imzaladığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı 80,70 TL temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.