9. Ceza Dairesi 2021/18766 E. , 2023/6287 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/12 E., 2016/267 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edi
**9. Ceza Dairesi 2021/18766 E. , 2023/6287 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/12 E., 2016/267 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.06.2016 Tarihli ve 2016/12 Esas, 2016/267 Karar Sayılı Kararı ile a) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi delaletiyle ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, iki kez 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve son cümlesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. b) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi delaletiyle ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve son cümlesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 13.12.2020 tarihli ve 14-2016/375929 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Mahkemece yeterince delil araştırması yapılmadığına, suça sürüklenen çocuklara alt sınırdan indirim yapılarak tesis edilen cezanın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İsteği Suça sürüklenen çocuk ...’nın ...'a suç atfının mahkemece değerlendirilmediğine, ssç ...’nın hem tehdit hem de kendisine suç isnat edilmeyeceği düşüncesiyle ...’ı suçladığına, katılan mağdurenin ... ile olan duygusal ilişkisinin bitmesi nedeniyle husumet beslediğine, SSÇ ...’ın da kıskançlıkla sanki mağdure ile yaşadıklarını kameraya alıyormuş gibi katılan mağdureye yansıttığına, ancak aralarında hem cinsel bir şey yaşanmadığına hem de kamera çekimi olmadığına, katılan mağdurenin ...'a facebooktan yazdığı senin elinde telefon yoktu ki beyanının ...'ı desteklediğine, suça sürüklenen çocuk ...'ın katılan mağdurenin evine hiç gitmediğine, katılan mağdurenin iddialarını destekleyen delil olmadığına, mahkemece beraat kararı verilmesine ve sair hususlara ilişkindir. C. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İsteği Katılan mağdurenin ifadelerinin çelişkili olduğuna, okulda duyulması üzerine kendisini masum göstermek için eylemlerin zorla olduğunu söylediğine, alınan adli raporda da fiili livata bulgusuna rastlanmadığına, dosyaya sundukları görüşme kayıtlarında da görüldüğü üzere suça sürüklenen çocuk ...’nın katılan mağdurenin akrabalarının tehdidi ve kendisine bir şey olmayacağının söylenmesi üzerine katılan mağdureyi tasdik eden, ...’ı suçlayan beyanlarda bulunduğuna, dosyaya suça sürüklenen çocuk ...'nın ancak katılan mağdurenin rızasıyla aralarında bir sevişme olduğundan 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü ya da 105 inci maddesinden cezalandırılması gerektiğine, kabule göre de eylemin tek olması nedeniyle ... hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağına ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece katılan mağdurenin beyanı ile onu destekleyen suça sürüklenen çocuk (SSÇ) ... ... ile olan facebook yazışmaları ve SSÇ ...'nın soruşturma aşamasındaki savunması ve tüm dosya kapsamına göre, suç tarihinde on altı yaşında olan katılan mağdurenin SSÇ ... ... ile facebook üzerinden tanıştığı ve bir süre sonra 23.11.2015 tarihinde ... metrosunda buluştukları, gezerken yağmur yağması üzerine bir apartman boşluğuna girdikleri, bu apartman boşluğunda SSÇ ... ...'in "ben seni öpmeyi unuttum" diyerek katılan mağdurenin dudağından öptüğü, cinsel organına dokunmasını istediği, katılan mağdurenin kabul etmemesi üzerine konuşmayacağını ve gideceğini söylemesi üzerine katılan mağdurenin SSÇ ... ...'in cinsel organına dokunduğu ve oral seks yaptığı, SSÇ ... ...'in yaşanan bu olayı cep telefonu ile kayda aldığını söyleyip katılan mağdureyi üç kişi ile birlikte cinsel ilişkide bulunması yönünde zorladığı, katılan mağdurenin bunu kabul etmediği, ancak SSÇ ...'ın görüntüleri internette yayacağına dair tehdidi üzerine katılan mağdurenin SSÇ'ler ... ve ... ... ile cinsel ilişkiye girmeyi kabul ettiği, 04.12.2015 günü okul çıkışında buluştukları hep birlikte katılan mağdurenin evine gittikleri, evde katıla mağdurenin cinsel ilişkiye girmek istemediği ancak SSÇ ...'