11. Ceza Dairesi 2024/5278 E. , 2025/4380 K. MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 15.02.2023 tarihli ve 2022/8428 Soruşturma, 2023/1745 Karar sayılı kovuşturmaya yer olm…
**11. Ceza Dairesi 2024/5278 E. , 2025/4380 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 15.02.2023 tarihli ve 2022/8428 Soruşturma, 2023/1745 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Manavgat 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 23.08.2023 tarihli ve 2023/1157 Değişik İş sayılı kararınına yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 12.09.2024 tarihli ve 2023/31150 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.09.2024 tarihli ve KYB-2024/94886 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.09.2024 tarihli ve KYB-2024/94886 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dolandırıcılık suçundan şüpheliler ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 15/02/2023 tarihli ve 2022/8428 soruşturma, 2023/1745 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara müşteki vekili tarafından yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine ilişkin Manavgat 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 12/04/2023 tarihli ve 2023/1157 değişik iş sayılı kararını müteâkip, Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığınca belirtilen eksiklikler giderildiğinden bahisle itiraz hakkında karar verilmesi talebinde bulunulması üzerine, itirazın reddine dair Manavgat 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 23/08/2023 tarihli ve 2023/1157 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. 5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin şikayetinde, şüpheli ...'ın ... plakalı aracı müştekiye kilometresi düşürülmüş şekilde satarak dolandırdığından bahisle şikâyetçi olması üzerine, başlatılan soruşturma sonucunda Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığınca somut olayda müştekinin denetim olanağının ortadan kaldırıldığından söz edilemeyeceği cihetle, hilenin basit düzeyde kaldığı ve dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının bulunmadığı, müştekinin hukuk davası yoluyla haklarını kullanabileceğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 10/04/2023 tarihli ve 2022/4970 esas, 2023/2735 karar sayılı ilamında yer alan "... ifadelerine başvurulması, araca ilişkin ekspertiz raporlarının temin edilmesi, suça konu aracın geçmişe yönelik tüm tescil ve satış bilgilerinin ilgili Trafik-Tescil Dairesi'nden celp edilmesi, araca ait varsa tramer kayıtlarının, önceki servis kayıtlarının ve muayenesine ilişkin belgelerin ... Genel Müdürlüğünden getirtilerek aracın kilometresinin düşürülüp düşürülmediğinin, düşürülmüş ise kimin mülkiyetindeyken düşürüldüğünün tespit edilmesi, araçtaki kilometre düşürülmesinin ne şekilde ve nasıl gerçekleştiğinin, basit bir kontrol ile anlaşılıp anlaşılmayacağının belirlenmesine yönelik teknik bilirkişiden rapor alınmasından sonra somut olayda dolandırıcılık suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının takdir ve tayini gerekirken;... hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür...." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Somut olayda Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan 30/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda gerçek kilometre saati değerinin ve düşüm tarihinin yetkili serviste motor/ABS ya da şanzıman beyninin cihaza bağlanması suretiyle raporlandırılması ile tespitinin mümkün olduğunun belirtilmesi karşısında, aracın yetkili servise götürülüp bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde tespit yaptırılarak aracın kimin mülkiyetinde iken kaç kilometre düşürüldüğünün tespit edilmesi ile sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüphelilerden ... ile iletişime geçen şikâyetçi ...'ın, 23.07.2020 tarihinde bu şüpheliden araç satın aldığının, sonradan yapılan araştırmada 11.01.2018 tarihli muayenede 324.349 kilometrede olan aracın, 08.05.2020 tarihinde 213.930 kilometrede göründüğünün, böylece kilometresi düşürülmüş aracın satılarak dolandırıcılık suçunun işlendiğinin iddia olunması ile aracı muayeneye götüren şüpheli ...'in alınan ifadesinde, kilometrenin düşürüldüğünü o sırada öğrendiğini beyan etmesine karşın, aracı ...'e satan şüpheli ...'ın ifadesinde, 300 bin kilometre civarında olan araçta herhangi bir değişiklik yapmadığını, ...'in ekspertiz yaptırarak aracı satın aldığını söylemesi karşısında; öncelikle belirtilen tarihler arasında araç sahibi olarak görünen ...'nun da ifadesine başvurulması, aracın ekspertize götürülüp götürülmediğinin belirlenmesi, varsa buna ilişkin belgelerin getirtilmesi, UYAP sisteminde mevcut 30.06.2023 tarihli bilirkişi raporunda yer alan "....mevcut belgeler kapsamında km saati değerinin en az 110419 km düşürüldüğü, motor beyninin değiştirilmemesi halinde; gerçek km saati değerinin ve düşüm tarihinin yetkili serviste motor/ABS ya da şanzıman beyninin cihaza bağlanması, data değişimlerinin okunması suretiyle raporlandırılması ile tespitinin mümkün olabileceği, soruşturma dosyasında aracın yetkili servis raporlarının bulunmadığı, yetkili serviste bakım, onarım ve tamir işlemlerinin yapılması halinde servis fişlerinde km değeri yazıldığından dolayı bu doğrultuda da gerçek km değeri düşümünün ve hangi araç sahibindeyken düşümün gerçekleştirildiğinin tespit edilebileceği..." şeklindeki açıklamalar doğrultusunda, araca ait tramer kayıtlarının varsa önceki tüm servis kayıtlarının celbi ile kilometrenin kimin mülkiyetindeyken düşürüldüğünün tespit edilmesi, şüpheli ifadelerinin, mevcut delil durumunun ve iştirak iradesinin kararda tartışılması, sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerekirken; "...dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, eylemin hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Manavgat 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 23.08.2023 tarihli ve 2023/1157 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2025 tarihinde karar verildi.