11. Hukuk Dairesi 2012/623 E. , 2013/1363 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/10/2011 tarih ve 2009/906-2011/301 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tü…
**11. Hukuk Dairesi 2012/623 E. , 2013/1363 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/10/2011 tarih ve 2009/906-2011/301 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin, davalı ...'a ait davalı ...'ın yönetimindeki otobüs ile yolculuk yaptıkları sırada meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralandıklarını ileri sürerek, toplam 45.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'tan, 4.000 TL maddi tazminatın ise tüm davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir. Davalı ... davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, 22.09.2011 tarihli karar ile, davacılar vekilinin 21.06.2011 tarihli duruşmaya gelmediği, vermiş olduğu mazeret dilekçesinin reddedildiği, dosyanın o celse işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken sehven duruşma günü belirlendiği, HUMK'nun 409 maddesinin düzenleniş biçimi gözönüne alındığında yanlışlıkla verilen duruşma gününün davacı yararına usulü kazanılmış hak doğurmayacağı, hakimin yargılamanın her aşamasında bu durumu gözönüne alarak dosyanın takip edilmediği duruşma gününden itibaren işlemden kaldırılmasına karar verebileceği, bu durum gözetilerek dosyanın 21.06.2011 tarihinden itibaren işlemden kaldırılmasına karar verildiği, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilen 21.06.2011 tarihinden itibaren 3 aylık yasal süre içinde yenilenmediği gerekçesiyle, davanın HUMK'nun 409/5 maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Mahkemece, 12.10.2011 tarihli ek kararla, davacılar vekilinin 11.10.2011 tarihli dilekçesiyle dosyanın 22.09.2011 tarihinde işlemden kaldırılması nedeniyle yeni duruşma günü verilmesini ve taraflara tebliğini istemişse de, davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğinden, yeni duruşma günü verilmesi isteminin reddine karar verilmiştir. Karar ve ek kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava, trafik kazası nedeniyle yaralanan yolcuların, araç sürücüsü, araç işleteni ve sigorta şirketinden tazminat istemine ilişkindir. 1086 Sayılı HUMK'nun 409/1. maddesine göre, "Oturuma çağrılmış olan tarafların hiçbiri gelmediği veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir." Aynı maddenin 5. fıkrası uyarınca da "İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar açılmamış sayılır ve mahkemece bu hususta kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır." Mahkemece, 21.06.2011 tarihli oturumda, davacılar vekilinin mazeret isteminin reddine karar verildikten sonra, aynı oturumda dosyanın Adli Tıp Kurumu'ndan dönüşünün beklenilmesine karar verilerek duruşma bir başka güne ertelenmiştir. Bu durumda, artık davacı tarafın mazeretinin mahkemece kabul edilmediğinden söz edilemeyeceği gibi, davacılar vekili de belirlenen bir sonraki oturuma iştirak ettiğine göre, yargılamanın devamına karar verilmesi gerekirken 1086 Sayılı HUMK'nun 409. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi ve buna bağlı olarakta davacılar vekilinin davayı yenileme isteminin reddine ilişkin ek karar verilmesi doğru görülmemiş, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.