11. Hukuk Dairesi 2024/4033 E. , 2025/2504 K. MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/444 Esas, 2024/562 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/270 E., 2022/126 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafın…
**11. Hukuk Dairesi 2024/4033 E. , 2025/2504 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/444 Esas, 2024/562 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/270 E., 2022/126 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2015/07224-2 sıra numaralı ve 2013/04100-2 sıra numaralı tescilli tasarımların sahibi olduğunu, işbu dış cephe tasarımının yurt içi ve yurt dışında müvekkili ile özdeşleştiğini, 09.12.2017 tarihinde davalının işbu davaya konu kullanımlarının da dahil olduğu 2017/08271 numaralı tasarım başvurusunda bulunduğunu, davaya konu davalı dış cephe kullanımlarının müvekkilinin davaya mesnet tasarımları ile benzerlik arz edecek şekilde tasarlandığını, taraflarınca Şanlıurfa 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/2 D. İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre davalı tasarımının davacı tasarımlarına benzer olması sebebiyle iltibas oluşabileceği kanaatine varıldığını, davalının kullanımının müvekkili tasarımı ile birebir aynı olduğunu ileri sürerek davalının kötüniyetli eyleminin müvekkilinin tasarım haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, tecavüzün men'ine, ref'ine, tecavüz teşkil eden dış cephe kullanımlarının durdurulmasına, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla tespit tarihi olan 19.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte 1.000,00 TL maddi, 15.000,00 manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tasarımları ile müvekkiline ait tasarımların aynı olmadığını, tasarımların renk noktasında benzeştiklerinin doğru olduğunu ancak renklerin evrensel olduğunu ve hiçbir firmanın tasarrufuna tabi kılınmadığını, tarafların mobilya sektöründe hizmet verdiğini ve birçok mobilya firmasının kahverengi ve sarı renkleri kullandığının görüldüğünü, dava konusu tasarımlarda kurumsal kimlik tasarımının farklı olduğu gözetildiğinde iki görselin bilinçlendirilmiş tüketicide genel görünüm noktasında yanılma yaratmayacağının çok açık olduğunu, mobilya mağazalarında aynı renk tonlarının kullanıldığını, bu hususun seçenek özgürlüğünün çok geniş olmadığını gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafça kullanılan dış cephe tasarımının genel görünüm itibarıyla davacı adına tescilli 2015/07224/2 ve 2013/04100/2 sıra numaralı tasarımları benzer olduğu, karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davalı markasının davacı markası yönünden haksız rekabet yarattığının tespitine, haksız rekabetin men'ine, davalı tarafın haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz sayılan, davacıya ait 2015/07224/2 ve 2013/04100/2 sıra numaralı tasarımlar açısından davalı tarafça dış cephe kullanımının, her türlü tabela, tanıtım evraklarının ve internet sitesinden kaldırılarak kullanımının önlenmesine, maddi tazminat talebinin kabulü ile 8.523,54 TL maddi tazminatın tecavüzün ilk defa tespitine yönelik bilirkişi raporunun verildiği 18.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin kabulüne, 15.000,00 TL manevi tazminatın tecavüzün ilk defa tespitine yönelik bilirkişi raporunun verildiği 18.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, endüstriyel tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i, maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları, asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmelidir. Anayasanın 141/3 hükmü de mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini düzenlemektedir. Dolayısıyla gerekçe, bir hükmün olmazsa olmaz unsurudur. Taraflar, ancak kararlara konulması gereken gerekçeler sayesinde hükmün hangi maddi ve hukuki nedene dayandırıldığını anlayabilirler. Ayrıca, karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da Yargıtay incelemesi sırasında gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı denetlenebilir. Diğer bir anlatımla, Yargıtay incelemesi ancak bir kararın somut olaya uygun gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir. Öte yandan, yazılacak kararın gerekçesiyle hüküm kısmı arasında bütünsellik esastır. Eş anlatımla, gerekçe ile hüküm birbirine bağlı olup, aralarında çelişki bulunmaması gerekir. Nitekim, HMK’nın 298/2 hükmünde de gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı açıkça düzenlenmiş bulunmaktadır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.04.1992 gün ve 1991/7 E., 1992/4 K. sayılı kararında da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir. Açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, Mahkeme gerekçesinde davalı tarafça kullanılan dış cephe tasarımının genel görünüm itibarıyla davacı adına tescilli 2015/07224/2 ve 2013/04100/2 sıra numaralı tasarımlar açısından karıştırılma ihtimalinin bulunduğu belirtilmesine rağmen hüküm fıkrasında endüstriyel tasarıma tecavüzün tespiti hükmü kurulmaksızın "davalı markasının davacı markası yönünden haksız rekabet yarattığının tespitine, haksız rekabetin men'ine, davalı tarafın haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz sayılan, davacıya ait 2015/07224/2 ve 2013/04100/2 sıra numaralı tasarımlar açısından davalı tarafça dış cephe kullanımının, her türlü tabela, tanıtım evraklarının ve internet sitesinden kaldırılarak kullanımının önlenmesine, maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabulüne" hükmedilmek suretiyle hüküm ve gerekçe arasında çelişki oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda verilen karar, yukarıda açıklanan yasa ve içtihat hükümlerine aykırı olduğundan kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2.Bozma sebebine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.