6. Ceza Dairesi 2006/14663 E. , 2010/4090 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığ
**6. Ceza Dairesi 2006/14663 E. , 2010/4090 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanığın, suça konu işyerinde müdürlük yaptığını, kendisinden önce sayacın takıldığını ve bu işlemlerle işyeri sahibi ... ...’nın oğlu Hilal ...’nın ilgilendiğini, sayaca müdahalede bulunmadığını savunması karşısında; adı geçen ... ... ve Hilal ... dinlenerek, işyeri işletmesinin kime ait olduğu, sanığın ne zamandan beri ve hangi sıfatla bu işyerinde çalıştığı belirlendikten sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- 5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 492/2. maddesindeki suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin, 5237 sayılı Yasanın 142/1-f maddesindeki hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 203/1. maddesindeki mühür bozma suçunu da oluşturduğu, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık ve mühür bozma suçlarını oluşturan eylem nedeniyle uygulama yapılıp sonucuna göre lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi, 3- 5237 sayılı TCK.nun 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522. maddesindeki “hafif” ve “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değer azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği, sanığın kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken değer olarak gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüde düşük miktarlar esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması, 4- Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 492/2, 522/1, 523/1, 59/2; 647 sayılı Yasanın 6. maddelerine göre, hüküm tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/1-f, 168/1, 62/1, 51/1, 53/1; 203/1, 62/1, 51/1, 53/1. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün halinde uygulanması sonucunda; 765 sayılı TCK. hükümlerinin sanık yararına olduğunun gözetilmemesi, 5- Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 7/3. maddesi dikkate alınmadan 58/6. madde ile yazılı şekilde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.