ın ya cinsel ilişkide bulunursun ya da videoları silmem sözleri üzerine SSÇ ... ... ile cinsel ilişkiye girmeyi kabul ettiği, SSÇ ...'nın da bu görüntülerin olduğuna dair katılan mağdureye beyanlarda bulunduğu, katılan mağdurenin SSÇ ... ... ile önce oral seks yaptığı daha sonra da anal seks yaptığı SSÇ ...'nın da bu durumu odada izlediği daha sonra SSÇ ... ile de anal seks yaptığı, alınan raporlarda her ne kadar fiili livata bulgularına rastlanmamışsada aynı raporda katılan mağdurenin yaşı, kayganlaştırıcı madde kullanılması, tehdit,rıza gibi direncin kırıldığı hallerde böyle bir bulguya rastlanmayabileceğinin bildirildiği, SSÇ ... ... her ne kadar katılan mağdure ile hiçbir şekilde cinsel ilişkiye girmediğini, SSÇ ... ise soruşturma aşamasında suçunu ikrar etmiş iken kovuşturma aşamasında katılan mağdure ile sadece sürtünme şeklinde hareketler ile katılan mağdurenin rızasıyla cinsel birlikteliklerinin olduğunu organ sokmanın söz konusu olmadığını savunmuş ise de katılan mağdure ile SSÇ'ler arasında bu olay öncesinde iftira atma ihtimali olduğunu düşündürebilecek herhangi bir menfat çatışması ya da düşmanlıklarının olmadığı, katılan mağdurenin kendi rızası ile şikayetçi olmadığı, bu olaylardan sonra katılan mağdurenin karamsarlaşması ve ağlaması üzerine öğretmeninin fark etmesiyle katılan mağdureyi rehberlik öğretmenine yönlendirmesi ve katılan mağdurenin ayrıntılara girmeyerek başına gelen olayları genel olarak anlatması üzerine olayın ortaya çıktığı, katılan mağdurenin olayın ortaya çıkmasından sonra verdiği ifadelerinin başından beri aynı olduğu, değişmediği, kendi içerisinde de çelişki taşımadığı, SSÇ ...'nın soruşturma aşamasındaki beyanı ile aynı içerikte olduğu, katılan mağdurenin anlattığı olayların, dosyaya ibraz edilen facebook yazışmaları ile de doğrulandığı, bu sebeple SSÇ'lerin savunmalarının aksinin ispat edildiği ve savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu ve üzerlerine atılı suçu işledikleri sonuç ve kanaatine varılmıştır. 2. Katılan mağdurenin beyanlarına itibar edilmek suretiyle her ne kadar olayın katılan mağdurenin evinde gerçekleşmesi ve katılan mağdure ile SSÇ ... ... arasındaki yazışmalarda mağdurenin rızası olduğu yönünde bir iddia var ise de, katılan mağdurenin SSÇ ... ...'e duygusal anlamda yakınlık ve bağlılık hissettiği ve bu ilişkinin devam etmesi yönünde çabaladığı, bu sebeple SSÇ ... ...'in isteklerini yerine getirmek zorunda kaldığı, elinde görüntülerinin olduğu yönündeki tehdidin baskısı ile gerçek bir rızası olmaksızın SSÇ 'ler ... ... ve ... ile livata suretiyle organ sokmak suretiyle gerçekleşen cinsel istismar teşkil eden eylemlere katlanmak zorunda kaldığı, her iki SSÇ'nin bir arada olduğu sırada ve sırayla gerçekleştirdikleri eylemlerinin birbirlerine zincirleme suç oluşturduğu, SSÇ ... ...'i n aynı suçu işleme kararı icrasında daha öncede apartman boşluğunda katılan mağdureye karşı aynı eylemi gerçekleştirmesi sebebiyle zincirleme suç hükümleri gereğince cezasından bir kez daha artırım yapılması gerektiği, 5237 Sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi gereğince suça sürüklenen çocukların cezalarının 12 yıldan fazla olamayacağı dikkate alınarak bu ceza miktarı üzerinden takdiri indirim uygulanmıştır. IV. GEREKÇE 1. Suça sürüklenen çocuklar ... ... ile ...'nın katılan mağdureye yönelik birbirini takiben tek bir nitelikli cinsel istismar eyleminde bulundukları, eylemin birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince cezalarında artırım yapıldığı halde her bir suça sürüklenen çocuğun diğerinin eylemine de iştirak ettiği gerekçesiyle mükerrer cezalandırma oluşturacak şekilde 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince tayin edilen cezaların aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasıyla artırılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı görülmüşse de sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin eleştirilen husus dışında usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan Bakanlık vekili ve suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. 3. Mahkemece mağdureye Çocuk İzleme Merkezinde alınan ifadesinin duruşmada okunup sorulması, katılan mağdure ve suça sürüklenen çocukların ifadelerinin aynı celse birlikte alınması ve çelişkilerin sorulması nedeniyle Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.06.2016 tarihli ve 2016/12 Esas, 2016/267 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ile suça sürüklenen çocuklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan Bakanlık vekilinin ve suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.10.2023 tarihinde karar verildi.