11. Ceza Dairesi 2023/1637 E. , 2024/10919 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1. 2010 takvim yılına ait defter ve belgelerini ibraz etmesi için çıkarılan 08.01.2015 tarihli talep yazısının…
**11. Ceza Dairesi 2023/1637 E. , 2024/10919 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1. 2010 takvim yılına ait defter ve belgelerini ibraz etmesi için çıkarılan 08.01.2015 tarihli talep yazısının 13.01.2015 tarihinde sanığa, 2011 takvim yılına ait belgelerini ibraz etmesi için çıkarılan 15.01.2015 tarihli talep yazısının ise, 19.01.2015 tarihinde iş yerindeki çalışanına tebliğ edilmesine rağmen yasal süresi içerisinde ibraz etmediği iddiasıyla sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan açılan kamu davasında; 213 sayılı Kanun'un suç tarihinde yürürlükte bulunan 7338 sayılı Kanun'un 17. maddesiyle yapılan değişiklikten önceki 139. maddesinde bulunan; “vergi incelemeleri, esas itibarıyla incelemeye tabi olanın iş yerinde yapılır. İş yerinin müsait olmaması, ölüm, işin terk edilmesi gibi zaruri sebeplerle incelemenin iş yerinde yapılması imkansız olur veya mükellef ve vergi sorumluları isterlerse inceleme dairede yapılabilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, iş yeri faal olan mükelleflere, defter ve belgelerin vergi dairesine getirilmesi için yapılan tebligatlar hukuki sonuç doğurmayacağından gizleme suçunun unsurlarının oluşmayacağı, defter ve belgelerin ibrazı için çıkartılan tebligatların iş yeri adresinde tebliğ edildiği anlaşılmakla, incelemenin dairede yapılmasına imkan veren 213 sayılı Kanun’un 139/2. maddesindeki istisnalardan birinin varlığının önceden belirlenip belirlenmediğinin incelemeyi yapan vergi denetmeninden sorulması, iş yeri dışında inceleme yapılması gerektiğine ilişkin bir tespiti varsa buna ilişkin belgenin dosyaya ibrazının istenmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması, 2. Aynı yazı ile birden fazla takvim yılına ait defter ve belgelerin incelenmek üzere ibrazının istenmesi halinde, tek bir “defter ve belgeleri gizleme” suçunun oluşacağına ilişkin yerleşik uygulama ile ilgili yıllara ait hesapların incelenmesinin talep edildiği yazıların birbirine yakın tarihli olması da dikkate alınarak, anılan yıllara ait hesapların incelenmesi aynı yazı ile talep edilebilecek iken, birbirine yakın iki ayrı tarihli yazıyla istenmesinin nedenleri sorularak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi, 3.Kabule göre de; a) Sanığa yüklenen defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçunda vergi ziyaı oluşmadığı gibi tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir cezanın da bulunmadığı, söz konusu eylemden dolayı 213 sayılı Kanun'un 353/4. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının aynı Kanun'un 359. ve 371. maddelerinde belirtilen tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir ceza olmadığı dikkate alındığında; 213 sayılı Kanun'un 359. maddesine 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile eklenen "Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranından indirilir." şeklindeki düzenleme uyarınca sanık hakkında, tayin edilen temel ceza üzerinden yarı oranında indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle fazla ceza tayini, b)Defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçu neticesinde oluşan herhangi bir somut maddi zarar bulunmadığı gibi engel adli sicil kaydı bulunmayan ve takdiri indirim maddesi uygulanarak cezası ertelenen sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.10.2024 tarihinde karar verildi.