3. Ceza Dairesi 2021/12549 E. , 2023/2536 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29 ncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kan
**3. Ceza Dairesi 2021/12549 E. , 2023/2536 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29 ncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanuna eklenen geçici 5 nci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunulduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Ağır Ceza Mahkemesinin 01.11.2018 tarih ve 2018/32 Esas ve 2018/213 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5327 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesi, 62 nci maddesi ve 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 6 ay 22 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiştir. 2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.06.2019 tarihli ve 2018/310 Esas, 2019/426 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, sanığın istinaf talepleri yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE..." karar verilmiştir. 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; "Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, sanık ...'in sair temyiz itirazları yerinde görülmediğinden REDDİ, ancak; Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılaması yapılan sanığın, yargılama aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafi bulunmadığı gibi CMK'nın 156 ncı maddesi gereğince de re'sen bir müdafi görevlendirilmediği, sanığa isnat edilen “silahlı terör örgütü üyeliği” suçunun niteliği dikkate alındığında, CMK'nın 150 inci maddesinin 2 ve 3 üncü fıkraları uyarınca hakkında müdafi görevlendirilmesinin zorunlu olduğunun anlaşılması karşısında, Anayasanın 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesine aykırı olacak ve savunma hakkının kısıtlanmasını doğuracak biçimde kovuşturmada müdafi hazır bulundurulmaksızın mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle CMK'nın 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi; Yasaya aykırı bulunduğundan hükmün 5271 sayılı CMK'nın 302/2 nci maddesi uyarınca BOZULMASI" görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemleri özetle; \*Müdafiisiz yargılama yapıldığına, \*Tanık beyanları ve savunmalarından himmet vermediği açıkça anlaşıldığı halde mahkemenin bu yöndeki kabulünün hukuka aykırı olduğuna, \*Veri inceleme raporunun delil niteliğinin şüpheli olduğuna ve yasal olmadığına, \*17-25 Aralık olayları sonrası hiçbir faaliyeti bulunmadığına, \*Suçun unsurlarının oluşmadığına, \*Yetersiz delille karar verildiğine ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu iddiasıyla hazırlanan iddianame kapsamında mahkemece yapılan yargılama sonucunda “...Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasının mahkememizce yapılan yargılaması sonucunda; M. Ç. isimli şahsın etkin pişmanlık kapsamında müdafii huzurunda verdiği ifadesinde ve mahkememizce tanık sıfatıyla alınan beyanlarında; 2012 yılında Kocaeli'ne geldiğinde, öncesinden İstanbul'da Erdal ismi ile tanıdığı şahsın yönlendirmesi ile, Kocaeli'de Halis isimli şahısla temas kurduğunu, Halis'in kendisine Kocaeli Emniyet yapılanması ile ilgili bilgi verdiğini, yapılanmanın bir zümre olduğunu, zümrenin altında öğretmen konumunda sohbet abilerinin bulunduğunu, öğretmenlerin altında ise sohbet gruplarının/polis memuru şahısların yer aldığını anlattığını, Halis kod isimli şahsın ilk etapta kendisinden polislerin sohbet abiliğini yapmasını istediğini, bu kapsamda sanık ...'i 2012 yılından itibaren tanıdığını, sohbet toplantılarına iştirak ettiğini, himmet adı altında para yardımında bulunduğunu, 2014 yılı başlarına kadar sohbet toplantılarına katıldığını, sonrasında ise katılmadığını beyan etmiş ve sanığı teşhis etmiştir. Tanıklar İ. K., Z. K. ve E. A. beyanlarında; M. Ç. isimli şahsın ifadeleri ile benzer şekilde sanık ...'in de kendileri ile birlikte 17-25 Aralık sürecine kadar sohbet gruplarında yer aldığını beyan etmişler ve sanığı teşhis etmişlerdir. