18. Ceza Dairesi 2016/9362 E. , 2016/16307 K. "" Görevi yaptırmamak için direnme suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 265/2, 43/2-1 ve 62. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 25/06/2014 tarihli ve 2013/20 esas, 2014/287 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09/10/2015 gün ve 2015/320824 sayılı istem y…
**18. Ceza Dairesi 2016/9362 E. , 2016/16307 K.** **"İçtihat Metni"** Görevi yaptırmamak için direnme suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 265/2, 43/2-1 ve 62. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 25/06/2014 tarihli ve 2013/20 esas, 2014/287 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09/10/2015 gün ve 2015/320824 sayılı istem yazısıyla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi. İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre, olay tarihinde mağdur icra müdürü ve avukatın haciz işlemi yapmak üzere gittikleri evin ikinci katında sanığın ikamet etmekte olduğu, alt katta ise asıl borçlu ...'ın oturduğu, haciz işleminin yapıldığı evin dubleks olup içten merdivenli olduğu, icra görevlilerince evin alt katında bulunup borçluya ait eşyalar tespit edildikten sonra ikinci kata çıkılmak istendiğinde sanık ...’nin bu katta kendisinin ikamet etmekte olduğunu, yukarı çıkmalarına izin vermeyeceğini beyan ederek eline bir vazo alıp “burası benim evim, eğer çıkarsanız bunu kafanıza atarım" diyerek tehditle görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediğinden bahisle mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmış ise de, sanığın ikinci katta müstakil olarak kendisinin ikamet etmekte olduğunu, burasının kendi evi olduğunu, borçlu ile bir ilgisi olmadığını beyan ederek atılı eylemi gerçekleştirmiş olduğu, mahkemece bu savunmaya itibar edilmediği, ancak dosya kapsamında sanığın savunmasının aksine bir delil bulunmadığı, sanığın ikamet ettiğini beyan ettiği ikinci katta borçluya ait eşya bulunup bulunmadığı ve varsa bu eşyaların haczinin sanık tarafından tehditle engellendiğine dair bir tespit yapılmadığı cihetle, sanığın haciz işlemi ile bir ilgisi olmayan ve haciz esnasında girilmesi gerekmeyen kendi ikametine girilmesini engelleme şeklindeki eyleminin görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturmayacağı gözetilerek, beraatı yerine, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir..” denilmektedir. Hukuksal Değerlendirme; TCK'nın 265/1. maddesi kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engelemek amacıyla cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır, hükmü yer almaktadır. Bu suçta korunan hukuki yarar; kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla cebir veya tehdit kullanma fiillerinin suç olarak tanımlanmasıyla korunmak istenen hukuki yarar, kamu idaresi organlarının görevlerini düzenli bir şekilde ve herhangi bir engelle karşılaşmadan yerine getirmelerini sağlamak suretiyle, kamu idaresinde sürekliliği güvence altına almak ve kamu faaliyetine saygıyı temin etmektir. Görevi yaptırmamak için direnme suçunun oluşabilmesi için, kamu görevlisinin ilgili konuda görevli olması gerekir. Bu nedenle somut olayda görevli olup olmadığı belirlenmelidir.