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/68532 soruşturma sayılı sırasında yürütülen soruşturma kapsamında ele geçirilen ve incelemesi bu kapsamda Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığı'nca yapılan ... SD kart içeriğinde sanığın da kayıtlı olduğu, bu kapsamda sanığın ... kodu [Fetö içerisinde olup, örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan (Himmet verme- kampa kalma- her çağrıldığında gelme- sigara- karşı cins- namaz) kişileri ifade eden] ile kodlandığı, görev yeri ve ailesi ile ilgili bilgilerin yer aldığı, zümre başkanı olarak "Ufuk" adlı kişinin kodlandığı anlaşılmıştır. Sanık savunmalarında tamamen dini duygularla sohbet toplantılarına katıldığını, 17-25 Aralık 2013 tarihinden sonra katılmadığını, himmet vermediğini ve örgütsel bir faaliyetinin olmadığını beyan etmiş ve savunmalarında geçen şahıslara dair teşhis işlemlerinde bulunmuştur. Sanığın sohbet abisi ve polis yapılanması içerisinde zümre başkanı konumunda bulunduğunu beyan eden Alper Kod M. Ç. ve tanıklar İ. K., Y. D., Z. K. ve E. A. beyanları, yukarıda ayrıntıları açıklandığı şekliyle örgüt mensuplarınca sanığın ... koduyla fişlenmiş olmasına dair yapılan tespit ve sanık savunmaları birlikte değerlendirildiğinde; örgütün sohbet adı altında, düzenli aralıklarla, belirli kişilerin katılım gösterdiği ve örgütsel amaçlarla( Örgüt liderine ait kitapların okunması, videoların izletilmesi, gelen mesajların duyurulması, himmet adı altında paralar toplanılması suretiyle örgüte finansal destek sağlanılması, örgüte ait bir takım basın yayın organlarına abone kazandırılması ) düzenlediği propaganda toplantılarına katılıp Fetö/Pdy silahlı terör örgütünün Emniyet Teşkilatındaki Zümre yapılanmasında yer aldığı anlaşılan sanığın, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu anlaşılmakla mahkumiyetine karar verilmiştir. Sanığın soruşturma aşamasında yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vererek etkin pişmanlık gösterdiği bu kapsamda ifadelerinde geçen şahısları büyük oranda teşhis etiği anlaşılmakla, verilen bilgilerin niteliği ile soruşturma ve kovuşturmaya etkisi gözönüne alınarak TCK'nın 221/4-son maddesi gereğince cezasında takdiren 3/4 oranında indirim yapılmıştır. Sanığa hükmolunan ceza miktarı itibariyle CMK'nın 231 inci maddesinde yer alan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması düzenlemesi sanık tarafından kabul edilmediğinden uygulanması mümkün olmamış, sanığın daha önceden 3 aydan fazla hapis cezasıyla cezalandırılmamış olması, yargılama sürecindeki davranışları ve tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememizce oluşan kanaat doğrultusunda sanığa verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı cezasının 51/1 inci maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmiştir. ...” şeklindeki gerekçe ile mahkumiyet hükmü kurulmuş ve hükmün ertelenmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince, "..."Sanık hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/68532 soruşturma saylı dosyası kapsamında elde edilen ... SD kart üzerinde gerçekleştirilen çalışma üzerine tanzim olunan veri inceleme raporu, tanıklar M. Ç., Y. D., İ. K., Z. K., E. A. beyanları birlikte değerlendirildiğinde, Yapılan yargılamaya, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, karar yerinde gösterilip incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli delillere, mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, artırıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınarak, savunmanın inandırıcı gerekçelerle reddedilmesine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, sanığın istinaf talepleri yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE..." karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılanan sanığın, kovuşturma aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi CMK'nın 156 ncı maddesi uyarınca da re'sen müdafii görevlendirilmediği, sanığa isnat edilen suçun niteliği dikkate alındığında, Anayasanın 36 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesinin zorunlu sonucu olarak CMK'nın 150 inci maddesinin 2 ve 3 üncü fıkraları uyarınca müdafi görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanmasını netice verecek biçimde müdafi hazır bulundurulmaksızın hüküm kurulmak suretiyle CMK'nın 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi hukuka aykırıdır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.06.2019 tarihli ve 2018/310 Esas, 2019/426 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası a bendi uyarınca Kocaeli 6. Ağır Ceza Mahkemesine ilamın bir örneğinin bilgi için... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.